'Çok geç olmadan uygulanmalı'

Koronavirüsün tüm Türkiye’ye yayılmasını engellemek için çalışanların ve işletmelerin hakları gözetilerek kontrollü karantina uygulaması başlatılması için “chang.org” üzerinden imza kampanyası başlatıldı. İzalasyon önlemlerinin yeterli olmadığına dikkat çeken bilim insanları da “sokağa çıkma” veya “kontrollü karantina” uygulamasına geçilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Cumhuriyet'ten Sibel Bahçetepe'nin haberine göre; bilim insanları, “Böyle bir hızla arttığı zaman siz sadece test yaparak, pozitif olanların izole edilmesiyle başa çıkamazsınız. Çok fazla test yapıp hastayı bulacaksınız ve tecrit edeceksiniz, kimse ile ilişkisinin olmamasını sağlayacaksınız. Bu sokağa çıkma yasağıyla mı olur, başka şeyle mi olur ayrıca tartışılabilir” görüşünü dile getirdi. Bilim insanlarının değerlendirmeleri şöyle:

GEÇ KALINMAMALI

Prof. Dr. Murat Akova: (Hacettepe Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi) İnsanların birbiriyle temas etmesini engellemek lazım. Bunu sokağa çıkma yasağıyla da yaparsınız, çalışması zorunlu olan kişileri işyerinde birbirinden ayırarak da... Birtakım grupların toplumda belli hizmetlerin yürütülmesi için çalışmaları lazım. Herkesi eve kapatırsanız da o hizmetler yürümeyecetir. Onunla ilgili bir organizasyon yapılabilir. Örnekleri var. İngiltere ve Almanya yapıyor, örneklere bakılarak bir şey yapılabilir. Virüs bu denli hızlı yayılırken siz sadece test yaparak, pozitif olanların izole edilmesiyle bununla başa çıkamazsınız. Bunun için insanların birbiriyle temasını bir şekilde engellemek lazım. Onu yapmanın da en kolay yolu iş için dışarıya çıkması zorunlu olmayan kişileri eve kapatmak. Çin’de bu katı kurallar uygulandı. Şimdi İngiltere ve Almanya uyguluyor, ABD bazı eyaletlerde önlemler alıyor. Bir eşik değerini geçtiğiniz zaman ondan sonra çok zor hale geliyor durdurmak. Artık izole etseniz bile evlerinde hastalanıyorlar ve onları hastaneye yatırmak gerekiyor, hastaneler bunu kaldıramayacak hale geliyor. Yaygınlığı engellemek için bu tür önlemler mümkün olduğunca erken alınmalı.

SOKAĞA ÇIKMA ÇÖZÜM DEĞİL

Prof. Dr. Kayıhan Pala: (Bursa Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) İzalasyon önlemleri şu an yeterli değil. Biz epidemiyologlar salgın bilimi persfektifinden konuşmak durumundayız. Salgın biliminde sokağa çıkma diye bir şey yok. Daha iyi anlaşılsın diye ifade edecek olursak izalosyan, karantina ve tecrit var. Burada temel sorun sokağa çıkıp çıkmama olması değil, hastaların saptanmasına öncelik verilmemesi. Türkiye’de şu an kaç hasta var bilmiyoruz. Doğrulanmış olgu sayısını biliyoruz. Bir rakama göre Sağlık Bakanı 2 bin 500 vaka diyor. Dün (önceki akşam) akşam da Cumhurbaşkanı 8 bin 500 demiş. Dolayısıyla ilk yapılması gereken çok fazla sayıda tarama testi uygulanarak hastaların bulunması. Bunun ne önemi var. Hastayı bulacaksınız ve tecrit edeceksiniz, kimse ile ilişkisinin olmamasını sağlayacaksınız. Bu, sokağa çıkma yasağıyla mı olur, başka şeyle mi olur ayrıca tartışılabilir... Türkiye bence karantina aşamasını geçti ama bazı yerel alanları, grupları karantina altına almayı düşünebiliriz onun için de sağlıklı ile hasta konusunda bilgi sahibi olmalıyız. Ciddi izalasyon ve hasta olanların saptanıp onların tecrit edilmesi sağlanmalı.

İMZA KAMPANYASI

Yurttaşlar ise “change.org” sitesi üzerinden Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na çağrı amacıyla “3 haftalık kontrollü karantina uygulaması, hemen şimdi” diyerek imza kampanyası başlattı. Kısa süre içinde 25 bine ulaşan imza kampanyası metninde, koronavirüsün tüm Türkiye’ye kontrolsüz bir şekilde yayılmasını engellemek ve sağlık sisteminin verimli bir şekilde çalışabilmesi için daha fazla vakit kaybetmeden 3 hafta sürecek kontrollü bir zorunlu karantina uygulamasına geçilmesi vurgulandı. İmza metninde, “Bu sayede ülkemizi bugün İtalya’nın, İspanya’nın ve Fransa’nın içinde bulunduğu çok zor durumdan koruyabiliriz. Bu ülkelerin bugün yaşadıklarından ders çıkarmamız gerekiyor” denildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.