Barış Pınarı Harekâtı’nda son durum

Suriye'nin kuzeyindeki PYD/YPG mevzilerine düzenlenen Barış Pınarı Harekâtı tüm hızıyla devam ediyor. Operasyonların yoğunlaştığı bölgelerden gelen fotoğraf ve videolar TSK'nın bölgedeki bombardımanının hangi şiddette devam ettiğini gösteriyor. İşte operasyondaki son durum...

Barış Pınarı Harekâtı ilk saatlerinden itibaren dünya basını tarafından yakından takip ediliyor.

Harekât ile ilgili en son sıcak gelişmeler şöyle;

Saat 16:00 civarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Barış Pınarı Operasyonu’nun başladığını duyurdu.

Saat 17:00 sularında Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde okullar tatil edildi. Yine aynı saatlerde TSK’nın Talebyat ile Resulayn’da 25 kilometre kadar içeri girdiği ve terör örgütünün mühimmatının imha edildiği belirtildi.

HAVAN MERMİSİ DÜŞTÜ

Ceylanpınar’a düşen havan mermisinde kimsenin yaralanmadığı öğrenildi. Yine aynı saat içerisinde, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat’ın doğusuna yönelik ‘Barış Pınarı’ harekatının başlamasının ardından Şanlıurfa Valiliği sınır hattını Özel Güvenlik Bölgesi olarak ilan etti. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, “Suriye sınırında güvenlik durumunu desteklemek, ayrıca vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, olası tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun 32/A maddesi gereğince; batıdan doğuya doğru aşağıda koordinatları verilmiş olan hat ile hudut hattı arasında kalan bölgenin 08 Ekim 2019 tarihi itibari ile Valiliğimizce Özel Güvenlik Bölgesi ilan edilmesine karar verilmiştir” denildi.

ROKET İSABET ETTİ

Barış Pınarı Harekatı’nın başlamasının ardından Mardin’in Nusaybin ilçesinin karşısında bulunan Suriye’nin Kamışlı kentinde YPG’li teröristler tarafından atılan roket, bir binaya isabet etti. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, sınır hattındaki askeri birlikler, Kamışlı’daki teröristlerin bulunduğu alanı top atışına tuttu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetleri'miz Suriye Milli Ordusu'yla birlikte Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ve Deaş terör örgütlerine karşı #BarışPınarıHarekatı'nı başlatmıştır. Amacımız güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzuru getirmektir." dedi.

Erdoğan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Barış Pınarı Harekatı ile, 

Ülkemize yönelik terör tehdidini bertaraf edeceğiz. 
Oluşturacağımız GÜVENLİ BÖLGE sayesinde Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmelerini sağlayacağız. 
Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacak, tüm bölge halkını terörün pençesinden kurtaracağız.

SAVAŞ UÇAKLARI RESULAYN’DAKİ HEDEFLERİ VURDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın harekatın başladığını duyurmasının ardından Türk Savaş uçakları Suriye’de Resulayn’daki hedefleri vurdu. Bombardımandan sonra sınırın öteki tarafında dumanların yükseldiği görüldü.

ÖĞLEN SAATLERİNDE NELER YAŞANMIŞTI?

Bloomberg’e konuşan Türk yetkili ismini vermeden açıklamalarda bulundu. Türk askerinin sınırdan giriş yaptığını belirten yetkili, “Türk ordusu, Kürtleri sınırdan uzaklaştırmak için Suriye’nin kuzeydoğusundan giriş yapmaya başladı” dedi.

Bloomberg’ten Onur Ant ve Selcan Hacaoğlu imzalı haberde yetkilinin konuyla ilgili başka bir detay vermediği belirtildi.

AKAR: ÇALIŞMALAR DEVAM ETMEKTE

Yabancı basında yer alan bu iddialar ortaya çıktığı sırada Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katılmak üzere Hava Harp Okulu'na gelen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Akar, “Harekat ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte, intikaller, hazırlıklar sürmekte. Bunları da komutan arkadaşlarımızla birlikte yakinen takip etmekteyiz” dedi.

Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katılmak üzere Hava Harp Okulu’na geldi.

Hava Harp Okulu’na gelişinde MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Akar, askeri öğrenci tören mangasını selamladı.

Fırat'ın doğusuna yönelik olası harekattaki hazırlıklarda gelinen son duruma ilişkin sorusunu cevaplayan Akar, şunları söyledi:

"Harekat ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte, intikaller, hazırlıklar sürmekte. Bunları da komutan arkadaşlarımızla birlikte yakinen takip etmekteyiz. Ancak bugünkü yaptığımız faaliyet de önemli bir faaliyet. Mazisi şan ve şerefle dolu kartal yuvası Harp Okulu'nun 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış töreni var. Harbiyelilerle birlikte olacağız, onlarla yemek yiyeceğiz, sohbet edeceğiz, bu önemli günü birlikte kutlayacağız."

***

KISA SÜRE İÇİNDE SINIRI GEÇECEĞİZ

Fahrettin Altun, gece yarısı attığı İngilizce Tweet’te Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) “kısa süre içinde” Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Türkiye-Suriye sınırını geçeceğini yazdı.

Altun, ‘YPG militanlarının iki seçeneği var: Ya hemen saf değiştirebilirler ya da IŞİD'le mücadele çabalarımızı sekteye uğratmalarına engel oluruz’ diye yazdı.

Fahrettin Altun Twitter'dan paylaştığı bu mesajların altına Washington Post gazetesi için kaleme aldığı görüş yazısını da paylaştı. Altun yazdığı makalede uluslararası toplumun Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusu için ortaya koyduğu plana destek vermesi gerektiğini belirtti.

Altun kaleme aldığı makalesinde şunları söyledi:

Makalede, pazar günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump’ın DEAŞ ile mücadele operasyonunun liderliğini Türkiye’ye devretmeyi kabul ettiğini bildiren Altun, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Özgür Suriye Ordusu’yla birlikte yakında Türkiye-Suriye sınırını geçeceğini” belirterek, “Dünya, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusu için hazırladığı planı desteklemelidir.” ifadesini kullandı.

George Washington’un ABD’nin “kalıcı ittifaklardan uzak durması” gerektiği sözlerini hatırlatan Altun, şu değerlendirmelerde bulundu:

ABD’li yetkililer, yıllardır terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG ile DEAŞ terör örgütüne karşı kurdukları ortaklığın ‘taktiksel’ olduğunu savunuyordu. Başkan Trump’ın son kararı, bu görüşü desteklemektedir. Türkiye, tıpkı Amerika Birleşik Devletleri gibi, ‘dışarıda yok edilecek canavarlar aramaz’. Ancak canavarlar kapılarımızı kırıp, vatandaşlarımıza zarar vermeye kalkışırsa cevabını vermek durumunda kalırız. Genç kadın ve erkekleri muharebeye göndermek hiçbir zaman kolay bir karar olmamıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi ‘Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş cinayettir’. Ancak maalesef bugün kendimizi böyle bir durumda buluyoruz

“OPERASYONUN BAŞARI TÜM DÜNYANIN BAŞARISIDIR”

Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeydoğusunda, Türk vatandaşlarına uzun zamandır yönelen bir tehdidi ortadan kaldırmak ve yerel halkı, silahlı haydutların elinden kurtarmak dışında bir hedefi olmadığını vurgulayan Altun, makalesinde şunları kaydetti:

DEAŞ saldırılarında onlarca vatandaşını kaybeden Türkiye, Suriye’ye teröristlerle mücadele etmek için muharip güç gönderen ilk ülke olmuştur. Ülkemiz ayrıca Özgür Suriye Ordusu’na binlerce DEAŞ militanının demir parmaklıklar ardında tutulması için destek vermiştir. ABD’nin, Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesinin DEAŞ’ı ayağa kaldırmamasını sağlamak, Suriye’nin komşusu olan Türkiye’nin çıkarınadır. ABD’nin kazanımlarını korumak ve tarihin tekerrür etmemesini sağlamak bizim çıkarımızadır.

YPG militanlarının bu lider değişikliğini nasıl karşılayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Elbette iki seçenekleri bulunuyor: Eğer gerçekten DEAŞ ile mücadele etmek istiyorlarsa, gecikmeden teslim olacaklar. Veya Türk askerleriyle çatışacaklarını söyleyen sözde komutanlarını dinleyecekler, ki bu durumda DEAŞ ile mücadele faaliyetlerimizi sekteye uğratmalarına engel olacağız. DEAŞ ile mücadelede Türkiye’nin liderlik ettiği operasyonun başarısı, tüm dünyanın çıkarınadır. Yıllardır sahada olan Amerikan askerleri evlerine dönecektir. YPG tarafından sürgün edilen yerel halk yeniden atalarının topraklarına yerleşecektir. Güvenli bölge, Avrupa için de iyidir. Zira yasadışı göç ve radikalleşmenin kökeninde yatan şiddet ve istikrarsızlık sorunlarını çözecektir. Son olarak bu plan, Türkiye’nin masum insanları bir terör örgütünden korumasını mümkün kılacaktır

“2 MİLYON SURİYELİ EVİNE DÖNECEK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin “güvenli bölge” planının detaylarını geçen ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda açıkladığını hatırlatan Altun, şöyle devam etti:

Fırat Nehri ile Suriye-Irak sınırı arasında 32 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge kurulması halinde 2 milyon Suriyeli sığınmacının ülkelerine gönüllü olarak döneceğini tahmin ediyoruz. Eğer güvenli bölgenin güney sınırı, Deyr ez Zor-Rakka hattına çekilirse, bu sayı Avrupa’dan gelecek sığınmacılarla birlikte 3 milyona ulaşabilir.

Güvenli bölgede asayiş ve istikrarın sağlanması için Suriye’nin kuzeyinde elde ettiğimiz deneyimlerden faydalanacağız. Suriye halkının, seçimle belirlenen yerel konseyler aracılığıyla kendi kendini yönetmesinin en iyi çözüm olduğuna inanıyoruz. DEAŞ’ın yeniden ortaya çıkmasını engellemek için yerel siyasi temsilin desteklenmesi ve güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim Afrin gibi Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerlerde Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerel yönetimlerin kurulmasını sağladık. Bu durum, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerlerde değişmeyecektir. Hedefimiz, bu adımların uluslararası altyapı yatırımlarıyla kurulacak okullar, hastaneler ve konut projeleriyle taçlandırılmasıdır.

“TÜRKİYE MİLYONLARCA SIĞINMACIYI ÜLKELERİNİ DÖNDÜRMEYE HAZIR VE MULTEDİRDİR”

ABD’nin DEAŞ ile mücadele operasyonunun sorumluluğunu uzun zamandır sırtında taşıdığını, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye’nin liderliği devralarak süreci sonuçlandırmaya ve milyonlarca sığınmacıyı evlerine döndürmeye hazır ve muktedir olduğunu kaydeden Prof. Dr. Altun. “Bu kritik süreçte uluslararası toplum, Türkiye’nin yeniden inşa ve istikrarı artırma çabalarına destek vermelidir.” çağrısında bulundu.

Amerika DEAŞ ile mücadele operasyonunun sorumluluğunu uzun zamandır sırtında taşıyordu. NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, liderliği devralarak süreci sonuçlandırmaya ve milyonlarca sığınmacıyı evlerine döndürmeye hazır ve muktedirdir. Bu kritik süreçte uluslararası toplum, Türkiye'nin yeniden inşa ve istikrarı artırma çabalarına destek vermelidir.

***

SAVAŞCILAR SINIRA...

Türkiye'nin terör örgütü PKK bağlantılı YPG güçlerinin kontrolündeki Suriye’nin kuzeydoğusuna düzenleyeceği operasyon için Azez ve El Bab'dan yola çıkan Özgür Suriye Ordusu birlikleri Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine ulaştı.

Suriye Milli Ordusu adı altında birleşen savaşçılar ile silahlarını taşıyan 150 araçlık konvoy Kilis üzerinden gece 02.30 sularında yoğun güvenlik önlemleri arasında Şanlıurfa’ya geldi.

DHA’nın haberine göre; Hamza Tümeni’ne bağlı 14 bin askerin Türkiye’ye geleceği ve Ceylanpınar’da konuşlanacağı belirtildi.

Savaşçıların TSK’nın düzenleyeceği harekâta peyderpey katılacağı öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump pazar gecesi telefonda görüşmüş ve ertesi gün Beyaz Saray, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda terör örgütü YPG’ye karşı düzenleyeceği operasyona yeşil ışık yakmıştı.

Washington Yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özgür Suriye Ordusu ile birlikte düzenleyeceği operasyonun önündeki engel olarak görülen Amerikan askerlerini bölgeden çekmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.