‘Faizden uzak durun’ diyen Diyanet’in faizden elde ettiği gelir arttı!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, cuma günü Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde verdiği hutbede, “Tarih boyunca ekonomik hayatın en büyük sömürü ve zulüm araçlarından biri olan faiz felaketinden uzak duralım” dedi.

Kamu kurumu olan Diyanet’in bu ifadesine karşılık devletin ekonomi yönetimi borç ve faiz üzerine kurulu bir düzeni 17 yıldır takip ediyor. Son olarak inşaat sektörünün girdiği krizden müteahhitleri kurtarmak adına kamu bankaları konut kredisi faizlerini yüzde 0,99’a indirmiş, yurttaşlar 15 yıllık esaret kredilerine yönlendirilmişti.

Birgün gazetesinin haberine göre, konut kredileri borçlunun en disiplinli olduğu kredilerden olmasına rağmen bu kredilerde takibe düşen borçlar geçen yılın ağustos ayına göre yüzde 51 artmıştı. İnşaatçıları kurtarmak adına borçlanmanın ve faizin özendirilmesine ağzını açamayan Diyanet, “Faiz felaketinden uzak duralım” diyerek tartışma yarattı.

KONUTTA KREDİ BORCU DOLAR CİNSİNDEN 184 KAT ARTTI

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aylık verilerine göre haziran ayı itibariyle yurttaşların bankalara 70 milyar dolar tüketici kredisi borcu bulunuyor. Bu tutarın 31,4 milyar doları konut kredilerinden, 37,5 milyar doları ihtiyaç kredilerinden, 1 milyar doları ise taşıt kredilerinden oluşuyor. Yurttaşların pek çoğu bu kredileri ödemekte zorlanıyor.

Yine BDDK verilerine göre haziran ayında ödenemediği için takibe düşen tüketici kredisi borcu ise 2,2 milyar doları geçmiş durumda. Ancak yurttaşlar tüketici kredisini AKP döneminde öğrendi. AKP’den önce gerçek kişiler konut, taşıt veya ihtiyaçlarını banka kredileriyle değil, tasarruflarıyla karşılıyordu. 2003 yılına dönüp ihtiyaç kredilerinin ne boyutta olduğuna baktığımızda çarpıcı sonuçlar ortaya çıkıyor.

Buna göre bundan 16 yıl önce yurttaşların 2003 yılı haziranında toplam ihtiyaç kredisi borcu sadece 1,7 milyar dolar. Bu yıllarda yurttaşların konut ve taşıt almak için kullandığı banka kredisi ise neredeyse sıfır. Aynı dönemde konut kredisi borcu 179 milyon dolar, taşıt kredisi borcu ise 368 milyon dolar.

DIŞ BORCA ÖDENEN FAİZ REKOR KIRMIŞTI

AKP ekonomisinin en önemli özelliği ithalata ve tüketime dayanması oldu. Bu model yüksek düzeyde cari açıkla sürekli olarak borçlandı, borçlandıkça büyüdü. Bu modelin devam edebilmesinde küresel konjonktür de etkili olmuş özellikle 2008 küresel ekonomik krizinden sonra ABD Merkez Bankası Fed’in faizlerini sıfıra indirmesi Türkiye gibi çevre ülkelerin kolay borç bulabilmesini sağlamıştı.

AKP’nin iktidara geldiği yıl 129 milyar dolar olan dış borç 2018 sonunda 453 milyar dolara fırladı. Diğer yandan küresel iklimin avantajları da kaybolmaya başlayınca dünya genelinde faizler yükseldi. Yüksek borçluluğu yüzünden bundan en çok zarar gören ülkelerin başında ise Türkiye geldi. Türkiye’de özel kesim ve kamu kesimi 2018 yılında dış borcuna 13,6 milyar dolar faiz ödemesi yaptı. Dış borca ödenen faiz ise son dokuz yıldır 2015 dışında tüm yıllarda kesintisiz arttı.

İşte yıllara göre Türkiye’nin dış borcuna ödediği faiz ödemeleri;

- 2010: 8 milyar 733 milyon dolar
 
- 2011: 8 milyar 743 milyon dolar

- 2012: 9 milyar 343 milyon dolar

- 2013: 9 milyar 593 milyon dolar

- 2014: 9 milyar 682 milyon dolar

- 2015: 9 milyar 478 milyon dolar

- 2016: 10 milyar 101 milyon dolar

- 2017: 11 milyar 849 milyon dolar

- 2018: 13 milyar 660 milyon dolar (Cumhuriyet rekoru)

*Veriler Merkez Bankası’ndan derlenmiştir.

DEVLETİN ÖDEDİĞİ FAİZ DİYANET ÖDENEĞİNİ KATLIYOR
Böylece 2008-2009 krizinden sonraki dokuz yılda dış borca ödenen toplam faiz tam olarak 91 milyar 202 milyon dolara yükseldi. Başka bir ifadeyle dokuz yılda sadece dış borca ödenen faiz ile 3,5 adet İstanbul Havalimanı yaptırılabilirdi.

17 yıldır sürdürülen borç ekonomisi 2018’de çamura battı. Fed’in faizleri artırmasının ardından Türkiye ekonomisi resesyona girdi. Yurttaşın talep edecek gücü kalmadı, vergi sistemi ise KDV, ÖTV gibi harcama vergileri üzerine inşa edilen Türkiye’de hazine vergi toplayamıyor, bunun yerine borç alıyor. 2019’un ilk çeyreğinin sonunda 148,3 milyar dolar dış borcu bulunan hazinenin 2017 yılının aynı dönemindeki borcu 127,9 milyar dolardı. Böylece Hazine'nin dış borcu yüzde 15,7 arttı. Dahası ilgili dönemde dolar kuru lira karşısında yüzde 54 değer kazandı.

Borç yükü artan hazine bir tarafa son yıllarda ülke riski de artan Türkiye artık ucuz yoldan kredi bulamıyor ve ödediği faiz de artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, bu yılın ilk yedi ayında faize ödenen toplam tutar 58,4 milyar lira olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ise bu tutar 41,9 milyar liraydı. Diyanet’in bütün yıl boyunca aldığı ödenek ise yaklaşık 11 milyar lira.

VERGİ GECİKME FAİZİ DE ARTIRILDI

Diyanet yurttaşı faiz konusunda uyarırken, kamu maliyesinin nasıl işlediğinden ise habersiz görünüyor. Devlet geciken vergi alacağına da faiz uyguluyor. Üstelik bu faiz vadesi gelmiş vergi borçlarının ödenmediği durumda gecikme zammı adı altında bileşik faiz usulüyle uygulanıyor.

Öte yandan, son bir yılda gecikme faizine iki kere zam yapıldı. Son 1 yıl içinde gecikme faizi oranı yüzde 71 oranında artırıldı.

İşte gecikme faizinin son yıllardaki gelişmesi;

- 2010-2018 arası: Aylık yüzde 1,4

- 19 Ekim 2018- 1 Temmuz 2019 arası: Aylık yüzde 2

- 1 Temmuz’dan bugüne: Aylık yüzde 2,4

DİYANET DE FAİZ GELİRİ ELDE EDİYOR

Sayıştay’ın 2017 yılına ilişkin raporuna göre Diyanet İşleri Başkanlığı, 2017’de 514,1 milyon lira gelir elde etti. Raporda, Diyanet’in faiz gelirinin 256 bin 806 lira 46 kuruş olduğu belirtildi. Üstelik piyasa faiz oranlarının artmasıyla Diyanet’in faiz geliri de katlandı. 2015’te 197 bin TL faiz alan Diyanet, 2016’da bu gelir kalemini 255 bin 881 lira 37 kuruşa çıkardı.

Söz konusu faiz geliri kamuoyunda gündem olunca Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yazılı bir açıklamayla bu gelirin nereden elde edildiğini de açıkladı. Erbaş’a göre personele mevzuata aykırı olarak yapılan ödemeler geri toplanırken yasal faiz oranı bu tutara işletiliyor.

Erbaş’ın 2018 yılı sonunda konuya ilişkin yaptığı açıklama şu şekilde:

"Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bahse konu faiz geliri, personele yersiz (mevzuata aykırı olarak) ödenen paraların (aile yardımı, harcırah, ek ders vs.) kontrol-denetim sonucunda farkına varıldığında geriye alınması aşamasında faiziyle hazineye ödenmesi işlemidir.Bu durum 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun değişik 71'inci maddesi gereği ortaya çıkan, devletin bütün alacaklarında uyguladığı kanuni bir zorunluluktur."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.