Cem Uzan, Sisler Bulvarı'nda bilinmeyenleri anlattı

2009 yılından bu yana yurtdışında yaşayan iş insanı, Genç Parti kurucu Genel Başkanı Cem Uzan, KRT TV'de Saygı Öztürk'ün hazırlayıp sunduğu Sisler Bulvarı'nda soruları cevapladı bilinmeyenleri anlattı...

Cem Uzan, Sisler Bulvarı'nda bilinmeyenleri anlattı

AKP'nin iktidara gelmesinden sonra tüm malvarlığına el konulan iş insanı, Genç Parti kurucu Genel Başkanı Cem Uzan 2009 yılından beri yurtdışında yaşıyor. Hep Türkiye'ye dönmeyi arzuladığını söylüyor.

Cem Uzan, KRT TV'de Saygı Öztürk'ün hazırlayıp sunduğu Sisler Bulvarı'nda soruları cevapladı, bilinmeyenleri anlattı.

Cem Uzan Türkiye’yi nasıl görüyor?

İktidarın 18 yıl sonra gündeme getirdiği ekonomi ve hukuk reformu vaatlerini gerçekçi buluyor mu?

Cem Uzan’a göre Katar’la yapılan anlaşmaların perde arkasında ne var? 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’yi hangi noktaya getirdi?

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş çağrılarına ne diyor?

Ufukta erken seçim görüyor mu? Cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüyor mu?

Cem Uzan hepsi ve daha fazlasını az önce KRT’de anlattı.

İşte Cem Uzan'ın açıklamalarından satır başları:

Türkiye çok kötü gözüyor, felaket. Ekonominin hali, enflasyonun, dövizin, işsizliğin hali ortada. Bugün Avrupa sınırlarını açsa gençler Türkiye'de durmaz.

Türkiye'de yüzde 80 yargıya güvenmiyor. Eğitim yazboz tahtasına döndü. AKP Cumhuriyetin fabrika ayarları ile oynadı. Bugün yapılması gereken fabrika ayarlarına geri dönülmesidir.

2 türlü reform yapılır. Ya yönetimi değiştirirsiniz, ya da yönetim aynı yönetimse, yönetimin kafasının değişmesi lazım.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ AİLE ŞİRKETİ DEĞİLDİR"

İktidarın önünde 2.5 sene var, bu sürede reform yapabilmeleri için kafalarını değiştirmesi lazım. Eski Maliye Bakanı'nın o makama gelme liyakati yoktu. Cumhurbaşkanı'n en yakın aile ferdi olduğu için getirildi. Türkiye Cumhuriyeti aile şirketi değildir. 

Türkiye'de her şey Saraya soralım, Cumhurbaşkanına soralım seviyesinde. Varlık Fonu kurulduğunda para arıyorlardı, yardım edelim diye ben aradım. Kapı duvar oldu. Cem Uzan ile konuşmayı gururlarına yediremiyorlardı. Türkiye'nin çıkarları için konuşmak zorundasınız. Türkiye'ye birkaç milyar dolar gelecekse konuşacaksınız. Telefonum var, arar konuşurlar.

500 MİLYON DOLARLIK UÇAK

Katar'dan gelen para AKP'nin kendi parasıdır. Katar Devleti'nin parası değildir. 

Katar Devleti'nin, Erdoğan'a verdiği uçak karşılıksız olmaz. Kimse kimseye 500 milyon dolarlık uçak hediye etmez.

İşte o sözler:

BORSA İSTANBUL'UN KATAR'A SATILIŞI

Borsa İstanbul, kasadaki nakitin yüzde 10'u karşılığında satılıyor. Bunların hepsi gizli yapılıyor. Köprü ücretleri bile ticari sır haline geldi. Bunlardan neden kaçılıyor, hesabı neden verilmiyor. 2002'de AKP şeffaflık diyordu. Bu zihniyet değişmediği sürece ekonomi, hukuk reformu olmaz.

24 SAAT EVİM GÖZLENİYORDU

Sene 2003'tü, davalar zinciri geleceği belliydi. İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu bana bakan yetkisi ile yurtdışına çıkış yasağı getirdi. 24 saat evim gözleniyordu.

44 YAŞINDA ER OLARAK ASKERE GÖNDERMEYE KALKTILAR

Hayatımla tehdit edildikten sonra yabancı dostlarım uyardı. Sana kumpaslar kuruluyor diye. Askerliğimi yaktılar. 44 yaşında er olarak askere göndermeye kalktılar.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ CEZA ALDI

Hala devletin içerisinde bazı çeteler, Fransa'da evime girdiler. Haneye tecavüz ettiler. Davadan ceza aldılar. Türkiye Cumhuriyeti devletine Fransa'daki evime girmekten ceza verdiler. Bu ayıp değil mi?

TÜRKİYE'DEN NASIL AYRILDI?

45 gün sonra avukatım Fransa'da olduğumu açıkladı. Tatile gitmiştim, buhar olmuştum.

Türkiye'den ayrılışını böyle anlattı:

YAĞMALANAN MALLARIN BEDELLERİ SON KURUŞUNA KADAR TAHSİS EDİLECEK

Günün belli bir bölümünü kendime ayırıyorum, gündemi takip ediyorum. Bazı ticari faaliyetlerim var. Davalarla uğraşıyorum. Kimse zanntemesin bu davalar bitti. Bana ve aile bireylerime yapılan haksızlıklar telafi edilecek. Alınan, çalınan, yağmalanan malların bedelleri son kuruşuna kadar tahisis edilecek.

9 MİLYAR DOLARA SATMADIK 4.5 MİLYAR DOLARA SATTILAR

Telsim, Hakan Uzan'ın eseridir. 9 milyar dolara satmadık, 4.5 milyar dolara sattılar. Kimler rüşvet aldı hepsini biliyorum. Yemedik, içmedik ülkemize yatırım yattık. 11 tane çimento fabrikası vardı, Limanları mı söyleyim. Her şeyi ile Türkiye'ye adanmış haksılığa uğrayan babam, ben ve kardeşim.

Berke Barajı'nın açılışında Devlet Bahçeli'nin yaptığı konuşma metnini bana bir gazeteci gönderdi. Bu barajı yok ettiler. Ben nasıl hukuka güveneceğim de Türkiye'ye döneceğim?

SUÇLAMALARI YAPANLAR İÇERİDE

Bankada bir kuruş usulsüzlük yok. Bütün suçlamaları yapan polis müdürleri, polisler sahte evraktan içeride. Mahkumiyetleri veren hakimler içeride. Bana biri 17-18 sene hapis cezası verdi. 

İLK DEFA UZAN AİLESİNDE DENENDİ

Ergenekon ve Balyoz kumpasları ilk defa Uzan ailesinde denendi. Haksızlık karşısında cinnet geçiriyorsunuz. Benim küçük kızım 2 aylıkken ceza mahkemesine verildi. Cumhurbaşkanı benim haberim yok diyemez. Telefi etmek onun sorumluluğundadır.

MAĞDURİYETLER ER YA DA GEÇ DÜZELTİLECEK

Hakkımda 40 küsür kesinleşmiş hapis cezası var. 24 sene ceza verdiler, davacının eşi mahkeme başkanı. Avrupa'da buna gülüyorlar. Hanefi Avcı kendi söylüyor, Anayasa Mahkemesi'ne gidip baskı yaptım dedi. Ama millet bunu değiştirecek, bunlar değişecek. Bugün Türkiye'de yargı bağımsızlığını askıya kaldırdılar. Bahçeli bu işe nasıl bakıyor bilmiyorum. Erdoğan'ın notu zaten ortada. Yargı reformu lafta kalır. Bunun Avrupa'ya şirin gözükmek için yapılmasının bir karşılığı somuta dönmediği sürece yok.

Türkiye'de bugün yargıya güven sıfırdır. Odatv'deki Barışlar, Müyessr hanım neden içeri girdiler?

İmar Bankası kumpasında insanlar senerlerce içeri yattı. Benim amcam 10 sene hiç alakası olmadığı halde içeride yattı. Mağduriyetler ne olacak? Bu mağduriyetleri bu millet er yada geç düzeltecektir.

HEDEF AVRUPA BİRLİĞİ

Türkiye'nin kendine belli hedefler koyması lazım. Avrupa Birliği'nin bir parçası olması lazım. Benim, Genç Parti'nin en büyük hedefi budur. Avrupa'nın hukuk sistemine baktığınızda hukuk sistemleri aynı. Medeni Kanunu İsviçre ve Fransa'dan alıyoruz. Sonra değiştire değiştire ortaya enteresan birşey çıkıyor.

Avrupa Birliği'nin normlarını alın, çevirin, mührü basın geçin. O zaman mahkemeler hakkıniyetle karar verecek. Zaten işleyeni var. Neden her tarafını bir daha bir daha değiştiriyoru. Alın size reform 3 ayda yaparsınız.

TÜRKİYE'YE NE ZAMAN DÖNECEK?

Türkiye'ye döneceğim, birgün adalet işeyecek, yeniden yargılama yolu açıldığı gün Türkiye'deyim. 60 yaşındayım, içeri girip 100 yaşında mı çıkacağım. İran'da da Humeyni için idam kararları vardı. Milyonlar döndürdü.

Aydın Doğan, Erdoğan için muhtar bile olamaz diye Hürriyet'te manşet attırdı. Bakın ne oldu? 

Bir gün bu kararlar değişecek.

ZEKERİYA ÖZ BENİ ÖLÜMLE TEHDİT ETTİ

Ben ölümle tehdit edilmesem Türkiye'den gitmeyecektim. Gittiğimde bir gün mahkumiyet kararı yoktu.

Zekari Öz beni ölümle tehdit etti. Suratıma söyledi. Birgün evde oturuyorum. Bir tane telefonum dinlendiğini biliyorum. Evde toplantı yapıyordum, Cem bey dedi. Ben emeniyetten arıyorum dedi. Sizi dedi savcı çağıracak... Bir dakika bir dakika avukatımı tesadüf yanımda avukatıma verdim, konuştu. Adliyeye gittik. En üst kata çıktık, kimse yok. Avukata sen giremezsin dediler. Zekeriye bey ve 2 savcı daha... Diğerlerini hatırlamıyorum. 

Benim yurtdışındaki davalarım, el konulan malvarlıklarım üzerinde gezdi konular. Levent Ersöz ile soru sordular. Jandarma karakolunda çekilmiş bir video gösterdiler. Bu siz misiniz dediler. Evet benim dedim. Bunun için çağırmışardı.

Bu davalarlar neden uğraşıyorsun, hayatını düşün dedi. Bunu 2-3 defa söyledi. O günler bunların esip, kükreyip içeri aldıkları Zekeriya Öz'ün imparator olduğu günler. Çoluğunu, çocuğunu düşün diyecekler. Elim ayağım boşaldı. Ben içeride 1.5 saat kaldım. Sorgu 3 dakika sürdü. Avulatımı içeri almadı. Tehdidin şahidi yok başka. Çıktım. Düşündükten sonra birkaç dostumu, yabancı kıymetli bir dostumu çağırdım. Telefonda konuşmadığım bir dostum. Bir gün sonra senin için Check Out etme vakti dedi. Ondan sonra Türkiye'den çıktım.

İşte o sözleri:

Hakan Uzan kardeşim Fransa'da. Genç Parti'nin Genel Başkanı Hakan Uzan, benimle birlikte. Babam hayatta, 87-88 yaşında.

Birgün Ali Samiyen'da maça gideceğim.

KOALİSYON TEKLİFLERİ GELMİŞTİ

Geçmişe dönüp onu yapsaydım, onu yapmanın üzülmenin anlamı yok. 2002'de partiyi de Türkiye'ye hizmet için kurdum. O gün 18 sene az daha az bir siyaset tecrübem vardı. O zaman olsa bir koalisyonun içerisinde olurdum. DYP'den, MHP'den koalisyon teklifi geldi. Biz aşarız diye düşünüyorduk, yine geçiyorduk da son bir haftada birşeyler çevirdiler.

CHP'NİN DEĞERLERİ TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR

Cumhur İttifakı'na daha uzak olduğumuzu söyleyebilirim. Devlet beyi tanırım, severim. CHP'nin ise bakışı, değerleri, Türkiye'nin sigortasıdır. İYİ Parti yeni birşeyler yapmaya çalışıyor. Önem verdiğim Saadet Partisi var. Sayın Babacan ve Davutoğlu'nun partilerinden birşey çıkacağını, toplumdan karşılık bulacağını zannetmiyorum. İktidarın kaılntıları. İktidarın hatalarının, yolsuzluklarının faturaları, Erdoğan ve AKP'ye çıkıyorsa Davutoğlu ve Babacan'a da çıkıyor.

TÜRKİYE'Yİ ÇOK ZOR EKONOMİK GÜNLER BEKLİYOR

AKP ve MHP'nin oyları düşüyor diyorlar. MHP de artık iktidar ortağı olmanın sonuçlarını ödüyor. 2002 istemeden bir değişime neden olduysam bundan sonraki seçimde bunu isteyerek yapacağız. Türkiye 2002'ye dönmüş durumda. Türkiye'yi çok zor ekonomik günler bekliyor.

TÜRKİYE GÜLMEYİ UNUTMUŞ

Ben çarşı pazarda dolaşıyorum. 3 gün önce Ankara'daydım, İstanbul'daydım, Kastamonu'daydım. Bir siyasi cadde, pazarı nasıl dolaşıyorsa öyle dolaşıyorum. Sizinle nasıl konuşuyorsam.Türkiye'den insanlar konuşmaya korkuyor. Caddeye çıkıyorsunuz bakıyorsunuz, salgından yok, ekonomik krizden. Dükkanların içi boş. Esnafla, müşteri ile sohbet ediyorum, durum öyle. İnsanlar korkunç bir baskı altında. Türkiye gülmeyi unutmuş. Eski İstanbul'dan, Türkiye'den fotoğraflar geliyor, insanlar fakirler ama gülüyorlar. Herkes ürkmüş vaziyette. Bu uzun süre sürdürülebilir birşey değildir. 

BİR YERDE PATLAR

Bakın bunun gibi ortamlar; Mısır uçtu gitti. Bakın Sovyetler Birliği puf uçtu gitti. Ekonomik kriz, baskı size köle gibi davranmaya zorlayabilir ama bir yerde patlar. Hazine ve Maliye Bakanı istifa etti 3 hafta oldu, imzalı mektubu var mı yok mu, adam nerede belli değil. 3 hafta, 3 ay kayboldunuz birgün ortaya çıkacak. Başka bir ülkeye mi gitti? Çıkacak ortaya. Bugün herkesin elinde telefon var. Bir parça konuşan kendisini hapiste buluyor.

ERDOĞAN ADAY OLAMIYOR

Türkiye'nin parlamenter sistemine kolay geçeceğini düşünmüyorum. Bundan sonraki seçimde Cumhurbaşkanı seçeceğiz. 2023'teki seçimlerde sayın Erdoğan aday olamıyor. Parlamento erken seçim kararı almazsa.

Erdoğan'ın en sıkıştığı yer orası, erken seçime gitse kazanamıyor, 2023'ü beklese aday olamıyor. 

Türkiye'de 18 senede kaç kere referanduma gitti? Vatandaş neye karar verildiğinden haberdar değildi. Bütün hesaplar bozuldu. Sonra en ufak bir depremde enkaza dönüşüyor.

SEÇİMLER İÇİN TARİH VERDİ

Seçimin 2023 senesinde ilkbaharda olacağını düşünüyorum. Erdoğan kendi yetkisi ile yarın seçime gidebilir. AKP İstanbul'da denedi. Allem ettiler, kallem ettiler seçimi yenilediler ne oldu? Kaybettiler. Seçimlerde Erdoğan'ın kazanacağını görmüyorum, onlar da görmüyordur.

ADAY OLMAK İSTERİM

Genç Parti'nin bir Cumhurbaşkanı adayı olacak. Benim hukuli durumunda bir değişiklik olursa aday olmak isterim. Ben olamıyorsam mutlaka birisi olacaktır. Bu olacak net. 2007 seçimlerinde Genç Parti yüzde 3.5 oy aldı. Tüm saldırılara rağmen. Genç Parti tabanı olan bir parti. Şırnak'ta, Van'da, Kars'ta, Edirne'de Antalya'da var.

MEDYAYA MI DÖNÜYOR?

Medyaya dönmem olabilir, uluslararası olabilir. Hayır da evet de demiyorum, bakacağız diyorum. Bazı çalışmalarım var. Medya alanında çalışmalarım var.

Türkiye'de medya kaldı mı ki medyayı değerlendireyim. Trajlara baktığımızda Hürriyet, Sabah bitmiş durumda. Sabah gazetesinin internet sitesini takip ediyorum, hükümetin resmi organı. Bunları vatandaşın takip ettiğini zannetmiyorum.

Türkiye'de her gencimiz ayrı bir yetenek, onlara inanmak lazım. Pırıl pırıl gençler var. Bunların çoğu benim iş hayatımdaki günlerimi hatırlamıyorlar bile.

TÜRKİYE'Yİ ÖNÜMÜZDEKİ BİR AYDA BEKLEYEN SÜRPRİZLER

Türkiye bu baskı zincirlerini kırmak zorunda. Bu zihniyet değişicek. Ya tepedekinin zihniyeti değişecek ya da tepedeki değişecek. 11 Aralık'taki Avrupa Birliği toplantısına dikkat. Oradan çok şeyler çıkabilir. NATO'nun yeni oluşumuna dikkat, Türkiye'yi NATO'da ekarte etmenin hazırlıkları yapılıyor. Biden'a dikkat. Bunlar da Türkiye'yi önümüzdeki bir ay bekleyen sürprizler.

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2020, 09:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER