Depremzedeler yaşadıkları dehşet anlarını anlattı

Elazığ’da cuma akşamı meydana gelen depremden sonra enkaza dönen beş apartmanda arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam etti. Enkaz altında kalanların yakınları gece boyunca arama kurtarma çalışmalarını umutla bekledi. Depremde evleri zarar gören Elazığ halkı ise geceyi Yakup Kılıç Spor Salonu ile şehirdeki diğer misafirhanelerde geçirdi.

Geceyi güvende geçirmek için ailesiyle birlikte spor salonuna uyumaya gelen Şahin Yüksel, “Depremde evimizde ufak bir hasar oluştu. Ancak tedbir amaçlı buraya geldik. Uyumamız için bize battaniye verdiler. Geceyi burada geçireceğiz. Birkaç gün burada kalmayı düşünüyoruz. Tehlike geçene kadar burada olacağız” dedi.

Hürriyet'te yer alan habere göre, depremde evi hasar gören Bekir Çoban da deprem sonrası yaşadıklarını “Deprem olduktan sonra birkaç saat dışarda kaldık. Daha sonra evimize geçtik. Geceyi evde geçirdik. Bugün artçı deprem olunca çocuklar korkmaya, tedirgin olmaya başladı. Buraya geldik. Bir artçı deprem daha olunca daha çok panik oldular. Bir oğlum Çemişgezek’e gitti. Kızım da Malatya’ya gitti. Diğerleriyle birlikte geceyi spor salonunda geçireceğiz” diye anlattı. 

EŞİNİ VE ÇOCUĞUNU KAYBETTİ

Hüseyin Civelek, Elazığ depreminin yerle bir ettiği Dilek Apartmanı’nın dördüncü katındaki bir daireyi 2011’de satın aldı. Henüz taksitleri bitmemiş olan evleri depremde yıkıldı.

Eşi Ayşegül Civelek (45) ile Oğlu Muhammet Salih Civelek’i (9) depremde kaybetti: “Deprem başladığında salonda oturuyorduk. İlk artçıda koridora koştuk. İkinci büyük artçı gelince üzerimize kolonlar ve duvarlar yıkıldı. Çocuklarla ben kolonların altına düştük. Çocuklar anneleriyle benim aramda sıkışınca küçük oğlum fazla dayanamadı öldü. Küçük oğlum bağıra bağıra, ‘Baba kurtar, baba kurtar’ dedi.”

ÜZERİME BETON DÜŞTÜ

Mustafa Emir ile Kübra Çiçek kardeşler depremden kaçarken binanın ikinci katında beton enkazının altında kaldı. Yaklaşık bir saat sonra enkazın altından çıkarılan kardeşlerden Kübra Çiçek o anları, “Deprem olduğunda ilk başta biraz durduk. Daha sonra üçüncü kattan aşağı inmeye başladık. İkinci kata inerken üzerime beton düştü. Beton merdivenler ayağımı sıkıştırdı. Kardeşimin üzerine kapı düştü. O anda bilincimiz yerindeydi. Kardeşimin elini tutuyordum, dua ediyorduk. Ben bir saat enkazın altında kaldım. Kardeşim beş saat enkazın altında kaldı” sözleriyle aktardı.

Aydın Kahraman da depreme Dilek Apartmanı’nın ikinci katındaki dairesinde yakalandı: “Yatsı namazını kıldıktan sonra telefonda arkadaşımla konuşmaya başladım. O anda deprem başladı. Kızım ve yeğenim yanımdaydı. Engelli olduğum için onlara, ‘Kaçın’ dedim. Daha sonra deprem hafifledi. Salona gittim. Kapı boşluğunun arasında saklandım. Ayağımın üzerine beton düştü. Hiçbir şey yapamadan öyle üç saat bekledim. Üç saat sonra dışarıdaki oğlum bana seslendi. ‘Baba bağır’ dedi. Ben biraz bağırınca yerimi tespit ettiler. 5-10 dakika sonra oğlum yanıma gelip su getirdi. Daha sonra üzerimdeki betonu kaldırıp beni çıkardılar. Bu binalar 1988’de yapılmış. Aldık, sonradan pişman olduk. Deprem bizi öldürmedi. Bizi yanlış yapılan binalar öldürdü, yapılan hırsızlıklar bizi öldürdü.”

- Elazığ’ın Mustafapaşa Mahallesi’nde çöken Ayken Apartmanı’nda Serhat Aslan’ın eşi Halime Aslan, iki aylık kızı Rüya Aslan, 7 yaşındaki oğlu Miraç Ali Aslan, kayınvalidesi Ayşe Arifoğlu ile kayınpederi Mehmet Arifoğlu enkaz altında kalmıştı. Enkazdan cansız bedenleri çıkartılan 5 kişilik aile için dün Elazığ Kışla Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Serhat Aslan tabutların başında “İki aylık kuzum gitti. Ciğerim yanıyor. Beş canım gitti” diye feryat etti.

- Evleri hasar gören ve artçı sarsıntılardan tedirgin olan yüzlerce kişi geceyi Elazığ Yakup Kılıç Spor Salonu ile çeşitli misafirhanelerde geçirdi. Yakınlarını kaybedenler ise birbirlerini teselli etmeye çalıştı.

Anahtar Kelimeler:
ElazığDepremDepremzedeler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.