Eski Japonya Başbakanından Türkiye itirafı

Japonya'da 11 Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında oluşan tsunami, Fukuşima Nükleer Santrali'nde radyoaktif sızıntıya neden olmuştu. Fukuşima felaketi sırasında başbakan olan Naoto Kan, o dönem Türkiye'ye gelip nükleer enerjiyi tavsiye ettiği için pişman olduğunu söyledi

Eski Japonya Başbakanından Türkiye itirafı

Japonya'da 11 Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında oluşan tsunami, Fukuşima Nükleer Santrali'nde radyoaktif sızıntıya neden olmuştu. Bölgede yaşayan on binlerce kişi sızıntı sonrası evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Felaketin 10. yılında eski Başbakan Junichiro Koizumi ile birlikte basın toplantısına katılan Kan, Japonya'nın Türkiye dahil diğer ülkelere sattığı nükleer santral projeleri hakkındaki soruya, "Başbakanlığım sırasında Fukuşima felaketinin henüz gerçekleşmediği bir dönemde Türkiye'ye gittim ve bu tür büyük satış toplantılarına katıldım. Türk yetkililere, eğer Türkiye nükleer enerjiyi getirmeyi düşünüyorsa bu teknolojiyi Japonya'dan almalarını rica ettim. Şu an bundan utanç duyuyorum. Bugün olsa bunu yapmam" şeklinde cevap verdi.

Fukuşima'dan sonra öğrendiği gerçekleri o gün bilse böyle bir satışta asla bulunmayacağını söyleyen Kan'a bir zamanlar hasmı olan bir diğer eski başbakan ve nükleer enerji karşıtı Junichiro Koizumi de destek çıktı.

Koizumi, Japon bakanlık yetkililerinin uzun yıllar nükleer enerji konusunda kendisi de dahil herkesi aldattığını iddia etti.

Fukuşima felaketinin üzerinden zaman geçtikten sonra şu an istifa etmiş olan eski Başbakan Şinzo Abe ile golf oynadıkları bir sırada onu Japon Ekonomi, Ticaret ve Endüstri Bakanlığı'nın (METI) nükleer enerji konusunda uyardığını hatırlatan Koizumi, "Doğruları söylemiyorlar. Nükleer enerjiyi 'güvenli, düşük maliyetli ve temiz' olarak sunup karbon emisyonuna karşı ideal çözümmüş gibi gösteriyorlar. Abe'ye 'Onların seni aldatmasına izin verme' dedim" şeklinde konuştu.

2013 yılında Türk hükümetinin Şinzo Abe hükümetiyle imzaladığı ve Japonya'nın Fransız Engie konsorsiyumuyla ortak geliştirdikleri Sinop nükleer santral projesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın fizibilite çalışmasına takılmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2019'da Japonya ziyareti öncesinde verdiği bir demeçte "Hem maliyet hem de takvim bakımından başlangıçtaki anlaşmayla uyum içinde olmayan bir tablo ile karşılaşıldığını" söylemiş ve projenin ilerlemediğini teyit etmişti.

Japonya'nın Tohoku depremi ve Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen sızıntıdan ders çıkarması gerektiğini kaydeden eski başbakanlar, nükleer güçten vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Kan, Japonya Başbakanı Suga Yoşihide'nin "2050'ye kadar net 0 karbon hedefi" politikasını eleştirerek, bunun, 2011 sonrası işletilmesi askıya alınan ülke geneli nükleer reaktörlerin yeniden başlatılmasının "bahanesi" olacağını savundu.

Yenilenebilir enerjiye geçişin önünde en büyük engelin yapısal olduğunu kaydeden Kan, şirketler, hükümete bağlı ajanslar ile akademisyenlerin Japonya'yı "nükleer güç köyü yapma" hedeflerinin bu engelin temelinde yattığını söyledi.

Kan, "Yeni tesislerin pahalı olduğunu ve nükleer atığın düzgünce tahliye edilemeyeceğinin farkındalar. Ancak halihazırda yolun bu şekilde sürdürülmesini isteyen üçüncü taraflar var." dedi.

Koizumi, "Japonya, güneş enerjisi, hidrogüç ve rüzgar gücü gibi oldukça fazla doğal kaynağa sahip. Neden daha pahalı ve daha az güvenli bir şeyi kullanmalıyız ki ?" sorusunu yöneltti.

Koizumi iktidardaki Liberal Demokrat Partiden 2001-2006'da 3 dönem, Kan ise 2010-2011 arasında dönemin Demokrat Partiden başbakanlık yapmıştı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER