Köy okullarına sihirli dokunuş: Hayatları değişiyor

Bilindiği gibi köy okullarında okuyan çocukların en büyük ihtiyacı onlara inanan, değer veren yetişkinlere öğretmenlere sahip olmaları. Buna en somut örnek ise 4 yıl önce şehirden bir grup eğitim gönüllüsünün kurduğu Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA). Amaçları köy okullarını değiştirmek değil içindeki eğitimi eşit hale getirmek.

Köy okullarına sihirli dokunuş: Hayatları değişiyor

Bir grup gönüllü arkadaşıyla KODA'nın kurucusu ve Genel Koordinatörü olan 30 yaşındaki Mine Ekinci Harvard'lı bir eğitimci. Ekinci, eğitimde fırsat eşitliği meselesini çok küçük yaşlarda kafasına koydu. Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirip, Harvard Üniversitesi'nde Uluslararası Eğitim Politikaları yüksek lisansı yaptıktan sonra harekete geçti. Aralık 2016'da da derneği kurdu.  İlk olarak Muş-Merkez, Samsun-Ayvacık ve Kastamonu-Cide'deki 6 köy okulu ile çocuk atölye çalışmaları ve köy öğretmenlerinin motivasyonunu destekleyici çalışmalar yaptılar. Ayda bir okulları ziyaret ettiler.

KODA'nın kurucusu Mine Ekinci (30)

13 BİN KÖY ÇOCUĞUNUN DÜNYASI DEĞİŞTİ

Sonraki yıllarda ise bu atölye çalışmalarını eğitim fakülteleriyle işbirliğiyle yereldeki üniversitelerde okuyan öğretmen adaylarının uygulamasını sağladılar. Hem bu atölye çalışmaları hem de özellikle köy öğretmenlerine yönelik yaptıkları çalışmalar ile 4 yılda Şanlıurfa, Mardin, Malatya, Diyarbakır, Muş, Bursa derken yaşları 6 ile 10 arası 13 bini aşkın çocuğun eğitim hayatında büyük değişimler yarattılar.

Ekinci, okullardaki değişimi şöyle anlattı: “Öğretmenlerle kamu kurumlarıyla dahi konuştuğumuzda beklenti yoktu. “Zaten bu köy okulu çocuklar okuma yazma öğrense yeterli” anlayışı o kadar hakim ki. Çocukların en büyük ihtiyacı onlara değer verip saygı gösteren, destekleyen yetişkinler”. Köye İlk Adım Programı ile eğitim fakültelerindeki öğretmen adaylarıyla çocukların yaratıcılıklarını arttıracak iletişim becerilerini geliştirici 2,5 saatlik atölyeler yapılıyor. Köy öğretmenlerini üniversitelere götürüp deneyimlerini öğretmen adaylarıyla paylaşmalarını sağlıyorlar. Öğretmen adayları da köy okullarına geliyor. Enteraktif ve sanatsal etkinlikler yapıyorlar. Atölyelerde beraber hikayeler yazılıyor, problemler çözülüyor, şarkılar söyleniyor. Çocukların bu sayede hem insan hakları, çocuk hakları, hayvan hakları gibi konularda farkındalıkları artıyor hem de yaratıcı düşünme, iletişim gibi temel becerileri gelişiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER