Hazine ve Maliye Bakanlığı avukatı kumpas davalarını savundu

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki FETÖ yapılanmasına ilişkin ilk soruşturmayı başlatan ve bu yüzden FETÖ'nün hedefi olan eski Hava Kuvvetleri Başsavcısı Ahmet Zeki Üçok ile Hazine arasında çok ilginç gelişmeler yaşandı.

İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi, FETÖ kumpasıyla 3 yıl 3 ay hukuksuz biçimde hapis yatan Üçok'a hapiste yattığı her güne karşılık 232 Türk lirası olmak üzere toplam 280 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar vermişti. Davalı taraf olarak Maliye Hazinesi ise tazminat tutarını fazlı buldu. Ancak skandal Hazine adına duruşmalara katılan avukat Elif Kurt Çakır'ın dilekçesiyle ortaya çıktı. Avukat Çakır, "Ortada haksız, hukuka aykırı bir tutuklama işlemi yoktur… Kolluk kuvvetleri olayın oluş sırasındaki emarelerin varlığı doğrultusunda görevini yapmıştır. CMK'nın ihlali söz konusu değildir" iddiasında bulundu. Yani… Üçok'un tutuklanması ‘hukuka aykırı değilmiş!

Devamını Sözcü'den Aytunç Erkin bugünkü köşesinde şöyle anlattı:

"Hazine adına dilekçe veren avukat… 15 Temmuz sonrası tamamı FETÖ üyeliğinden tutuklanmış, haklarında dava açılmış, hüküm giymiş FETÖ üyesi soruşturma yürüten polisleri, iddianameyi düzenleyen, duruşmaya katılan savcıları, bilim dışı rapor düzenleyen Adli Tıp uzmanlarını, hukuk dışı karar veren ağır ceza hakimleri ile kararı onayan Yargıtay üyelerini savundu! Peki… Ahmet Zeki Üçok beraat etmedi mi? Etti!

Ahmet Zeki Üçok'u aradım ve daha ilk cümlesinde isyan vardı:

“Yazıklar olsun! FETÖ ile mücadelede geldiğimiz nokta bu mudur? Hazineden, yani FETÖ'nün devirmeye çalıştığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetinden maaş alan bir avukatın bu cümleleri yazmasının nasıl bir izahı olabilir?

Karısı, çocukları, kendisi FETÖ üyesi hainler tarafından helikopterden otomatik silahlar ile taranan, öldürülmeye çalışılan hazinemizin başında bulunan Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, FETÖ üyesi hainleri aklamaya çalışan bu avukatın yazdıklarına ne diyorsunuz? Biz devlet olarak bizi savunması için Elif Kurt Çakır gibilerine kalacak kadar mı acz içerisindeyiz.

Sayın Bakan, lütfen talimat verin FETÖ'yü aklayan, yaptıkları hukuksuzlukları yok sayan, pervasızca meydan okuyan ve sizin Bakanlığınız adına hazırlanıp sunulan istinaf dilekçesini geri çektirin. Başka gerekçeler içeren bir dilekçe sunun. Ama ne olur FETÖ'nü aklamaya çalışanlara ne bakanlığınız ne de devletimizin diğer kurumları içerisinde izin vermeyiniz.”

MÜYESSER YILDIZ'DAN BOMBA İDDİA: HAZIRLIK MI VAR?

Odatv'nin tutuklu yazarı Müyesser Yıldız'da yazısında şu ifadeleri kullandı:

15 Temmuz gecesi Ankara’nın bombalanmasında Akıncı’da ana merkez konumunda olan yerlerden birisi de 143. Filo’ydu.

İşte 22 Temmuz’da bu filonun odalarından 240 numaralı odada arama yapıldı. Ne bulunduysa el konuldu. Ancak gerek arama gerekse el koyma karar ve tutanaklarının dava dosyasında olmadığı öne sürüldü.

Bir başka iddia; bulgulara el koyan Ankara Terörle Mücadele (TEM) Şubesi, bunları uzun süre beklettikten sonra parmak izi ve kimlik tespitiyle ilgili uzmanlık raporu hazırlaması için Olay Yeri İnceleme Şubesi’ne gönderdi. Ancak herhangi bir “koli kapama” tutanağı düzenlenmedi. Bu teslim alan Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde ise “koli açma” tutanağı düzenlenirken, “teslim eden, teslim alan, hazırun” bölümleri boş bırakıldı, herhangi bir imza atılmadı.

Olay Yeri İnceleme Şubesi Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği tarafından 7 Eylül 2016’da 8 sayfadan oluşan “uzmanlık raporu”, 10 Eylül 2016’da 35 kişiyle ilgili 22 sayfadan oluşan bir tespit raporu tanzim edildi.

İlk raporda toplam 288 adet vücut izi tespit edildiği bildirildi.

Bulguların yer aldığı koli de aynı gün, 7 Eylül’de kapatılıp, yeniden TEM’e gönderildi. Bu defaki tutanakta, teslim edenin imzası yer alırken, teslim alan ve hazırun kısmı yine boş bırakıldı.

Peki kolide neler vardı, yani 240 numaralı odada neler bulunmuştu?

Kimlik kartı, cüzdan, kartvizit, cep telefonu, bazı haritalar, not kağıtları, kulüp kartı, isimsiz-imzasız bazı notlar...

Peki tüm incelemeler bittiği halde bunlar adli emanete ne zaman mı gönderildi? Tam 29 ay sonra, 28 Ocak 2019’da.

YİNE Mİ SEHVEN?

Konunun can alıcı kısmına, yani parmak izi tespit edilenlere gelelim.

Çoğu 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nde olduğu belirtilen ve yargılanan isimler.

Ancak 6 isim var ki, çok ilginç.

Önce ilk üçüne bakalım.

Eski Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan; 15 Temmuz gecesi Ankara’da değil, İzmir’deydi. Nitekim İzmir’de görülen darbe davasında yargılanıyor.

Eski Korgeneral Yılmaz Özkaya; soruşturma geçirdi ama tutuklanmadı. 2019’da emekli oldu.

Nejat Bilgin; 15 Temmuz’da Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvveti Komutanı’ydı. Yani o da Akıncı’da değildi. Bildiğim kadarıyla hakkında soruşturma açıldı ve emekli edildi.

Bu generallere ait parmak izlerinin, 15 Temmuz değil de daha öncesine ait olduğu varsayılabilir. Ya şu üç isme ne denir?

İlki, Hava Pilot Tümgeneral Ayhan Gümüş. 10 yıl önce Balyoz kumpasında tutuklandı, hapis yattı, sonrasında emekli oldu.

İkincisi; Bilgin Balanlı. Herhalde bilmeyen yoktur. 2011’de Harp Akademileri Komutanı iken birkaç ay sonra Hava Kuvvetleri Komutanı olmasına kesin gözüyle bakılırken, o da Balyoz kumpasında tutuklandı, 3 yıl hapis yattı. Tutuklanma gerekçelerinden biri, günümüzün etkili tarikatı haline gelen Menzil’in Eskişehir’deki Bilvanis Çiftliği’ni takip ettirdiği iddiasıydı.

Ve son isim; emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş. Uzun yıllar Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanlığı yapan Karakuş ne zaman emekli oldu, biliyor musunuz? Tam 15 yıl önce.

Ancak raporlara göre, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden dolayı Akıncı’da el konulan eşyaların birinde Ayhan Gümüş’ün sol orta parmağının, birinde Bilgin Balanlı’nın sol yüzük parmağının, birinde de Erdoğan Karakuş’un yine sol yüzük parmağının izi var!..

Avukatım kanalıyla soruşturdum; Bilgin Balanlı Akıncı Üssü’ne en son 2010’da bir uçak gösterisini izlemek için gitmiş.

Bu dikkat çekici gariplikler neye yorulur, bilemedim.

Sadece “FETÖ” dönemi değil, bugün de bol miktarda görülen bir başka “sehven” vakası mı?

Davaları sulandırıp, içinden çıkılamaz hale getirme faaliyetlerinden biri mi?

Yoksa, halen “Bal gibi de Balyoz darbe planı vardı.” diyenlerin ileriye yönelik bir hazırlığı mı?

Son ihtimalle ilgili olarak;

Balyoz kumpası davası beraatle sonuçlandığı halde 7 isim için yapılan itirazın 5 yıldır Yargıtay’da beklediğini, yani dosyanın açık tutulduğunu hatırlatsam,

Ayrıca geçmişte kumpas davaları canla başla savunan kimilerinin, şimdilerde o dönemde yargılananlar ile 15 Temmuz sanıkları arasındaki ilişkiyi araştırdığı yönünde iddialar olduğunu eklesem?!..

Sincan’dan açık cezaevindeki tüm dostlara kucak dolusu sevgiler… 

KRİTİK DAVA SONUÇLANDI

Kamuoyunda “Kozmik Oda” olarak bilinen soruşturma kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri personeline FETÖ üyelerince kumpas kurulduğu gerekçesiyle 3’ü tutuklu 82 sanık hakkında “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme”, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme”, “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” ve “iftira” suçlarından açılan dava sonuçlandı.  28 sanığa örgüt üyeliğinden 2- 10 yıl arasında hapis cezası verildi. Eski Genelkurmay Müşaviri Albay Muharrem Köse dahil 54 sanık beraat etti.

Gazeteci yazar Nihat Genç kararı şu şekilde değerlendirdi:

Eski Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse de beraat ettiğine göre, kapatın dükkanı, ya da bir gizli anlaşma mı var biz safların asla inanmak istemediği.

Ne demiştik suçları delilleriyle ortada FETÖ'cü katilleri, hiç bir suçu olmayan masum subaylar kadar bile içerde yatıramayacaklar, aynen, müebbetlik FETÖ'cüler salıverildi, hiç suçu olmayanları 6-7 sene yatırdılar!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.