Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine 'haram' davası

AKP'li Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasının ardından başlayan Boğaziçi Üniversitesi protestolarında 2'si tutuklu 2'si ev hapsinde olmak üzere toplam 7 öğrencinin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi'de görülüyor. İddianamedeki İslam referansı ise tartışmalara neden oldu.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine 'haram' davası

Duruşma öncesi öğrenciler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasetçiler Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde buluştu. Polisin, adliye önünde geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP Milletvekili Hüda Kaya ve Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık da öğrencilere destek için adliye önüne geldi.

TARTIŞMA YARATTI

Duruşma 14.45'te kimlik tespitlerinin yapılması ve iddianamenin okunmasıyla başladı.

İddianamede tartışma yaratan ifadelere yer verildi. Yeni Şafak haberine atıf yapılan iddianamede İslam'a referans yapıldığı görüldü.

"Şüpheliler Doğu Demirtaş ve Selahattin Can Uğuzeş isimli şahısların Güney Kampüs Rektörlük binası karşısında bulunan taşınabilir pano üzerinde İslam Dininin kutsal saydığı Kabe fotoğrafı üzerine Şahmeran ibareli ve köşelerinde LGBTİ+ olarak tabir edilen topluluğu temsil eden amblemlerin asılı olduğu suça konu resmi astıklarının görüldüğü" belirtilen iddianamede, Boğaziçili öğrencilerin "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme" suçunu işledikleri savunuldu.

İddianamede, "Şüpheliler Doğu Demirtaş ve Selahattin Can Uğuzeş isimli şahısların Güney Kampüs Rektörlük binası karşısında bulunan taşınabilir pano üzerinde İslam Dininin kutsal saydığı Kabe fotoğrafı üzerine Şahmeran ibareli ve köşelerinde LGBTİ+ olarak tabir edilen topluluğu temsil eden amblemlerin asılı olduğu suça konu resmi astıklarının görüldüğü, amblemlerin yapıştırıldığı, dosya kapsamında yer alan görüntülerde bahse konu resmin bu haliyle bir süre yere de konularak sergilendiğinin anlaşıldığı, Bahse konu resmin İslam dini literatüründe yasak ve haram olarak kabul edilen eşcinsellik ve benzeri cinsel yönelimlere dair imgeler ile İslam'ın tek yaratıcı olan Allah inancı ve tevhid inancına aykırı olan "Şahmeran" figürünün yine İslam'ın ve Müslümanların yeryüzündeki en kutsal mekan ve yapı olarak kabul ettiği Kabe'nin tasvir edildiği bir resim üzerine yapıştırılması suretiyle oluşturulması, bu resmin kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve gündem olan Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan rektör atamasına ilişkin gösteriler kapsamında alenen sergilenmesi de değerlendirildiğinde, gayri muayyen kişilere yönelik alenen yapılan soruşturmaya konu eylemlerin, "LGBTİ+" olarak anılan bir sosyal kesim ve Türk toplumunun büyük çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlar açısından halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu" ifade edildi.

HAKİMDEN İLGİNÇ SORU

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki LGBTİ+ bayraklı Kâbe görseli davasında hâkim tutuklu yargılanan Doğu Demirtaş'a ve Selahattin Can Uğuzeş'e "LGBTİ üyeliğin veya diyaloğun var mı?" diye sordu.

S.N.B. savunmasında resmin nerede olduğunu bilmediğini söylerken hâkim, “Kayıp resim bu muydu” diyerek ayağa kalktı ve dava konusu görseli açtı.

AÇIKLAMA YASAĞA RAĞMEN YAPILDI

İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülen duruşma öncesi Boğaziçi Dayanışması'nın çağrısıyla basın açıklaması gerkçekleştirmek istedi.

Adliye önünde toplananlara polis 'pandemi' bahanesiyle dağılmaları yönünde uyarı yaptı. Ancak akademisyen ve öğrenciler geri adım atmayarak açıklamalarını gerçekleştirdi. Açıklamada, 'Kayyum rektör istemiyoruz', 'İstifa yok tek başına, ya tüm kayyumlar ya tüm kayyumlar', 'Üniversiteler faşizme mezar olacak' sloganları atıldı.

"SİZE KOŞULSUZ İTTAAT EDENLERLE KARIŞTIRMAYIN"

Yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

"Bu tutuklamalar hukuksuzdur, arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Mücadelemiz her türkü baskı girişimine rağmen devam ediyor. Cumhurbaşkanına yüreğimiz yetiyor demiştik. Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Bugün o mektupta dediklerimizi aynen tekrarlıyoruz. Size kulluk etmiyoruz. Hukuksuzca tutukladığınız her arkadaşımızı alacağız. Mücadelemizi durduracağınız kudretiniz olmadığı gibi demokratik hakkımızı gasp eden ucuz siyasetinizin arkasına sığınamazsınız. Sanmayın ki hukuk reformunuzla ezilenleri safınıza katabilirsiniz. Safımız emekçilerin ve ezilenlerin safıdır. Demokratik hak ve özgürlükleri gasp edilenlerin yanındayız. Tüm kayyımları gönderene, tüm arkadaşlarımızı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Yüreğimiz yetiyor!"

ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ 

- Boğaziçi direnişi sırasında gözaltına alınan tutuklanan bütün arkadaşlarımız serbest bırakılsın

- Tüm kayyumlar istifa etsin

- LGBTİ+'lara nefrete son verilsin. Kulübümüz tekrar açılsın

- Polis kampüsten derhal çıkarılsın

AKADEMİSYENLERDEN AÇIKLAMA

Melih Bulu'yu rektörlük binası önünde sırtlarını dönerek protesto eden öğretim üyeleri de adliye önünde açıklama yaptı. 

Akademisyen Zeynep Gambetti'nin okuduğu açıklamada şöyle dendi: 

"ÖĞRENCİLERİMİZİN YANINDAYIZ"

"Bugün burada Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan gayrimeşru rektör atamasını protesto ettikleri için 29 Ocak’ta gözaltına alınan ve sonrasında tutuklu ve tutuksuz yargılanmakta olan 7 öğrencimizin duruşmasına destek vermek için bulunuyoruz. 30 Ocak’tan bu yana 2 öğrencimiz Metris Cezaevi’nde tutuklu, 2’si de ev hapsinde olarak özgürlüklerinden mahrum bırakılmış durumdalar. Kamuoyuna öğrencilerimizin yanında olduğumuzu bir defa daha ilan etmek isteriz."

"KABUL ETMİYORUZ, VAZGEÇMİYORUZ"

"Boğaziçi Üniversitesi hocaları olarak 4 Ocak’tan beri "Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz" diyoruz. Dayanağımız özgürlükçü ve katılımcı geleneğimizi açıklayan Boğaziçi Üniversitesi Temel İlkeleridir. Yeni rektörlük, YÖK ve bağlı olduğu siyaset anlayışı ise, üniversitemizin evrensel, çoğulcu ve demokratik ilkelerini geçersiz kılmayı hedeflemektedir. Bu hedefe uygun olarak muhalefeti ve her tür toplumsal meseleyi bir asayiş sorunu olarak tanımlayıp, güvenlikçi politikalar uygulamaktadır."

"ELEŞTİRİ VE PROTESTO BİR HAKTIR"

"Ortada bir asayiş sorunu yoktur. Üniversite bileşenlerinin, birlikte veya ayrı, Boğaziçi Üniversitesi’ne uygulanan politikaları eleştirme hakları anayasa ile güvence altına alınmıştır. Öğrencilerimiz topluma suçlu ve zanlı olarak gösterilmektedir. Bu şekilde Türkiye genelinde olduğu gibi Boğaziçi Üniversitesi'nde de zor ve baskıcı yöntemler meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Eleştiri ve protesto haktır. Bu haklarını kullanan öğrencilerimize yöneltilen suçlamaları kabul etmiyoruz. Öğrencilerimizin derhal serbest bırakılmasını ve yarın başlayan yeni öğrenim dönemine daha fazla vakit kaybetmeden başlamalarını talep ediyoruz."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER