'Erdoğan'a aşığım' diyen Ethem Sancak'ın Fethullah Gülen'i de boş geçmediği ortaya çıktı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen iş adamı Ethem Sancak’ın FETÖ’nün medya yapılanmasında bulunan isimlerden Ekrem Tufan Aytav’ın 2013 yılında çıkan bir kitabında dikkat çeken ifadeler kullandığı ortaya çıktı.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, Sancak’ın Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen bir zirvede kendisini “Eski sosyalist yeni Müslüman” olarak tanımladığını belirterek, Sancak’ın 2013 yılında yayımlanan kitapta FETÖ elebaşı Gülen için ‘Hocaefendi’ tanımlaması yaparak “Kendimi bu harekete ait görüyorum” dediğini söyledi.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu’nun “Ethem Sancak nasıl Müslüman oldu?” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Hani kendisini “eski bir sosyalist, yeni bir Müslüman” diye tanıtıyordu ya. Acaba “Ethem Sancak nasıl Müslüman oldu” diye düşündüm. Hafızam beni yanıltmıyorsa bunu bir yerde anlatmıştı. Nerede mi? FETÖ’nün medyadaki tetikçilerinden Ekrem Tufan Aytav’ın 2013 sonunda çıkan “Aydınlık’tan Kaçanlar” kitabında.

Oral Çalışlar, Şahin Alpay, Halil Berktay, Gülay Göktürk, Büşra Ersanlı gibi isimlerin FETÖ’nün proje kitabına mermi olmayı kabul ettiği dosyada Ethem Sancak da vardı.

Sancak, “Döndün diye suçluyorlar seni, onu kabul etmiyorum. Arayıştan dönmedim ben. Benim özgürlük ve eşitlik arayışım hâlâ sürüyor. Ben çok şükür şimdi İslam öğretisinde görüyorum kendimi ve aradığım değerleri” diyerek çizgisini anlatmıştı.

Peki, nasıl dönüşmüştü?

Sancak’ın 2013 Kasımı’nda çıkan kitaptaki anlatımından okuyalım:

Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ABD’de ziyaret gittim. Gittiğimde kendisine dedim ki ‘Ben adalet ve özgürlük arayışı peşinde solcu oldum’ ve hakikaten öyleydik, öyle düşünüyorduk. Bana çok enteresan bir şey dedi, ‘Beni 72’de hapse attılar, yanı başımda hücrede solcu gençler vardı, onları gözledim, bunların içinde sahabe hayatı yaşayanlar vardı’ dedi. Sahabe hayatı yaşamak çok zor bir şey… Yani dürüst olmak, kanaatkâr olmak, yalan söylememek, baskıya boyun eğmemek, despotizme karşı hakkı savunmak, haklıyı savunmak. Mesela ben acayip şekilde sempati duydum bu objektif ve güzel değerlendirmeye. Çok saygınlık uyandırdı bende Hocaefendi. Biz Hocaefendi’nin dediği gibiydik, herkes bir değildi ama gerçekten bazılarımız öyleydi.”

Sancak, kitapta “ait olduğu hareketi” şöyle açıklıyordu:

“Başında Hocaefendi’nin bulunduğu hareketi ahlaklı Müslüman bireyi inşa etmek ve bunu bütün dünyaya yaymak ve örnekler oluşturarak insanlığı sürece çekmek noktasında fikri ve içtimai bir topluluk inşa etti. Kendimi bu harekete ait görüyorum.”

“Kendini bu harekete ait” olarak tanımlayan birinin kamuda çay ocağında bile çalışamadığını biliyoruz. Haliyle “devlet desteği” ile fabrika sahibi olan, ardından kendisine ülkenin savunma sanayiinin en kritik köşeleri teslim edilen Ethem Sancak’a birilerinin sorması gerekmiyor mu:

“Başında Hocaefendi’nin bulunduğu hareket” dediğinize ne zaman ait oldunuz, ne zaman vazgeçtiniz?

Herhalde birileri sormuştur!”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.