Asel bebek için umut ışığı doğdu: Prosedüre takıldı...

Doktorların, ‘iki dakika bile çok önemli' dedikleri kızlarının bir an önce ilaca kavuşması için çağrı yapan Anne Ebru Siler ve Baba Ahmet Siler, “Sağlık Bakanlığından yardım bekliyorum” dedi.

“MELEĞİMİ YAŞATMAK İÇİN BELKİ BİR UMUT”

İki aylık süreçte Mersin, Adana ve Ankara'daki hastanelerde tetkik, teşhis ve tedavi süreçlerinden geçen Asel bebeği yaşatmak için çırpınan Siler Ailesinin çabaları devam ediyor. Asel'in sürekli nöbet geçirdiğini, elleri ve ayaklarının titrediğini, gözündeki donmanın devam ettiğini söyleyen Anne Ebru Siler, “Günde iki kere iki tane nöbet ilacı kullanıyoruz. Her gün farklı bir doktora gidiyoruz. Beyin cerrahına gittim, beyninde kist çıktı. Her ay takip edilecek. İlerleyen aylarda ameliyat olma durumu varmış. O kist beyne basınç yapıyormuş, bu nedenle beyin kanaması geçirebilirmiş, gözlerini kör edebilirmiş. Şu an Amerika'dan bir ilaç getirtmeye çalışıyoruz. 2,5-3 aydan bahsediyorlar. Ankara'da götürdüğümüz doktor, ‘bir saat bile önemli' dedi. Çünkü nöbet geçirdikçe beyin hücreleri ölüyormuş; o da bütün yaşamsal işlevlerini yok ediyormuş. Biz, bu ilacın gelmesi için 2,5-3 ayı nasıl bekleyeceğiz? Cumhurbaşkanından, Sağlık Bakanlığından yardım bekliyorum. İlgilensinler, getirtsinler. Yavrumu, meleğimi yaşatmak için belki bir umut diye talep ettik” ifadelerini kullandı.

“2,5 AY SÜRE VERİLİNCE BİR KEZ DAHA YIKILDIK”


Baba Ahmet Ali Siler ise sosyal medya üzerinden daha önce yapılan haberi izleyen Almanya'dan bir hayırseverin kendilerine ulaştığını belirterek, “Bize Almanya'da bu ilacı bir doktorun yaptığını, yüzde 10 da olsa yaşama şansı olduğunu söyledi. Türkiye'deki doktorla Almanya'daki doktoru görüştürdüler. Daha sonra bize dönüş yaptılar ve Amerika'da bu hastalığın hapının olduğunu belirttiler. Amerika, ‘ilacı kullanabilir' diye onay verdi. Yalnız Türkiye'ye ilacın gelmesinin prosedür gereği 2-2,5 ay süreceğini söylediler. Sağlık Bakanlığının, onayını bekliyoruz. Ama bizim bugüne kadar gittiğimiz tüm doktorlar, bebeğin beyin ve sinirleri öldüğü için 2 dakika bile geçmemesi gerektiğini söylerken, bize 2,5 ay süre verince biz bir kez daha yıkıldık. Çünkü her annenin babanın yavrusunun yaşamasını istediği gibi biz de istiyoruz. Her gün gözümüzün önünde çırpınışları, adeta ‘baba beni kurtar' diye yalvarışları, o haykırışları bizi her gün öldürüyor” ifadelerini kullandı.

“YÜZDE BİR DE UMUT OLSA DENENMESİNİ İSTİYORUZ”

Onay sürecinin hızlanmasını, ilacın kısa sürede gelmesini ve tedavi sürecinin başlamasını isteyen Baba Siler, “Bizim isteğimiz; sürecin hızlanmasını, bebeğimizin ilacının bir an önce gelmesini, yüzde 10 değil, yüzde 1 de umut olsa denenmesini istiyoruz. Biz kızımız Asel'in yaşamasını, yaşatılmasını, diğer bebekler gibi gülebilmesini, oynayabilmesini, anne-baba demesini istiyoruz. Doktorlar, bu hastalığın tedavisinin tıpta yüzde 90 tedavisinin olmadığını söylüyorlar ama bir umut ışığı olarak yüzde 10 da olsa bunu gördük. Amerika'da var. Sadece ilacın getirilip denenmesini istiyoruz” dedi.

“İLAÇ, BEBEĞİMİZİN ACILARINI AZALTACAK”

Doktorların, Amerika'dan gelecek ilacın bebeğin nöbet geçirmesini azaltacağını söylediklerini aktaran Siler, “En azından nöbet geçirmesi azalırsa, ilaç fayda gösterirse beyin hücreleri ölmezse el ve ayak hareketleri, işitme, görme bunları kaybetmeyecek. Bizim istediğimiz, yaşaması zaten. İlacın en büyük faydalarından biri, ağızdan biberonla beslenmeye devam edecek. Ama ilaç gelmezse 2,5-3 ay içerisinde göbekten serumla besleneceğini söylediler. Biz de bebeğimizin o duruma gelmeden önce yüzde 10 şansı da olsa sağlığına kavuşmasını istiyoruz. Çünkü diğer durumun bebeğimize daha çok acı vereceğini biliyoruz. Bebeğimizin daha çok acı çekmemesi, biraz daha rahat etmesi için bu ilacın etkili olacağına inanıyoruz. Bebeğimiz gözümüzün önünde her gün eriyor. Bebeğimizin daha çok acı çekmemesi, gözümüzün önünde erimemesi için bu ilacın hızlı bir şekilde getirilmesini istiyoruz” diye konuştu. İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.