Erol Mütercimler'den canlı yayında bomba 'darbe' analizi!

Amerikan derin yapısının devlete ve Pentagon’a raporlar hazırlamakla ün yapan ve federal bütçe tarafından desteklenen RAND adlı "düşünce üretim merkezi"nin, “Türkiye’nin Milliyetçi Eğilimi: ABD-Türkiye Stratejik İlişkileri ve ABD Ordusu” başlıklı raporunda Türkiye'de darbe olabileceği iddiası yer aldı. 

Raporda, "TSK’nın orta düzeydeki rütbelilerinin mevcut komuta kademesinden memnun olmadıkları ve darbe yapabilecekleri" öne sürülmüştü.

13 yıl darbeler üzerine araştırma yaptığını belirten Erol Mütercimler, "15 Temmuz bir darbe değil, o bir kalkışma, o bir isyan ve o bir provaydı. Darbe nasıl olur? Türkiye'de Genelkurmay Başkanı'nı, Kara Kuvvetleri Komutanı'nı, işin içine katamadığın sürece bir darbe yapamazsın. Sivil toplum, halk işin içine katılırsa zaten ihtilal olur. Darbe olmaz ki... Orta haldeki subaylarla darbe girişimi olamaz. Generali, amirali olmadan olmaz" dedi.

Erol Mütercimler KRT Akşam Haberleri'nde Zafer Arapkirli'ye darbe iddialarını değerlendirdi. Mütercimler, "ABD'nin Ortadoğu'da yapmak istediklerini Türkiye'de karışıklık çıkararak yapılabilir miyiz, işimizi kolaylaştırabilir miyiz diye yapıyor olabilirler" dedi.

'ERGENEKON, BALYOZ GİBİ OPERASYONLAR MI HAZIRLANIYOR' 

Mütercimler, "RAND'ın raporu ve yandaşların darbe yazılarının akıllara yeniden 'bir Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlar mı hazırlanıyor, bunlara altyapı mı hazırlanıyor ki bu yazılar yazılıyor? Bir meşrutiyet sağlamaya mı çalışıyorlar' diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

'GENERAL, AMİRAL OLMADAN DARBE OLMAZ"

13 yıl darbeler üzerine araştırma yaptığını belirten Mütercimler, "15 Temmuz bir darbe değil, o bir kalkışma, o bir isyan ve o bir provaydı. Darbe nasıl olur? Türkiye'de Genelkurmay Başkanı'nı, Kara Kuvvetleri Komutanı'nı, işin içine katamadığını sürece bir darbe yapamazsın. Sivil toplum, halk işin içine katılırsa zaten ihtilal olur. Darbe olmaz ki... Orta haldeki subaylarla darbe girişimi olamaz. Generali, amirali olmadan olmaz" dedi.

"TAYYİP BEY TABANI TUTMAYA ÇALIŞIYOR"

Mütercimler KRT Akşam Haberleri'nde yaptığı açıklamalardan satırbaşları şöyle:

Bu içeride bazı meseleri susturmak, bastırmak için olabilir. Yeni bir Ergenekon, Balyoz sürecinin peşinde olunuyor olabilir. Siyaseten söylüyorum iç politika açısından iktidar çok sıkıştı ve artık iktidar şunu görüyor Türk siyasal yaşamında AKP'yi doğuran konjektür ortadan kalkmış olduğu için AKP siyasi ömrünü tamamlamıştır. Tayyip bey tabanı tutmaya çalışıyor. Tayyip bey bu cümleyi kuramayacağı için, bir ülkenin Cumhurbaşkanı darbe lafını ağzına alabilir mi? Bu Türkiye demokrasisi için utanılacak birşey zaten. Bu yazarlar yukarısının haberi, bilgisi, direktifi olmadan darbe lafını yazabilir mi? Örneğin Zafer Arapkirli ya da Erol Mütercimler söyleseydi bugün derimizden davul yapmışlardı bizim. 

"PARTİ DE TAYYİP BEY DE İNANILMAZ ERİYOR"

Yusuf Kaplan bunu yazıyorsa yukarıdan, MİT'ten bilgi almadan, Genelkurmay istihbarat'tan bilgi almadan, Emniyet İstihbarat'tan bilgi almadan kendi kendisine durup dururken ben böyle bit yazı yazayım... O yazdı, Cem yazdı, ben de bu kervana katılayım olur mu? Aynı gün gün yayınlanıyor yazılar, tuhaf yani. Benim tecrübelerim diyor ki bir merkez dedi ki bunu yazın. İç cepheyi tutmaya çalışıyorlar. İç cepheyi tutacağız ki... İnanılmaz eriyor parti, nasıl ayakta tutacaksınız? Tayyip beyin kendi oyları da eriyor. 2023'e kadar gidemezler bu şekilde. Savaş söylemi tutmadı. Darbe argümanını tepe tepe kullanacaklar. Generlkurmay Başkanı'nın, Kara Kuvvetleri Komutanı'nın NATO'cularla dirsek teması varsa hemen emekli etmeleri lazım. Ama diyorlarsa kalan Atatürkçü subayları temizleyelim, temizlemek için de böyle bir meşrutiyet sağlıyorlar. Bu da büyük sıkıntı çıkarır. 

İşte Mütercimler'in açıklamaları:

NE OLMUŞTU?

26’ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, katıldığı bir canlı yayında FETÖ’nün siyasi ayağına dair açıklamalar yapmıştı.

26 Haziran 2009'da Meclis'ten geçirilen torba yasadaki "asker kişilerin özel yetkili mahkemelerde yargılanması"na ilişkin maddeyi hatırlatan İlker Başbuğ, "26 Haziran 2009'da askeri şahısların, askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasa teklifi getiriliyor. Bunu kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın" demişti. İlgili değişiklik, FETÖ’nün TSK’daki karşıtlarını tasfiyesine ve 15 Temmuz darbesine uzanan kapıyı aralamıştı. İlker Başbuğ bir yıl önce çıkan “Ergenekon’dan Çıkış” kitabında da aynı yasal maddeden söz etmişti.

Ancak geçen ay İlker Başbuğ’un sözleri üzerine, devlet içindeki Pelikan yapılanması İlker Başbuğ’u hedef aldı.

Dün Pelikan yapılanmasına yakınlığı ile bilinen A Haber, İlker Başbuğ’un sözleri üzerinden “Vesayet odakları 1960 tipi darbe mi planlıyor” başlığı ile yayın yaptı.

Bugün de A Haber’in internet sitesinde konu taşındı.


Pelikan yapılanmasının FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmalarının üstünü “darbe” diyerek örtme hamlesi, bugün bazı yazarların köşelerinde de yer buldu.

Sabah yazarı Melih Altınok bugünkü, “Darbe söylentileri üzerine” başlıklı yazısında, “Son günlerde çeşitli mecralarda bir darbe söylentisi üzerine yorumlar yapılıyor... İddialar fısıltı gazetelerinde manşetler arasında. Bu iddialar içeride İlker Başbuğ'un ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun ‘siyasi ayak’ çıkışlarıyla ilişkilendiriliyor...” ifadelerini kullandı ve yazısının son bölümünde “Darbeye karşı uyanığız” dedi.

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan da, “Geliyorum diyen tehlike: Darbe!” başlıklı bir yazı kaleme aldı. “Darbeci Rand Şirketi’nin Türkiye Raporu’nda açık açık darbe çığırtkanlığı yapılıyor!” diye yazan Kaplan, “Yeni bir darbenin ayak sesleri her yerden işitiliyor!” diyerek yazısına son verdi.

Işıkçılar Cemaati’nin yayın organı Türkiye gazetecinin yazarı, Cem Küçük de, bugünkü köşesinde “Darbe imaları, hesap soracağız söylemeleri, AK Parti FETÖ’nün siyasi ayağıdır, ithamlarını sürdüren herkes kaybetmeye mahkûmdur” ifadelerini kullandı ve “Eğer cunta heveslileri varsa, 27 Mayıs’taki gibi hücre yapılanmasına gidenler varsa yargı zaten bunların yakasına yapışır” diyerek yazısını sonlandırdı.

Dün Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi de konuya ilişkin, “1- Kılıçdaroğlu ile İlker Başbuğ’un aynı merkez tarafından harekete geçirildiği düşünülüyor. 2- Ergenekon sürecinde FETÖ mağduru olan emekli askerlerin hazırlayacağı zemin üzerinden askeri vesayetin yeniden güçlenmek istediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. 3- En önemlisi ise FETÖ’nün siyasi ayağı tartışması üzerinden askeri vesayetin yeniden güç kazanmak için hamle yaptığı düşünülüyor” diye yazmıştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muzaffer Sarı 1 gün önce

Erol Mütercimler Gladyonun özel harbçilerin sözcüsü ve savunucusudur,söylediklerinin tersini anlayalım