‘Aile dövdürdün Süleyman Soylu!’

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin yaşamını yitirdiği, 300’ün üzerinde kişinin yaralandığı tren faciasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) görevlisi 4 kişinin, “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla yargılanmasına başlamadan önce kazada yaşamını yitirenlerin yakınları Çorlu Adliyesi’ne toplu şekilde yürüdü. Aileler “Hak hukuk adalet kaza değil cinayet” ve “Çorlu’nun hesabı sorulacak” sloganları eşliğinde Çorlu Adliyesi’ne geldi.

‘YASINIZI TUTACAĞIMIZ HAFTADA ADLİYEYE ÇAĞRILDIK’

Orion AVM’nin bahçesinde toplanan aileler adına kazada anne ve babasını kaybeden İsmail Kartal konuştu. Kartal, “Bu kaza kaza olmaktan öte ihmaller ve sorumsuzca davranan yöneticilerin elinde katliama dönüştü. Biz aileler yasımızı tutacağımız haftada davamız görülsün diye adliyeye çağrıldık. Kendini bilmez yöneticilerimiz bizlerin acılarını yaşamaya izin vermeden bizi buraya sürüklediler. Maalesef çok acı çekiyoruz. Hepimizin desteğe ihtiyacı var” dedi.

Kazada 9 yaşındaki oğlu Oğuz Arda’yı yitiren Mısra Öz Sel, “Bugün karşımıza bir sürü polis dikmiş. Bizi mi koruyorlar, bu binadakileri mi koruyorlar? Bu 25 can bu ülkenin ihmali yüzünden öldü. Biz bu insanlarla yürürken hiçbir polis memuru beni kapıdan yolun kenarına itemez, bizi itip kakamaz. Biz burada yasal hakkımızı kullanıyoruz. Bütün kolluk kuvvetleri ve yukarıdan talimat almış emir kulları, biz canlarımızın hakkını aramak için adliyeye gireceğiz” diye konuştu.

DURUŞMA SALONUNUN KAPISI KİLİTLENDİ AİLELER ALKIŞLARLA PROTESTO ETTİ

Konferans salonunun duruşma salonuna dönüştürüldüğü Çorlu Adliyesi’ndeki ilk celsede mağdur ve müştekileri 40’ın üzerinde avukat temsil etti. Uzun süre koridorda tutulan aileler konferans salonunda da bekletildi. Duruşma salonunun kapısının kilitlenmesi üzerine salona giremeyenler dışarıda tepki gösterdi.

Kilitli kapının açılmaması üzerine salonu dolduran aileler alkışlarla kapının kilitli olmasını protesto etti. Ailelerin “Yeter bizi mahvettiniz” diye bağırdığı sırada bir görevli, “Siz daha çok beklersiniz” dedi. Alkışlar sırasında bazı kişiler sinir krizi geçirdi.

Duruşma saat 11.00 itibariyle henüz başlamadı ve ailelerin protestosu devam etti. Aileler duruşma salonunda, “Hak hukuk adalet, kaza değil cinayet” sloganları attı.

POLİS DURUŞMA SALONUNA GİRİŞİ ENGELLEDİ

“Biz terörist miyiz? İçimiz daralmış zaten, açın şu kapıları ya” sözleriyle kapının açılması talep edildiği sırada duruşma salonunun kapısı kırıldı. Duruşma kapısını girişinde bekleyen ve içeriye girişi engelleyen polis, yaşamını yitirenlerin ailelerine engelledi.

Ailelerin içeriye giremediği sırada içeride baygınlık geçirenler oldu ve mağdur avukatlarıyla savcı arasında tartışma yaşandı.

DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE SALDIRIYA UĞRADIK’

Mahkeme başkanı duruşma öncesi “Hepinizin hakkınızı hukukunuzu gözeterek karar vermek amacımız bu” dedi ve duruşmaya başladı.

Mağdur avukatlarından Can Atalay, “Biz duruşma salonun önünde avukatlar olarak saldırıya uğradık. Öldürülen insanların yakınları saldırıya uğradı” dedi. Atalay, “Gözümle resmi ve sivil giyimli kişilerin kazada yakınlarını kaybeden İsmail Kartal’a saldırıldı. Duruşma öncesi salonda görüntümüz kaydedilmeye çalışıldı. Bunca aydır alt sorumluluğu olan dört kişiyle ilgili iddianame hazırlandı. Üst düzeyi geçtik orta düzey yöneticiler bile burada değil. Bununla ilgili sorumluluk da ya sizde ya savcılıkta. Hukuka aykırı olarak birisinin kapıyı kilitlenmesinden ya heyetiniz ya cumhuriyet savcısı sorumlu. Heyetiniz ve/veya duruşma savcısı bu polis memurlarına ilişkin resen soruşturması gerekiyor. Bununla ilgili ara karar vermeden dava devam edemez. Duruşma salonda hala silahıyla görev yapan polis memurları var. Bu ceza yargılaması açısından yasaktır” diye konuştu.

MAHKEME HEYETİ POLİSLERLE İLGİLİ TALEBİ REDDETTİ

Yaşamını yitirenlerin yakınlarının avukatlarından Mürsel Under ise, “Hepimizin hürriyetini tahdit ettiniz. Burada birisi bayılsa bunun sorumlusu siz olurdunuz. Ben darp edildim. Bana içeriye giremezsin diyen emniyet müdürü gelsin bunu burada söylesin. Polis tarafından tekmelendim, tekmelendik ve hepsinden şikayetçiyiz” sözleriyle duruşma öncesi yaşananlara tepki gösterdi.

Avukatların talebini görüşen mahkeme heyeti duruşma öncesi yaşananlara ilişkin suç duyurusu başlatılması taleplerini reddetti. Silahlı iki polis avukatların yeniden itirazı üzerine salondan çıkarıldı.

MAHKEME HEYETİ ÇEKİLDİ

Mahkeme heyeti duruşmanın devam ettiği sırada davadan çekildiklerini açıkladı. “Davaya 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi bakacak” diyerek heyet salonu terk etti. Mahkeme heyeti çekilme gerekçesini, “Davadan önce gerçekleşen polis saldırısının heyetimizin talimatı ile yapıldığı iddia ediliyor” sözleriyle açıkladı.

Aileler avukatların kararını alkışlarla protesto etti. Heyetin çıkmasının ardından kazada eşini kaybeden bir kadın, sanık sırasına giderek, “Size yazıklar olsun” dedi. Sanıklar duruşma salonunda bir süre bekledi.,

Duruşmanın ardından kazada yaşamını yitiren 9 yaşındaki Oğuz Arda’nın annesi Mısra Öz Sel, “Benim oğlum şu an denize girecekti. Biz bunun için mi bekledik bir yıl boyunca? Kalkmıyorum, buradan hiçbir yere gitmiyorum” sözleriyle tepki gösterdi. Ailelerin karara tepkileri adliyenin dışında da devam etti.

‘AİLE DÖVDÜRDÜN SÜLEYMAN SOYLU!’

Faciada yaşamını yitirenlerin avukatlarından Can Atalay da duruşma öncesi avukatlara ve ailelere polisin müdahalesine yapılan açıklamada tepki gösterdi. Atalay, “Türkiye’de adaletsizlik yerin kırk kat dibinde saray kurmuş. İnsanlar duruşma salona sığmıyorlar sokakta adalet talebini sürdürüyorlar. Çorlu Kaymakamı, emniyet müdürü hepiniz sorumlusunuz. Bu talimatı kim verdi? Çorlu Emniyeti bu gücü hadsizliği kimden almaktadır? Duruşma kapısında avukat dövdüren Adalet Bakanı sizinle konuşacağız. Oluk olmadık işe karışan içişleri Bakanı… Aile dövdürdün Süleyman Soylu sen. Gerekirse çıplak elleriyle adaleti söküp alır bu insanlar. Adalet Sarayı’nı bu insanlara duvar ederseniz çıplak elleriyle söküp alırlar” diye konuştu.

DURAKOĞLU: HEPSİNİN HESABINI SORACAĞIZ

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “Başsavcı koltuğunda rahat mı oturuyor? Kamu sorumlularını korumak değildir bu makamın görevi. Doğrudan darp edilen meslektaşlarımız için takipçisi olacağız.Burada bir hakim ya da savcı dövülse böyle mi yapılacaktı? Avukat dövülebilir değil mi? Hepsinin hesabını soracağız. Devletin kamu görevlilerinin saklanması için yapılıyor her şey. Biz yakınlarını kaybedenlerin acılarını adaletle hafifletiriz diye geldik. Adaleti esirgediler bizden” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.