Ankara Adliyesi'nde korkunç tablo

Sadece Ankara Adliyesi'nde değil, Türkiye'de çoğu adliyede durumun aynı olduğunu söyleyen Çölaşan, "Hakim ve savcılar yıllık izinlerini ya adli tatil döneminde, ya da yaz aylarında kullanır. Kış aylarına girdik… Bu kadar çok izin bu mevsimde acaba niçin kullanılıyor?.. Şunu iyi biliniz, bu durumun tek nedeni, adliye binalarını ve mahkeme salonlarını esir almış olan korona. Bazıları evlerinde, bazıları hastanede" ifadelerini kullandı.

Emin Çölaşan'ın Sözcü'deki yazısı şöyle:

Sevgili okurlarım elime dün geçen Ankara Barosu belgeleri, korkunç bir gerçeği karşımıza çıkarıyor…

(Belgenin başlığında yer alan müstemir sözcüğü sürekli, devamlı anlamına geliyor. Yıldızlı boşluklar hakimlerin adını soyadını kapsıyor. Sadece baş harfleri verilmiş.)

Baro, Ankara Adliyesi'nin durumunu irdelemiş, feci manzarayı devletten gelen belgelerle kanıtlamış.
 
Ankara Adliyesi korona salgını nedeniyle çalışamıyor.

Kalemlerin durumu da aynı…

Sanık, davacı, tanık ya da avukatsınız. Duruşmanız var. Adliye binasına gidip mahkeme salonuna çıkıyor ve aynı anda görüyorsunuz ki mahkemelerin çoğu kapalı!

Bazı mahkemelerin ve kalemlerin kapısına çeşitli levhalar asılmış…

 “Salgın nedeniyle kapalıyız…”

“Hakim raporlu olduğu için duruşmalar yapılamıyor…”

“Hakim yıllık izinde…”

Bu yazıları okuyan herkes geri dönüyor.

Kalemler boş! Çalışanlar da hastalık kapmış.

Adliye koridorları yine de büyük kalabalıkları barındırıyor. Vatandaş şaşkın, bir dahaki duruşma gününü öğrenme olanağı yok.

Avukatlar geri dönüyor, sanıklar, tanıklar ve davacılar ne yapacağını bilemiyor.

Şimdi burada gördüğünüz belgeler sadece Ankara Adliyesi için…

Ama Türkiye'nin dört bir yanındaki adliyelerde de durum farklı değil.

Hakimlerin, savcıların çoğu ya raporlu, ya yıllık izinde, ya da karantinada.

İşler aksıyor, kimsenin elinden bir şey gelmiyor.

Herkes haklı olarak can derdine düşmüş…

Hakim ve savcılar yıllık izinlerini ya adli tatil döneminde, ya da yaz aylarında kullanır.

Kış aylarına girdik… Bu kadar çok izin bu mevsimde acaba niçin kullanılıyor?..

Şunu iyi biliniz, bu durumun tek nedeni, adliye binalarını ve mahkeme salonlarını esir almış olan korona.

Bazıları evlerinde, bazıları hastanede…

Ağır Ceza Mahkemeleri bir başkan ve iki üyeden, üç kişiden oluşur.

Asliye Ceza, Asliye Hukuk, Sulh Hukuk, Sulh Ceza, Aile ve Çocuk mahkemelerinin bir tek hakimi vardır. Hakimi şu veya bu nedenle görevi başında olmayan mahkeme zaten geçici süre için otomatik olarak kapanmış olur.

Ağır Cezalarda ise bir hakim eksik olursa yargılama yapılamaz.

Sevgili okurlarım, Ankara Adliyesi'nin resmi rakamlarla açıklanan durumu işte böyle.

Ankara'daki ilçe adliyelerinde de aynı tablo geçerli.

Evet, bu tablo bir korona felaketinin ve alınan önlemlerin yetersizliğinin sadece Ankara Adliyesi'ne yansıyan bölümünü kapsıyor.

20 Kasım 2020 günü itibarıyla durum işte böyle!

Türkiye düzeyinde öteki irili ufaklı diğer adliyelerin de farklı olduğunu hiç sanmıyorum. 

Gevşek ve sorumsuzca davranıp ülkemizi adına korona denilen belaya teslim edenler bu tabloyu acaba görmüyor mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.