Akit yazarından Erdoğan'a 'saltanat' ve 'firavun' göndermesi

Hükümete yakın Yeni Akit gazetesinin, “Fethullahçı olduğu gerekçesiyle” TSK'dan ihraç edilen yazarı Vehbi Kara, bugünkü yazısında Ayasofya’ya ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.

Odatv'de yer alan habere göre; Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması gerektiğini savunan Vehbi Kara, “Lakin hükümet pek böyle düşünmüyor” diyerek AKP’yi eleştirdi. “Seçimleri seviyorum. Hiç olmaz ise 5 yılda bir önüme gelip benim halimi hatırımı soruyorlar. Halbuki diktatörler, krallar ve darbeciler öyle mi” diyen Vehbi Kara’nın, “İslam’da saltanat krallık yoktur. Romalılardan Firavunlardan ve Nemrut gibi zorbalardan bize de geçmiştir” sözleri ise dikkat çekti.

Seçim öncesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın cami olarak açılmasına işaret etmişti. Akit yazarı Vehbi Kara da, Ayasofya üzerinden isim vermeden Erdoğan'a, "İslam’da saltanat krallık yoktur. Romalılardan Firavunlardan ve Nemrut gibi zorbalardan bize de geçmiştir” sözleriyle gönderme yaptı.

Vehbi Kara’nın yazısının ilgili açıklaması şöyle:

“Şimdi gelelim şu “Ayasofya nasıl cami olur” meselesine. Bana göre gösterişli bir şekilde açmak daha iyi olur. Çünkü sembol önemi vardır. İslam ülkeleri Türkiye’nin Batı boyunduruğundan kurtulduğuna inanacaklardır.

Lakin hükümet pek böyle düşünmüyor. Öyle olsun. Fark etmez. Önemli olan fatih Sultan Mehmed Han’ın bedduasından kurtulmaktır. Peygamberimizin (asm) sena ettiği bir zatın bedduası pek mühimdir. Bazı sağır kulakların duymasını dilerim.

Halen defalarca Cuma, teravih ve vakit namazı kıldığım kıble taraftaki kısım genişletilebilir. Caminin içine doğru halılar serilerek Cuma, Bayram ve teravih namazları namazları burada kılınabilir. Halkımız benim yaptığım gibi burada namaz kılmaya devam ederse iş daha çabuk ve gürültüsüz bir şekilde olur.

İkinci husus ise birkaç defa yapıldığı gibi Ayasofya’dan ezan seslerinin yükselmesi meselesidir. Zaten cami görevlileri mevcuttur ve kadroludur. Bundan sonra her vakitte Ezan-ı Muhammedi okunması gereklidir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuyu acil olarak gündemine almalı ve çözmelidir.

Son söz olarak şunu söyleyeyim. Seçimleri seviyorum. Hiç olmaz ise 5 yılda bir önüme gelip benim halimi hatırımı soruyorlar. Halbuki diktatörler, krallar ve darbeciler öyle mi? Zaten İslam’da saltanat krallık yoktur. Romalılardan Firavunlardan ve Nemrut gibi zorbalardan bize de geçmiştir. Yoksa aklı başında hiç kimse bunu istemez.

Dört halife dahi seçimle işbaşına gelmiş devleti meşveretle yönetmiştir. İslam’ın yönetim şekli seçimli sistemlerdir, vesselam…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bozkurt 3 ay önce

Son iki cümle harika.. da; öğretmeni 'yenilgi' mi olmalıydı ya... Ayasofya'dan önce, İstanbul'un İstiklal Harbi içindeki kurtuluşu var. Fethi elbette çok önemli. Ancak kurtuluşunu, kurtuluşundaki kahramanları, Lozan'daki başarıları yok saymak 'haksızlık (Hak-sızlık)' değil mi? İstanbul'u Fatih Sultan Mehmet fethetti; nur içinde yatsın; evet, doğrudur; ama İstanbul'un kurtuluşunu kim sağladı? Üstelik bunu sağlayan, aynı zamanda yazarın belirttiği 'firavunlardan, Nemrutlardan bize geçmiş saltanat krallık' sistemine de son vermiş iken...