Abdulkadir Selvi'den Barış Pınarı Harekatı yazısı: AK Parti milletvekillerinin yürüyüşleri değişmiş

Abdulkadir Selvi, bugünkü "Türkiye bitti demeden bitmez" başlıklı yazısında, "Bu arada bir gözlemimi paylaşayım: Suriye operasyonu AK Parti milletvekillerinin müthiş motive etmiş durumda. Yürüyüşleri değişmiş. Önceden bir araya geldiklerinde AK Parti’yi konuşurlardı. Dün kuliste kulak kabarttım, o psikolojiyi üzerlerinden atmışlar" dedi.

Selvi'nin yazısı şöyle:

ÇÖZÜM sürecinin başında Öcalan, Kandil’den görüşünü bildirmesini istemişti.

Kandil’den gönderilen cevapta Suriye konjonktürünün örgütün önüne tarihi bir fırsat sunduğu belirtiliyor, Suriye’de ABD ve Rusya ile işbirliği yapıldığının altı çiziliyor ve Türkiye ile çözüm sürecini yürütmek yerine Suriye konjonktürünün yarattığı fırsatın değerlendirilmesi isteniyordu.

Hatta Öcalan’a İmralı’da olması nedeniyle Suriye konjonktürünün sunduğu tarihi kazanımların farkında olmamak gibi üstü kapalı bir eleştiri yöneltiliyordu.

Kandil, Türkiye ile çözüme inanmadı. Süreci sabote edecek her şeyi yaptı. Sonra da hendek savaşları başlatmak suretiyle çözüm sürecini toprağa gömdü. Çünkü Suriye’de rejimle, ABD ve Rusya ile yaptıkları işbirliği sonucunda bir “garnizon devlet” kuracaklarına inanıyorlardı. Çözüm sürecinde CIA’den Kandil’e giden mesajlarda da Türkiye ile çözüm süreci yürüttükleri takdirde aldatılacakları tezi işleniyor, ABD’nin garantörlüğü öneriliyordu. Üzülerek söyleyeyim ki Türkiye’den de bazı gazetecilerin Kandil’e gönderdikleri mektuplarda, CIA ile birebir aynı metin kullanılıyordu.

Kandil her şeyi hesap etti. Esad rejimiyle işbirliği yaptı. ABD’nin paralı askeri oldu. Rusya ile ilişkiler kurdu. Ama bir şeyi hesap etmediler, o da Türkiye’ydi... Savaş uçaklarımız Resulayn’da PKK’ya ait hedefleri vurduğu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından Barış Pınarı harekâtının başladığını duyurdu. Bu daha başlangıç... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi parti liderlerini arayıp bilgi vermesi ise devlet temayülü açısından çok yararlı oldu.

OPERASYONUN BAŞLADIĞI AN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’le görüşmesinin duyurulduğu sıralarda Meclis’teydim. İktidar kulisinde, “Cumhurbaşkanı harekâtın başlayacağı konusunda Putin’i bilgilendirdi. Harekât başlıyor” yorumu yapıldı.

Bu arada bir gözlemimi paylaşayım: Suriye operasyonu AK Parti milletvekillerinin müthiş motive etmiş durumda. Yürüyüşleri değişmiş. Önceden bir araya geldiklerinde AK Parti’yi konuşurlardı. Dün kuliste kulak kabarttım, o psikolojiyi üzerlerinden atmışlar, operasyonu tartışıyorlardı. Saat 16.00’ya gelindiğinde ise CNN Türk ekranlarında İsmail Umut Arabacı canlı yayında savaş uçaklarımız tarafından Resulayn’daki PKK’ya ait hedeflerin vurulduğunu duyurdu. Türkiye, Barış Pınarı harekâtının başladığını CNN Türk’ten Başak Şengül’ün anonsu ile duydu. Başarılı yayıncılığından dolayı CNN Türk ekibini tebrik ediyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’le görüşmesini sorduğum kaynaklar sadece bilgilendirme amaçlı olmadığını, Rusya’nın desteğini sağlamaya dönük olduğunu söylediler. Söz konusu Suriye olunca Rusya’nın desteğinin sağlanması önemliydi.

Bu arada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamasında ilginç bir nokta vardı. Çavuşoğlu, “Suriye dahil ilgili ülkelere gerekli bildirimlerde bulunacağız” dedi. Suriye vurgusu ilk kez bu denli güçlü olarak yapılıyor. Bu bildirim Rusya üzerinden mi yapıldı, yoksa Suriye ile doğrudan temas mı kuruldu? Suriye ile Türkiye arasında istihbari bir kanalın olduğunu biliyoruz ama diplomatik kanal kuruldu mu bilmiyoruz. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun açıklaması bize gösteriyor ki Suriye konusunda bir ilerleme var.

ÜÇ HEDEF

Suriye operasyonuna ilişkin üç noktanın altı çiziliyor.

1- Operasyon sadece PKK-YPG’ye karşı değil. Harekâtın en önemli amaçlarından biri DEAŞ’la mücadele. Cumhurbaşkanı Erdoğan da harekâtın başladığını duyurduğu tweet’inde “PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı Barış Pınarı harekâtı başlamıştır” dedi.

DEAŞ’la ilgili olarak ABD’nin verdiği rakamlar, birimlerimiz tarafından abartılı bulunuyor. Operasyon bölgesinde 1500 civarında DEAŞ’lıdan söz ediliyor. Ayrıca Türkiye, DEAŞ’a karşı Cerablus’ta Fırat Kalkanı harekâtını düzenleyen bir ülke.

2- Halkımızın güvenliğini ve devletimizin bütünlüğünü tehdit eden PKK-YPG terörünü önlemek.

3- Güvenli bölge oluşturup Suriyeli sığınmacıları buraya yerleştirmek. 500 bin civarında Suriyelinin bu topraklara geri dönmesi hedefleniyor. Çünkü zaten bunların önemli bir kısmı PKK tarafından bölgeden sürülmüş Suriyeliler.

Türkiye, DEAŞ’a karşı Fırat Kalkanı harekâtını gerçekleştirdi. Zeytin Dalı harekâtında ise Afrin’den PKK’yı söküp attık. Irak sınırından başlayıp Akdeniz’e uzanan hatta PKK’ya kurdurulmak istenen terör koridorunu kırmak açısından önemli. Ancak bu operasyonları Rusya’nın bölgesinde yaptı. Barış Pınarı harekâtı ise PKK’nın sırtını dayadığı ABD’nin koruması altındaki Fırat’ın doğusunda gerçekleşiyor. ABD’nin sayesinde Suriye’nin kuzeyinde bir “garnizon devlet” kuracağı hesabını yapan PKK’nın hayalleri bir kez daha toprağa gömülmüş oldu. Bu operasyon o açıdan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’ndan daha farklı. PKK’nın rüyası sonra erdi. Sırtını ABD’ye dayayıp Suriye’de bir terör koridoruna sahip olacağını düşünen PKK, bir kez daha anladı ki Erdoğan bitti demeden bu iş bitmez.

ABD’nin desteğiyle Suriye’de bir terör devleti kurma hayalini kuran PKK, bir kez daha anladı ki Türkiye bitti demeden bu iş bitmez.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.