Boğaziçi'ne rektör atanmasını protesto eden öğrenciler: Çıplak aramaya maruz kaldık 

Çıplak aramaya maruz kalan öğrenciler, Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde de polisler tarafından darp edildi.

Boğaziçi'ne rektör atanmasını protesto eden öğrenciler: Çıplak aramaya maruz kaldık 

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak AKP’li Melih Bulu’nun atanmasını protesto ettikleri için 6-7 Ocak geceleri evleri basılarak gözaltına alınan 44 şüpheliden 24’ü adliyeye sevk edildi.

Savcılıkça ifadeleri alınan 24 şüpheliden 2’si tutuklama, 21’i adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi, bir şüpheli serbest bırakıldı. 
 
İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği, 23 şüphelinin “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “görevini yaptırmamak için direnme” suçlarından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Gözaltında bulunan 20 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Cumhuriyet'ten Seyhan Avşar'ın haberine göre; Kötü muameleye, işkenceye ve çıplak aramaya maruz bırakıldıklarını, polisler tarafından terör örgütleriyle ilişkilendirilmeye çalışıldıklarını anlatan öğrencilerin, Emniyet’ten götürüldükleri Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde de polisler tarafından darp edildikleri öğrenildi. Darp görüntüleri görevli bazı hekimler tarafından görüntü altına alındı. 

Gözaltındaki öğrencilerin Emniyet’te verdiği ifadeler, öğrencilere yaşatılan fiziksel ve psikolojik işkenceye uğradıklarını, bazı öğrencilerin ise çıplak aramaya maruz kaldığını gözler önüne serdi.
 
Öğrencilerden Y.Ö. ifadesinde, “Polisler tarafından alındığım andan itibaren cinsel ve sözlü şiddete maruz kaldım. Hastaneye girer girmez polisin biri, ‘İ… geldi. Copu g.... so..” gibi sinkaflı kelimeler kullandı. Nezaret kapısına getirildiğimde ise çıplak arama yapıldı. Bizi dövmekle tehdit ettiler. Bazı arkadaşlarımızı dövdüler. Polisleri tespit edebildim. Onlardan şikâyetçiyim” dedi. 

Gözaltına alınan İÜ öğrencisi D.B. savcılıkta verdiği ifadesinde, “Herhangi bir terör örgütü ile irtibat ve iltisakım yoktur. Gözaltı sırasında ters kelepçe uygulamasına maruz kaldım. Üst kıyafetlerim çıkarılmadan pantolonumun bir kısmını indirerek çıplak arama yapmak istediler. Karşı çıktım. Ancak rızam dışında bu arama yapıldı” dedi. Üniversite öğrencisi R.A. ise polise yönelik herhangi bir saldırısının olmadığını belirterek “Polis, herhangi bir ‘dağılın’ çağrısı yapmadan bize saldırdı” dedi.

SUÇ YARATMA ÇABASI

Ayrıca polislerin, “suç unsuru” bulmak için öğrencilerin sosyal medya hesabını tek tek incelediği ortaya çıktı. Öğrencilerin, “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” ve “Görevi yaptırmama için direnme” suçlamasıyla gözaltına alınmalarına rağmen sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarına ilişkin “terör örgütü üyeliği” ve “terör örgütü propagandasına” ilişkin sorular yöneltilmesi dikkat çekti. 

Bazı öğrencilere, ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan sonra yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in fotoğrafını ve 68 kuşağının önde gelen isimlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğrafını neden paylaştıkları soruldu. Gözaltı sürecini takip eden avukatlar ise sorulan sorulara ilişkin, “Gençlerin ‘Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalafet’ suçundan tutuklanamayacaklarını bildikleri için Emniyet yeni bir suç yaratma çabasında. Bu protesto eylemini terörle ilişkilendirmek istiyorlar” dedi. 
 
Gençlerin ifadesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nda görev yapan 7 ayrı savcı tarafından alındı. Süreci takip eden bazı avukatlar, “Boğaziçi Hukuk” adlı sosyal medya hesabından öğrencilere yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü duyurdu. Yapılan açıklamada, “Gözaltına alınanların hepsi öğrenci ve tamamı İstanbul’daki üniversitelerde okuyorlar. Gözaltındaki öğrencilerden sadece biri lise öğrencisi. Dosya kapsamında şu ana kadar hiçbir örgüte dair propaganda niteliği taşıyan döküman vb. bulgu bulunmamaktadır” denildi.

ÇIPLAK ARAMA PAYLAŞIMI

HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, çıplak arama iddiaları üzerine geçen haftalarda, “Türkiye’de çıplak arama yok, inanmıyorum” diyen AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e, tutanakla yanıt verdi. Protesto eylemlerine katılan ve gözaltına alınan bir öğrencinin tutanağını paylaşan Gergerlioğlu, AKP’li Zengin’e seslenerek, “Çıplak arama yok mu demiştiniz?” ifadesini kullandı. Gergerlioğlu’nun paylaştığı mesajda, gözaltına alınan kişinin tutanağa yansıyan ifadesinde şunlar yer aldı: “Zorla çıplak arama yaptılar, plastik kelepçeyi ise kasıtlı olarak fazla sıktılar.”

İKTİDAR KİM OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Boğaziçi Üniversitesi’ne dışardan AKP’li rektör atamasını protesto eden öğrencilerden gözaltına alınanların Çağlayan Adliyesi’nde işlemleri sürerken adliye önünde dayanışma eylemi yapıldı. Çağlayan Adliyesi önünde polisin yoğun güvenlik önlemleri arasında yapılan eylemde arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyen öğrenciler, “Üniversite ayakta, Melih Bulu istifa” dövizleri taşıyarak sloganlar attı. 

Üniversitenin karar alma mekanizmaları ve özerkliğini yok sayarak rektör atamanın Cumhurbaşkanı’nın keyfiyetine teslim edildiği belirtilen öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında, “Gözaltılarla, tutuklamalarla, baskılarla gençliği ayrıştıramaz, korkutamaz, yıldıramazsınız. Melih Bulu’nun istediğiniz gibi bir nesil yaratmak için görevlendirilmiş bir kukladan daha fazlası olmadığını da biliyoruz” denildi. 

Eyleme bağımsız milletvekili Ahmet Şık, CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP’li milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Oya Ersoy da destek verdi. Bu arada Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu da gözaltına alınan öğrencilerle dayanışmak için dün eylem yaptı. Kadıköy İskele Meydanı’nda “Üniversite AŞ’ye hayır! Kayyım rektör istemiyoruz” yazılı pankartın açıldığı eyleme HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da katıldı.

ÖĞRENCİLERE DESTEK YAĞDI

Öğrencilerin AKP’li rektörü protesto gösterilerine Oxford, Harvard ve Yale üniversitelerinden destek geldi. Oxford Üniversitesi’nde görevli akademisyenlerin üye olduğu sendika Oxford UCU, Twitter hesabından dayanışma mesajı paylaşıldı. Polis şiddetinin kınandığı mesajda, “Üniversitede akademik özgürlüğü ve demokrasiyi savunan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki meslektaşlarımızla dayanışma gösteriyoruz” denildi. Yale ve Harvard’da okuyan Türk öğrenciler de, “Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan arkadaşlarımızın haklı protestolarının yanındayız” dedi. 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) mezunları da üniversitenin özerk yapısını koruma mücadelesinin yanında olduklarını belirtti. İzmir Barosu destek açıklaması yaparken DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den yapılan ortak açıklamada, haklı mücadelenin yanında oldukları belirtilerek “Daha önce ihraç edilen akademisyenlerin cüppelerini çiğneyenler, bu kez üniversitenin kapısına kelepçe vurarak tarihe geçtiler” denildi. Boğaziçi mezunu pek çok sanatçı ve yazar, ortak bir bildiri yayımlayarak “Partili bir rektörün Boğaziçi Üniversitesi’nin temsil ettiği ve gelenekselleşmiş değerlere zarar vereceği inancındayız” dedi.

MURAT GÜLSOY İSTİFA ETTİ

Boğaziçi Üniversitesi Rektör Danışmanı olan Prof. Dr. Zafer Yenal’ın ardından BÜ Yayınevi Yayın Kurulu Başkanı Murat Gülsoy da istifa etti. Yazar ve akademisyen Murat Gülsoy, istifa ettiği pozisyonun “rektörlükle yakın çalışma” gerektirdiğini belirterek üniversitede akademisyenliğe devam edeceğini açıkladı.

‘SARAY’DAN DAVET’ İDDİASI

Protestolar sonrası Cumhurbaşkanlığı’nın bir grup Boğaziçi Üniversitesi öğrencisiyle görüşme talep ettiği öne sürüldü. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) aracılığıyla BÜ’den birkaç öğrenciye ulaşılarak toplantı talebinde bulunduğu belirtildi. TÜRGEV’in ulaştığı öğrencilerin, üniversitenin 15 bin kişilik Facebook öğrenci grubunda söz konusu talebi dile getirerek Cumhurbaşkanlığı ile görüşme yapacak 10 öğrencinin belirlendiğini dile getirdiği öğrenildi. Bunun üzerine Boğaziçi Dayanışma’dan “TÜRGEV kendini ne sanıyor?” başlığıyla açıklama yapıldı ve talebin reddedildiği belirtildi. 

Açıklamada “Neye göre seçildiğini bilmediğimiz 30 kişi Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini temsil edemez” denildi. Birgün’e konuşan TÜRGEV yetkilileri ise bu yöndeki söylentilerin doğru olmadığını söyledi. Boğaziçi Dayanışma’nın açıklamasının ardından aynı öğrenci grubunda, bir öğrenci, şu mesajı paylaştı: “TÜRGEV’den iletişime geçen insanlar davetin kendileri ile ilgili olmadığını ve yalnızca öğrencilerin sorunlarının dinleneceği ‘sıradan’ bir buluşma planlandığını söyleyerek iptal ettiklerini duyurdu. Saray’a kimse gitmiyor.”

AKADEMİSYENLER YİNE SIRTINI DÖNDÜ

Devir-teslim töreni sırasında eylem yapan Boğaziçili akademisyenler rektörlük binasına bir kez daha sırtlarını dönerek, bir dakika boyunca tuttukları alkışla protestolarını sürdürdüler.12.00’de rektörlük binasının önünde toplanarak binaya sırtlarını dönen akademisyenler, 12.30’da bir dakikalık alkış protestosunun ardından dağıldılar.

 
 
 
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER