Aslı Özkısırlar'ın kardeşinden açıklama

İzmir'de takı satarak geçimini sağlayan ve sosyal medya hesabından bir tür romatizmal rahatsızlık olan relapsing polikondrit ve Cogan sendromu hastalığına yakalandığını duyuran Aslı Özkısırlar, yaşamını yitirdi. Özkısırlar'ın ailesi ise kızlarının yer olmadığı için hastaneye zamanında yatırılamadığından yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Aslı Özkısırlar'ın kardeşinden açıklama

İzmir'in Konak ilçesi Alsancak semtinde 15 yıldır takı satarak geçimini sağlayan Aslı Özkısırlar, polikondrit ve Cogan sendromu hastalığına yakalandı. 10 yıldır tedavi gören Özkısırlar, geçen 31 Mart gecesi Yeşilyurt semtindeki evlerinde rahatsızlandı.

Özkısırlar, İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bir gece burada tutulan Özkısırlar, ertesi gün sevk edildiği bir özel hastanede bugün sabah saatlerinde yaşamını yitirdi.

Özkısırlar'ın cenazesi bugün öğle saatlerinde Bornova ilçesi Altındağ semtindeki Kokluca Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Ailesi kızlarının yer olmadığı için hastaneye zamanında yatırılamadığından yaşamını yitirdiğini bildirdi. Bir ay önce kardeşi Aslı'yı Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi'ne götürdüklerini belirten Melike Özkısırlar, şunları söyledi:

"Ablam son 3 aydır 25 kilo verdi. Yemek yiyemiyor, devamlı olarak kusuyor. Kendisine Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde stent takıldı. Sonrasında hastalığı romatolojik bir hastalık olduğu için Bozyaka Hastanesi'ne gittik. Oradaki romatoloji doktoru gerekli tetkikleri yaptı, yaklaşık 1 ay önce. Bunun sonucunda, kendisinin durumunun kötü olduğunu, hastalığının ciddi olduğunu, vücudundaki organlarının yangın yeri olduğu söylendi. Kusmasının ve kilo kaybının sebebinin de bu olduğu söylendi. Kendisi araştırmak istiyorum, burada yatarak tedavi olmasını istiyorum ve bu şekilde tedavi etmek istiyorum deyip, yatışını verdi. Fakat yatakların dolu olduğunu söyleyip, bir hafta içerisinde yatıracağım dedi ancak 25 gün oldu ablam yatamadı. Biz 1 hafta önce tekrar hastaneye gittik hastaneye. Çünkü bu 25 günlük sürede sürekli olarak nefes alamama, çarpıntı, duyma kaybı gibi şikayetler yaşadı. 1 hafta önce hastaneye gittiğimizde, doktora 'Bakın görüyorsunuz, durumu kötü. Nefes alamıyor' dedim. Zaten ablamın rahatsızlığının en uç noktası zaten nefes alamama. Bu doktorun bunu bilmesi gerekiyordu. Doktor bizi tekrar geri gönderdi, 'Aslı benim aklımda. Servise tekrardan bildirdim. Boş yatak olduğunda alacağım' dedi. Benim ablama doktorun, hastanenin ihmalinden, boş yatak olmamasından öldü. Nefes alamaya alamaya öldü benim ablam. Acildeki doktor bize ablamın akciğerlerinin su topladığını söyledi. Bu kadar ağır olan bir hastayı acil değil diyerek geri gönderdi ancak acil olmayan bir hasta nefes alamaya alamaya öldü. Kendisi çok sevilen bir insandı. O kadar kendini kötü hissediyordu ki, kendisi de Sağlık Bakanlığı'na bir çağrıda bulunmuş. Hastanede yatak yok diye. Benim ablam pijamaları, bavulu hazır bir şekilde hastaneye yatacağım diye bekliyordu. Bununla ilgili de bir tweet atarak yatak yok çağrısında bulunmuş. Biz ara ara hastaneye gitmemize rağmen bir çözüm bulmadılar."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER