Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in yok edilen gizli raporu

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, bugün yazısında FETÖ’nün kumpas mağdurlarından 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in peşine düştüğü raporu köşesine taşıdı. Erkin yazısını, “AKP, ABD'yle samimi bir şekilde hesaplaşacaksa buhar olan bu raporun üzerine gider ve milli ordunun kimler tarafından nasıl bozguna uğratıldığını ortaya çıkarır” şeklinde bitirdi.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in yok edilen gizli raporu

Aytunç Erkin'in yazısı şu şekilde;

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neden ABD Başkanı Biden'a ‘alt perdeden' yanıt verdiği, neden ‘kükremediği', ‘sayın' diye hitap ettiği gündemde! Şaşıranlar da var! Oysa tarih okuması yaptığınız zaman ve bunu ekonomi-politik üzerinden değerlendirdiğinizde şaşıracak bir durum yok…

Neden mi? 1952'de NATO'ya katılan Türkiye, ‘kıblesini' Amerika'ya çevirdi ve ‘anti-komünizm' üzerinden ittifakını netleştirdi. Yakın tarihle açalım… Bugün, Balyoz kumpasına uğrayan komutanlardan Özden Örnek'in ölüm yıldönümü. 2018'de kaybettik Örnek'i ve geride yığınla tespit, belge, rapor ve tanıklık bıraktı! rapor ‘Yerel güç' Fetullah'ın AKP ile ortak olduğu günlerde, 22 Şubat 2010'da gözaltına alındı, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı… Beraat etti!

Tarih 6 Eylül 2016… Emekli Deniz Kuvvetler Komutanı Oramiral Özden Örnek, Sözcü'den Özlem Gürses'e verdiği röportajda şu tespiti yaptı: “… Ben kuvvet komutanıyken, 2004 yılı Ocak ayında bir dosya geldi. Washington'da bir düşünce kuruluşunun tertiplediği seminerin kitapçığı. Konu, ‘Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika.' Bunların arasında Türkiye de var. Seminerin sonuç bildirgesi şu: ‘Bu ülkelerin tümünde bir rejim değişikliğine ihtiyaç var ve buna başlayalım.' İyi de nasıl olacak bu rejim değişikliği? Seminerde o da konuşulmuş; ‘Yerel güçleri kullanacağız' demişler. Türkiye'de kullanılacak ‘yerel güç'ün ne olduğu da açıkça ifade edilmiş ‘Fetullah Gülen Hareketi.' Bakın, yıl 2004. Her şey bu kadar açık. Ben bu kitapçığı görevdeki her makama bildirdim…” Özden Örnek'in şu cümlesinin altını çizelim: “… Ben bu kitapçığı (Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika) görevdeki her makama bildirdim…” Bildirdi de ne oldu?

ERDOĞAN'IN YOL HARİTASI

2004'ten sonra AKP-cemaat arasında ittifak yapıldı! Bunu bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan söylemedi mi?

4 Ağustos 2016'da Erdoğan, Olağanüstü Din Şurası'nda, Fetullahçıları şöyle anlatmıştı ve özeleştiri yapmıştı: “Hatta Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. Dedik ki ‘Bir ortak yanımız var.' Ama inanın bana aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapının aslında bambaşka niyetlerin, sinsi hesapların aleti, aracı, örtüsü olduğunu uzun süre görmedik, göremedik…” Bugün, Erdoğan'ın, Biden'a neden sert bir tavır alamadığını sormak şaşırtıcı! Neden, ABD'ye yaptırım kararı alamadığını tartışmak da anlamsız…

Çünkü, iktidar, zaman zaman karşı karşıya gelse de Amerika'yla ‘aynı menzilde' yürümenin yollarını arıyor. Soğuk Savaş döneminde ‘ileri karakol' görevi… 1980 sonrası sözde ‘stratejik ortak'… 2009'da Obama'nın cümlesiyle ‘Model ortak'… Erdoğan, geçen pazartesi günü yaptığı konuşmada ne dedi: “… Ancak bu durum, ortaya çıkan tablonun iki ülke ilişkileri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmıyor. Atılan bu adımla artık Türk-Amerikan ilişkileri, ‘model ortaklık' seviyesinin çok gerisine düşmüştür…”.

Ancak hemen ardından, “ABD'nin bu yanlış adımdan bir an önce dönmesini ümit ediyoruz” diyen Erdoğan, sözü Biden'la hazirandaki NATO zirvesinde yapacağı görüşmeye getirerek şu ifadeleri kullandı: “Tüm bu konuları yüz yüze değerlendirerek yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum. Muhatabımızla iki ülke ilişkilerini zehirleyen konuları bir kenara bırakarak artık bundan sonrasına yönelik nasıl adımlar atacağız, buna bakmamız gerekiyor.” Yol haritası belli… O zaman Özden Örnek'in peşinde düştüğü ve AKP'nin üzerine gitmediği bir rapora geçelim.

KAYBOLUN RAPORU BULUN!

Bir döneme damga vuran Fetullahçı hakim ve savcıların özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'ne indirdiği ‘Balyoz'un perde arkası hukuki anlamda aydınlanamadı! Tamam… Subaylar, avukatlar, 2010'dan bu yana davanın kumpas olduğunu kanıtladı… Tamam… Sahte deliller, üretilmiş CD'ler belirlendi… Ancak… Haziran 2019'da, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ayhan Memük'ün hazırladığı 56 sayfalık kabul edilen iddianamede 50 hakim-savcı hakkında çarpıcı tespitler var!

LEHTE RAPORU KA RAPOR KAYBETTİLER

İddianamede, Savcı Mehmet Berk, Savcı Bilal Bayraktar, Savcı Ali Haydar, Savcı Mehmet Ergül, Savcı Mehmet Murat Yönder ve Savcı Süleyman Pehlivan'ın ortak olarak işledikleri suçlardan birisi çok önemli. Önce okuyalım sonra önemine bakalım.

Savcılık şu tespitte bulunmuş: “… Birinci Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca gönderilen ve 24 Şubat 2010 tarihinde tutanak karşılığı teslim edilen iki bilirkişi raporundan birini, sanıklar lehine görüş belirten ve soruşturmada ilk bilirkişi raporu olma özelliğine sahip Ahmet Hakan Erdoğan tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporunu dosyaya koymadıkları, raporu yok ettikleri/kaybettikleri, akıbetini araştırmadıkları…”

Tarih 23 Mart 2011… Balyoz davasının 19. duruşmasında, Oramiral Özden Örnek, Yüzbaşı Hakan Erdoğan'ın peşine düştü. Örnek, avukat Hüseyin Ersöz'ün gündeme getirdiği iki askeri bilirkişi raporundan birinin soruşturma savcılarının görmezden geldiği iddialarıyla ilgili, “Adli rapor emanete dahi konmayan bu rapor sanki buharlaşıp uçtu. Bu rapor 19 Şubat 2010'da Jandarma Yüzbaşı Hakan Erdoğan tarafından rapor rapor gönderildi. Raporda, Balyoz belgelerinin 2007-2009 tarihleri arasında yaratıldığı ve 1. Ordu bilgisayarlarında bu belgelerin izinin Rapor bulunmadığını değerlendirmektedir” dedi.

SONUÇ: AKP, ABD'yle samimi bir şekilde hesaplaşacaksa buhar olan bu raporun üzerine gider ve milli ordunun kimler tarafından rapor nasıl bozguna uğratıldığını ortaya çıkarır

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER