CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ekonomik krizden çıkışın yolunu gösterdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kırıkkale'de Kanaat Önderleri Buluşması'nda ekonomik krize ve vatandaşın sorunlarına dair açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Sosyal devlet olmadan krizden çıkılmaz" dedi. Konuşmasının sonunda Kılıçdaroğlu salondakilere samimiyetle tüm soruları sorabileceklerini söyledi. İktidara seslenen Kılıçdaroğlu, "Esnafı dinlemeden sorunları nasıl çözeceksiniz?" diye sordu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ekonomik krizden çıkışın yolunu gösterdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kırıkkale'de Kanaat Önderleri Buluşması'nda konuştu, "Boğazınızdan haram lokma geçmediyse verilmeyecek hesabınız yoktur" dedi. Kılıçdaroğlu ekonomik krize karşı 4 ayaklı çözüm stratejisini önerisini paylaştı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle oldu:

Bu sorunları birlikte çözeceğiz. Elbirliği ile güçbirliği ile çözeceğiz. 

Kırıkkale'de gezerken ceplerim kağıtla doldu. Çocuğum üniversiteyi bitirdi işsiz. Şanlıurfa'dan geldim işssizim. Türkiye'nin her yerinde böyle.

10 milyonu aşkın işssiz var. Her alanda işsiz var. Hala babanın emekli aylığına bakıyor. Acaba oradan bana harçlık düşer mi?

Bir iktidarın başarısının temel ölçüsü izlediği ekonomik program ya da politika istihdam yaratıyor mu yaratmıyor mu? İstihdam yaratıyorsa başarılıdır, yaratmıyorsa başarısızdır. 

Bir iktidar futbol kulübü gibi tutulmaz. Siyasi partiler öyle değil. Verdiği hizmet milletin terazisinde tartılır. Başarılıysa yoluna devam eder.

10 milyonu aşkın işsiz Türkiye'nin felaketle karşı karşıya kalmasıdır. Üniversite mezunun işsiz olması daha büyük felaket. 

Hangi organize sanayi bölgesine gitsem Türkiye'de sanayicinin söylediği şu söz kulağımda küpe olarak duruyor: Nitelikli ara eleman bulamıyoruz.

Niye yok? Hangi gerekçesyle yok?

Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri kuracağız. Yatılı olacak. Primini devlet yatıracak. Üniversiteye gitmek istiyorsa izdüşümü bölüme artı puanla gidecek. Niye yapılmıyor? Teknoloji listelerini programı MEB ve sanayi bölgesi yönetimiyle müşterek yapılacak. 

Kıdem tazminatı ülkenin gündeminde bu haliyle duruyor. İktidar neden çözmüyor? Çözüm getiriyor, söylüyorum. İktidar olduktan sonra her şeyi ben bilirim derseniz başarılı olamazsınız. O zaman kendi atalarımızın geleneğini, akıl akıldan üstündür kuralını reddediyoruz demektir. Benim görmediğimi başkası görür, anlamadığımı başkası anlar. 

Siyasi tercih ekonomiyi döviz faiz eksenli yönetiyor. İkisi düşmüyor. Ya döviz artıyor ya faiz artıyor. Dövizi getirenlerle faizi getirenler aynı adamlar. Rant elde edenler aynı kesim. Bu eksende devlet yönetilemez. 

Faiz döviz ekseninden çıkacaksınız. Yatırım-istihdam eksenine döneceksiniz. Bir devlet para politikası ile yönetilemez. Yöneten devlet batmıştır.

83 milyon insan neden Londra'daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale gelsin. Yatırıma vermiyoruz, istihdama harcamıyoruz. Bu sistem yürümez böyle. Daha da derinleşir. Çözüm üretilmiyor. Sen bundan anlamazsın lafını bile kullanmıyoruz.

Devlette liyakat var, inancımızda da var. İşi ehline vereceksin. İşi ehline vermezsen yürümez. 

Avrupa'nın en büyük entegre tank-palet fabrikasını 1 kuruş bile almadan Katar'a verdiler. Ben giremem oraya, siz de giremezsiniz. Ama Katarlılar giriyor. Kendi vatandaşına yasak Katar ordusuna serbest. Hangi askeri sır? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ordusunun tank üretmesine engel oldular. 

Paradan para kazanan bir sistemi istemiyoruz. Elinde viski pardağı faize bakıyor. Yüksekse alıyor parasını. Elin oğlu eksi faizle para alırken biz dünyanın en yüksek faiziyle borç alıyoruz. 83 milyon hepimiz ödüyoruz. Oturup düşünmemiz yeni bir strateji üretmemiz lazım.

Gerilim istemiyoruz. Oturalım sorun nasıl çözülür konuşalım. Ekonomi Sosyal Konsey var. Rahmetli Ecevit kurdu. En son 5 Şubt 2009'da toplandı. Niye toplanmıyor? Orada çiftçi var, esnaf var... Masanın bir tarafına oturacak sorununu anlatacak. Bakan da var. Oturup konuşulacak. Benim derdimi çözeceksen önce gel beni dinle. Sonra sorunu çöz. Seni dinlemem ama kafama göre çözüm üretirim. Üretemiyorsun. 

Önümüzdeki seçimde iktidar olduğumuzda aldığınız kredilerin faizlerin tamamını sileceğim. Faiz faiz nereye kadar faiz. En değerli şey alın teridir. 

Gübre, fide, tohum, ilaç alıyorsun. Dolarla. Biz bunları niye üretmiyoruz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti gübre üretemez mi? 

Dört ayaklı bir strateji izlemek zorundayız:

1- Herkesin can ve mal güvenliği olacak. Hükümet eleştirilebilecek. Hükümeti eleştirdiğim zaman kimse kapıma gelmeyecek. Adalet aradığımda mahkemeye başvurabileceğim. O zaman yabancı sermaye de gelir.

2- Üreten bir Türkiye. Fabrikadan tutun üniversitedeki bilime kadar her alanda üretmemiz lazım. Katma değerli ürün üretmezseniz başarılı olamazsınız. Zorlu bir dönem çip üreteceğim 1 milyar dolar paraya ihtiyacım var dedi. Ben o dönem başbakan olsam verirdim. 

Farklı düşündü diye bir insanı üniversiteden atamazsınız, atmamalısınız. Kendi inancımız bilime en fazla değer veren inançtır. Sevgili peygamberimiz alimin ölümü alemin ölümü gibidir diyor. 

3 - Güçlü bir sosyal devlet inşaa etmek zorundayız. Herkesin karnının doyması lazım. Aile destekleri sigortasının gelmesi lazım. Her ailenin lütuf mantığıyla değil hak mantığıyla karnının doyrulması lazım. 

4- Sürdürülebilirlik. İşi ehline vereceksiniz. Devlet Planlama Teşkilatı kapatıldı. Rahmetli Turgut Özal'ın yetiştiği yer. Türkiye'nin en zeki çocuklarının yerleştiği yer. Yarınımız ne olacak bilmiyoruz. 

Asla umutsuzluğa kapılmayın. Nefes alıyorsak umudumuz var. Kavgadan kim yarar görmüş. Uzlaşarak bir araya gelerek bu işi en iyi kim yapar kararı siz vereceksiniz, ben değil... Siyaset zenginleşme aracı değildir.

Fakir fukaranın hakkını sormayıp da ne yapacağım? Siyasete atıldığım gün kendi mal varlığımı internet sitesine koydum. Karımın yüzüğüne kadar. Bütün hayatımı incelediler. Bulamazsınız. Boğazınızdan haram lokma geçmediyse verilmeyecek hesabınız yoktur. 

Niye Mısır'la kavga ettik? Suriye'ye girdik. Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırıp getirdik.gerçek milliyetçi ilan ettik. Rahmetli Ecevit gitti Kıbrıs'ı aldı. Hala eleştirilir. Öbürleri bayrağı aldı, kaçırdı. Kahraman ilan ettik. Ben bunu anlamıyorum. 

Birbirimizi iyi tanımamız lazım. İstediğiniz soruyu sorun. Buna kaç politıkacı cesaret eder bilmiyorum ama bu kardeşiniz cesaret eder.

***

Kılıçdaroğlu, Kırıkkale Toprak Mahallesi'nde esnafı ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

Kılıçdaroğlu, "Herkesin kazanacağı bir ortamı yaratmak zorundayız. Ama bizi Londra'daki tefecilere mahkum ederlerse bütün toplanan vergilerin yüzde 60'ını, 70'ini, 80'ini oradaki adamlara faiz olarak öderlerse memleket düzelmez" dedi.

Nalbur dükkanında bir esnafla sohbet ederek ikram edilen çayı içen Kılıçdaroğlu, kararlı olduğunu, kesinlikle ekonomiyi düzelteceklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, memlekette herkesin kazanması, herkesin huzur içinde evine gitmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

"Bu memleket zengin bir ülke. Bütün mesele, yarattığımız katma değeri hakça bölüşeceğiz. Sen de kazanacaksın, yanındaki fırıncı da kazanacak, yanındaki pastacı da kazanacak. Herkesin kazanacağı bir ortamı yaratmak zorundayız ama bizi Londra'daki tefecilere mahkum ederlerse bütün toplanan vergilerin yüzde 60'ını, 70'ini, 80'ini oradaki adamlara faiz olarak öderlerse memleket düzelmez.

Bunu bilmeniz lazım. Ben biliyorum, ben görüyorum, rakamı da görüyorum, olmaz. Devleti akılla yönetmek lazım, kavga ile değil. Devleti bilgi ile yönetmek, liyakatle yönetmek lazım. Devlet böyle yönetilirse çözülür, niye çözülmesin. Biz büyük bir ülkeyiz, güçlü bir ülkeyiz. İyi yetişmiş kadrolar var bu devlette, üniversite mezunu binlerce kişi var. Üniversiteden tutun bürokrasiye kadar ama bunların hepsi bir köşeye atılmış vaziyette. Bunları alıp yetiştirmek ve yönetim kadrolarına katmak lazım."

"VALLAHİ, BİLLAHİ YAPACAĞIM"

"Biraz da bizim kabahatimiz var" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı olarak da söylüyorum. Yani daha fazla vatandaşa gitmek, daha fazla konuşmak, daha fazla derdini dinlemek gerekiyordu. Biz bunu uzun yıllar belki ihmal ettik ama şimdi sizler ile bizler artık bir anlamda Türkiye'nin geleceğini oturup düşünmeye başladık. Ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız, Türkiye'yi nasıl büyütmeliyiz, nasıl saygın kılmalıyız, iç kavgaları nasıl bitirmeliyiz? Kavgayı aldık kan davasına dönüştürdük.

Artık bundan da Türkiye'mizin kurtulması lazım. Geçmişi bırakıp helalleşmemiz lazım. Ya arkadaş gelin biz hep beraber, bizim çoluk çocuğumuz var, bunlar aç kalacak, bunların karnını doyuralım. Dışarıya ihracatsa ihracat yapalım, üretimse üretim yapalım, herkes kazansın. Biz bunu yapacağız. Kararlıyım, vallahi billahi yapacağım. Yapacağız biz bunu ama desteği sizden istiyorum. Destek verdiğiniz takdirde."

"KIRIKKALE EMEKLİLER ŞEHRİ OLDU"

Kılıçdaroğlu, Kırıkkale'nin emekliler şehri haline geldiğini belirterek, "Eskiden Kırıkkale ne idi? Savunma sanayinin merkeziydi, silah sanayinin merkeziydi, barutun merkeziydi, silahın, teknolojinin merkeziydi, rafinerinin merkeziydi. Şimdi emekliler şehri oldu. Niçin oldu? Savunma sanayini niye daha büyütmedik? Daha büyütebilirdik, daha güçlü olabilirdik. Emekliye para vermezseniz nasıl gelip alışveriş yapacak?" ifadelerini kullandı.

Ziyaretleri sırasında "emeklilikte yaş şartına takılanlar" ile bir engelli annesinin sorunlarını da dinleyen Kılıçdaroğlu, her şeyin yoluna gireceğini, umutlarını yitirmemeleri gerektiğini kaydetti.

Yol kenarında simit satan seyyar satıcıyla da kısa süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, ikram edilen simidi aldı.

Güncelleme Tarihi: 25 Mart 2021, 15:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER