AKP'li Metiner'den Süleyman Soylu'ya bomba 'FETÖ' göndermesi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile kripto FETÖ’cüler konusunda canlı yayında siyasi tartışma yaşayan eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, bugün yapılan TSK’daki FETÖ operasyonu üzerine açıklamada bulundu.

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki yapılanmasına yönelik, İzmir merkezli 28 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonda 66 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, şu ana kadar 53 şüpheli gözaltına alındığı öğrenildi.

Twitter hesabından operasyonu değerlendiren Mehmet Metiner, devletin kurumlarında hala FETÖ’cü isimlerin olduğunu söyledi. İsim vermeden Soylu ile yaşadığı krizi hatırlatan Metiner, “Demek ki neymiş, devletin kılcal damarlarında hala FETÖ’cüler varmış” dedi.

Metiner’in açıklaması şöyle:

“Dikkat... Gözaltına alınan FETÖ’cülerden biri İlçe Jandarma Komutanı... Ayrıca başka muvazzaflar da var... Demek ki neymiş, devletin kılcal damarlarında hala FETÖ’cüler varmış... İzmir Başsavcımızı yürekten kutluyorum...”

İşte o paylaşım:

***

KAYMAKAM OPERASYONLARINDAKİ GİZLİ ELİN SAHİBİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kaymakam soruşturmasının detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında, İçişleri Bakanlığı tarafından 31'i kaymakam, 17'si vali yardımcısı ve 10'u hukuk müşaviri olmak üzere toplamda 58 kişi açığa alınmıştı. Bulunan yeni operasyonel hatlarla şüpheli sayısı 159'a çıktı. Yaklaşık 30 şüpheli hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildi.

Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin bugünkü yazısında kaymakam soruşturmasının perde arkasını inceledi.

Aytunç Erkin “Aslında bu operasyon ilk! Neden mi?” diye sorarak şunları yazdı:

“Örgütün, eli silah tutan yapılanmasından sonra devletin sinir uçlarına yönelik bir operasyon olduğu için…”

EMEKLİ HAKİM ALBAY AHMET ZEKİ ÜÇOK: UMARIM YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLUR

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ile yaptığı görüşmeyi yazısında aktaran Aytunç Erkin, Üçok’un değerlendirmesini ise şöyle aktardı:  

“Unutulmaya yüz tutmuş olan FETÖ ile mücadelede umarım yeni bir başlangıç olur. Son iki yıla baktığımızda, 60 yılda Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurumlarına çöreklenmiş, devleti adeta içten kuşatmış ve hatta kendisini devletin sahibi gören FETÖ'nün tüm kurumlardan temizlendiği, eh işte TSK'dan da son kalıntıları temizlendiğinde de tamamen bu örgütten kurtulduğumuzu zannedersiniz… Ama işin aslı maalesef öyle değil. TSK için mücadele eden bir avuç emniyet görevlisi ile hakim savcıyı çıkardığımızda geriye kalan tüm devlet kuruluşlarında FETÖ ile mücadelenin durduğunu üzülerek de olsa görüyoruz.”

KAYMAKAM İMAMI NE DEDİ?

“Bu operasyon neden önemli?” Emekli Hakim Albay Üçok, şöyle yanıt verdi:

“Bugün gündeme gelen kaymakam soruşturmalarının temeli kaymakamlık sınav sorularını alarak kaymakam olan 99-100-101-102'nci dönem yaklaşık 260 kaymakam hakkında Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturmaya dayanmaktadır. Bu soruşturma kapsamında 170 civarında kaymakamın FETÖ iltisakı tespit edilmişti. O günün gazetelerinden Vatan Gazetesi'nin 22 Şubat 2017 tarihli haberinde, “99'uncu dönem kaymakamları imamı ‘Faruk' kod adlı öğretmen M.G.'nin bu dönemde 60 kaymakamdan 55'inin FETÖ ile iltisaklı olduğunu” söylediği… Soruşturma kapsamında 100, 101 ve 102'nci dönem kaymakamlarından gözaltına alınan 84 isimden 44'ünün tutuklandığını biliyoruz. Bunların 40'ı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılarak serbest bırakıldı. Yine M.G.'nin itiraflarında, 2012 KPSS başta olmak üzere ALES, YDS gibi çok sayıda sınava ilişkin soruların da kendilerine verildiğini söylediği haberi yer aldı.”

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA FETÖ İHRAÇLARI NEDEN ÇOK AZ

FETÖ'NÜN ‘A TİPİ MEMURLARI'

İhraç tablosunu da değerlendiren Üçok şunları söyledi:

“Hiç şüphesiz. Askeriye ve adliyeyi adeta bir örümcek ağı gibi saran FETÖ'nün, idari yapımız içerisinde devleti temsil eden vali ve kaymakamlarda örgütlenmemesi mümkün değildir. FETÖ'nün ‘A Tipi Memurlar' olarak adlandırdığı kadrolar; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. Maddesine göre Mülki İdare Hizmetleri (MİAH) Sınıfı valiler ve kaymakamlar ile bu sıfatları kazandı. ‘A Tipi Memurlar' İçişleri Bakanlığı merkez ve il teşkilatlarında çalışanları ve maiyet memurlarını kapsamaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere vatandaşın vali, kaymakam olarak gördüğü kişi devletin kendisidir. Bu nedenle bu soruşturma çok önemlidir.”

TOKAT BAŞSAVCISI GÖREVDEN ALINDI

Aytunç Erkin’in “Söylediğiniz soruşturma sadece 99-100-101-102'nci dönem kaymakamları mı kapsamış… Mesela 96-97 ne bileyim 98'inci dönem kaymakamları hakkında bir soruşturma yapılmamış mı” sorusuna ise Üçok şöyle yanıt verdi:

“Ben emekli bir savcı olarak söyleyeyim, hiçbir savcının elde ettiği bu tespitlerden sonra diğer dönem kaymakamları soruşturma dışı bırakacağını düşünmüyorum. Ancak… O dönem yani Ağustos 2016'da, kaymakamlar hakkında devam eden soruşturmayı yürüten Tokat Başsavcısı'nın görevden alınarak başka bir ile atandığını öğreniyoruz.”

SOYLU DA ‘YARIM KALDI' DEDİ

Aytunç Erkin’in “Siz şimdi 2016 yılında başlatılan bir soruşturmanın yarım kaldığını ve bugün yeniden başlatıldığını mı söylüyorsunuz” sözlerine karşılık ise Üçok şu açıklamayı yaptı:

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamaları da bu yönde. 8-12 yıllık kaymakamlar olduğunu söylüyor. 96'ncı dönem kaymakamların atamaları 11 yıl önce 2009 tarihinde, 100'üncü dönem kaymakamlarının atamaları ise 7 yıl önce 2013 tarihinde yapıldı. Bu tartışmaları bırakalım, bu şekilde bir yere varılamaz.”

İMAM Y.A.'NIN İFADELERİ NEREDE?

Ahmet Zeki Üçok önemli bir bilgi daha verdi: “Bakın 29 Kasım 2016 tarihli Habertürk Gazetesi'nde ifadesine yer verilen Yunus kod adlı mahrem imam Y.A., (15 Temmuz'dan sonra da görüştüğüm kaymakam adayları vardı. Örgüte sadakatleri devam etmektedir) dedi. Şimdi boş tartışmaları bırakıp bizim bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ve Adalet Bakanlığı'nda yaptığımız gibi İçişleri Bakanlığı Mülki İdare Hizmetleri (MİAH) Sınıfı içerisinde yer alan valiler ve kaymakamlar ile bu sıfatları kazanmış olup İçişleri Bakanlığı merkez ve il teşkilatı çalışanları ve maiyet memurlarının tamamında araştırma yapmalıyız. Hiçbir istisnaya yer vermeden örnek olması için başta İçişleri Bakan Yardımcıları olmak üzere tüm personel hakkında ‘Ankesörlü Hat' incelemelerini başlatmalıyız.”

ANKESÖRLÜ HAT HAVUZU

Fetullah'la mücadelenin sembol ismine göre “Ankesörlü hat incelemesi çok kolay ve çok etkili bir yöntem”… Nasıl mı: Dinleyelim: “Mülki İdare Hizmetleri görevi içerisinde yer alan yaklaşık bin 200 civarındaki görevlinin ve yakınlarının kullandıkları telefon numaraları ile ankesörlü hat havuzunda yer alan numaralar bir bilgisayar programı tarafından karşılaştırılır. Sonucunda kimler FETÖ ile iltisaklı kimler değil en somut biçimde ortaya çıkar.”

ERDOĞAN, OPERASYONUN YARIM KALDIĞINDAN NASIL HABERDAR OLDU?

Aytunç Erkin’in “Peki sizce neden dört yıl sonra yeniden açıldı bu soruşturma?” sorusuna Üçok şu yanıtı verdi:
 
“Benim şahsi kanaatim soruşturmanın yeniden başlatılması Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile olmuştur. Cumhurbaşkanı'nın aradan dört yıl geçtikten sonra bu soruşturmanın tam anlamıyla tamamlanmadığından nasıl haberdar olmuştur da bu soruşturmayı yeniden başlattırmıştır derseniz, bunu bulmakta siz gazetecilere düşer.”

***

KAYMAKAMDAN İTİRAFLAR

T24'ten Tolga Şardan'ın haberine göre; Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz sonrasında başlattığı “FETÖ’nün mülki idare” yapılanması soruşturmasında ifade veren Kaymakam Ömer Faruk Yüce, FETÖ lideri Gülen’i görmek için ABD’ye gittiğini açıkladı. Ailesiyle birlikte 2012’de ABD’ye giden Yüce, Pensilvanya’da üç gün Gülen’in evinde kaldığını anlattığı ifadesinde, futbol dünyasının tanınan isimlerinden Okan Buruk ile Fenerbahçeli İsmail’i gördüğünü söyledi.

Kaymakam Yüce, ilk bölümü dün T24’te yayımlanan ifadesinde yurt dışına gidiş süreci ve Pensilvanya’da FETÖ lideri Gülen’in yanında gördüklerini ifadesinde özetle şöyle anlattı:

Yurt dışı kurs organizasyonu: Ben dil kursu öncesinde İngilizce dilini seçmiştim, bana kimse hangi dili seçeceğimi söylememişti. IELTS sınavından ben yüksek puan aldığımdan bakanlık beni İngiltere'ye yüksek lisans için gönderdi. Yanlış hatırlamıyorsam, 2012 yılı Eylül ayında İngiltere'ye eşim ve kızım ile gittim. Bir yıl kadar İngiltere'de kaldım. İngiltere'ye gitmeden önce yanlış hatırlamıyorsam Yunus isimli şahıs bana İngiltere'de Müslim isimli şahıs irtibata geçmemi söyledi. Ancak İngiltere'ye gittiğimde ben mi Müslim’i aradım, Müslim mi beni aradı onu hatırlamıyorum.

İngiltere himmet: Londra'da Müslim ile bana verdiği adres doğrultusunda bu şahsın evinde buluştuk. Eşim de yanımda idi. Müslim isimli şahıs ile ben bir odada, eşim de bu şahsın eşi ile başka odada oturduk. Bana yine dini konularda anlatımlarda bulundu. Müslim isimli şahıs ile Londra'daki evinde ayda bir kez buluşuyorduk. Himmet parasını da buluştuğumuzda benden istiyordu. Ben Müslim isimli şahsa düzenli himmet parası vermedim. Hatta Türkiye'ye geldiğimde Yunus isimli şahıs benden Müslim'e eksik ödeme yaptığımdan kalan miktarı istemişti. Ben de ‘param yok bu kadar verebildim’ dedim. Parayı almak için ısrarcı olmamıştı.

İngiltere'den Pensilvanya'ya:  İngiltere'de bulunduğum süre içerisinde Türkiye'ye hiç gelmedim, ancak İspanya, İtalya ve ABD ülkelerine gezmek için gittim. ABD'ye gitmem ve orada Fetullah Gülen'i görmem için beni Müslim isimli şahıs yönlendirmişti. Müslim isimli şahsı görsem tanırım. Müslim isimli şahıs ABD'de gideceğim bir adres ve bir telefon numarası verdi ve bana ‘bu adresteki evin boş olduğunu, benim için ayrıldığını’ söyledi.

Gülen'le randevu: Ben bu adrese gittim. Fetullah Gülen'i ziyaret edeceğim güne kadar ben bu evde kaldım. Evde kalırken bana Müslim'in verdiği telefon numarasını aradım. İsmini İsa olarak hatırladığım şahsa eve yerleştiğimi söyledim. Bu şahıs bana bir tarih verdi ve o tarihte Pensilvanya’ya gideceğimi söyledi. O tarih geldiğinde tanımadığım bir şahıs gelerek beni ailemle birlikte Fetullah Gülen'in yanına götürdü.

FETÖ lideri ile görüşme: Burada 3 gün kaldım. Fetullah Gülen ile bir kez görüştük, o görüşmede yaklaşık 2-3 dakika sürdü. Eşim ile kendimi tanıttık ve dua istedik. Bunun dışında bir görüşme yapmadım. Burada sadece namaz kıldık, sohbet derslerine katıldık. Ben ABD'ye Fetullah Gülen'in yanma gittiğimde Türkiye'de Gezi olayları başlamıştı. Ben daha sonra buradan ailem ile İngiltere'ye dönmek için havaalanına gideceğim sırada Amerika'da telefonla görüştüğüm ismini İsa olarak hatırladığım şahıs da aynı saatte uçakla Türkiye'ye geleceğini söyleyerek bizi havaalanına aracıyla bizzat kendisi götürdü. Hatta araç içinde havaalanına giderken bana gezi olayları ile alakalı olarak ‘Tayyip Erdoğan üçüncü köprü ve üçüncü havaalanını gibi büyük yatırımlar yaptığı için Batılı Ülkeler bunu hazmedemiyor, bu nedenle Türkiye'yi karıştırıyor, Gezi olaylarının arkasında ağaç böcek gibi sorunlar değil aslında Batı Ülkeleri var’ gibi sözler söyledi.

Gülen'den diplomatik analiz: Hatta Pensilvanya'da katıldığım sohbette Fetullah Gülen bizzati sohbet verdi, burada Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Obama ile görüşmesini kastederek ‘Bu gavurlardan dost olmaz, güler yüzlerine aldanmayın, Obama'nın Tayyip Erdoğan'ı sıcak karşılaması Amerika'nın Tayyip Erdoğan'ın ipini çektiğini gösterir. Tayyip Erdoğan erken konuştu, batı ülkelerine karşı büyük laflar etti’ gibi sözler söylemişti.

Okan Buruk ve Fenerbahçeli İsmail: Ben burada bulunduğum süre içerisinde birçok şahsı gördüm. Ancak bunların içerisinde sadece futbolcu olmaları nedeniyle tanıdığım eski futbolcu Okan Buruk ile yine eski Fenerbahçeli futbolcu İsmail isimli şahısları gördüm. Bu şahısları görsem teşhis ederim. Bunların dışında tanıdığım başka kimse yoktu.

Yapının kontrolü Gülen'de: Daha sonra eşim ve çocuğum ile İngiltere'ye döndüm. Yüksek lisansa gittiğim İngiltere'deki süre bitince 2013 yılı Eylül ayı gibi Türkiye'ye döndüm. Türkiye'ye döndükten sonra Eskişehir Valiliği’ndeki görevime başladım. Ancak ben ABD'ye gittiğimde yapının tüm kontrolünün Fetullah Gülen'in elinde olduğunu anladım. Kafamda oluşan soru işaretleri vardı, ancak bunları ben önceden ders veren ve bizlerle ilgilenen şahısların hataları olduğunu düşünüyordum.

Eşlerin başı açılacak: Amerika'ya gidip Fetullah Gülen'i görünce bu olayların hepsinin Fetullah Gülen'in kontrolünde olduğunu anladım. Mesela biz Fetullah Gülen'in yanma eşim ile gidince ailemize bir çanta hediye etti. Çantanın içinde takke, teşbih ve bir adette bayan için fular vardı. Benim eşim başı kapalı olduğu halde fular hediye edilmesi benim garibime gitti. Bunu onların düşüncesine göre ‘Kaymakam eşinin başının kapalı olmaması gerektiğini’ anladım. Bu da ağrıma gitmişti. Türkiye'de yapıdaki insanlara eşlerinin başlarının açılması söyleminin kaynağının Pensilvanya'daki FETÖ olduğunu anladım. Bana da eşimin başının açılmasını söylemişlerdi ancak ben karşı çıkmıştım ve açtırmamıştım. Ben tersleyince ısrar etmediler. Bunu ben Türkiye'deki sorumluların hatası olarak görüyordum, ancak ABD ye gidip Fetullah Gülen'den fular hediyesi alınca bunların Fetullah Gülen'in talimatı olduğunu anladım.

Soruşturmalar dağıtıldı

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ’nün mülki idare yapılanmasına yönelik soruşturma, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Erdoğan Bayraktar’ın görevden alınmasıyla istikamet değiştirdi.

Bayraktar döneminde FETÖ üyesi olmaktan şüpheli mülki idare amirlerine yönelik “gruplar halinde” yürütülen soruşturmalar, görev değişimi sonrasında “bireysel” olarak görülmeye başlandı. Ayrıca, Tokat’taki soruşturma dosyaları Ankara ve Samsun Cumhuriyet Başsavcılıkları’na gönderildi.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.