Hukukçu Özveri milyonları ilgilendiren Kod-29 kararını değerlendirdi

İşveren, işten çıkarma yasağına rağmen emekçileri “Kod-29” olarak bilinen “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” gerekçesiyle işten atmayı sürdürürken, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), dün hem bu konuda yeni düzenleme yaptığını açıkladı.

Hukukçu Özveri milyonları ilgilendiren Kod-29 kararını değerlendirdi

“Bu konuda işverenin beyanı esas olduğu sürece, adı Kod-29, 50 olmuş fark etmez” diyen hukukçu Murat Özveri “İzin ve teminat modeli getirilmeli” dedi.

İşveren, işten çıkarma yasağına rağmen emekçileri “Kod-29” olarak bilinen “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” gerekçesiyle işten atmayı sürdürürken, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), dün hem bu konuda yeni düzenleme yaptığını açıkladı hem bu kodla işten çıkarılan kişi sayılarını verdi.

Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin “görevin kasten ve sürekli ihmali, mazeretsiz işe gelmemek” gibi maddelerin yanı sıra “cinsel taciz, küfür, hırsızlık, uyuşturucu madde kullanmak” gibi halleri de içerdiğini bildiren SGK, birbirinden farklı fesih nedenlerinin tamamının aynı kod (Kod-29) ile bildiriminin çalışma hayatında belirsizliklere yol açtığını belirtti. SGK, genelgede değişiklik yapılarak “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin” tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlendiğini kaydetti. 

ORTALAMA 15 BİN

Böylece birbirinden farklı fesih sebeplerinin farklı bildirim kodları ile yapılması sağlanarak, olası sorunların önüne geçileceğini savunan SGK, ayrıca işten çıkarma yasağını delmek amacıyla, şartlar yerine gelmeden Kod-29 kullanılarak çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı yönünde iddialar bulunduğunu dile getirdi.

Bu kodla işten atılan kişi sayısının 2018’de 233 bin 430, 2019’da 194 bin 524 ve 2020’de 176 bin 662 kişi olduğunu açıklayan SGK, şu vurguyu yaptı: “Fesih kısıtından önce aylık ortalama 17 bin çalışanın işten ayrılış nedeni Kod-29 olarak bildirilmiş iken, fesih kısıtından sonra aylık ortalama 15 bin kişidir.” 

"ARAŞTIRMA YAPILMADIĞI SÜRECE DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMAZ"

Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre, gelişmeleri değerlendiren ve “İşçi hırsızlık yaptı” diyen de işveren, “işe gelmedi” diyen de işveren. İşveren beyanı esas olduğu sürece adı Kod-29 olmuş, 30 olmuş, 50 olmuş fark etmez. Araştırma yapılmadığı sürece değişen bir şey olmaz” diyen Dr. Murat Özveri ise çözüm için “izin ve teminat modeli” getirilmesi gerektiğini söyledi. Özveri modelle ilgili şu bilgileri verdi:

İSPAT YÜKÜ OLSUN

“İşveren haklı fesih gerekçesiyle işçiyi çıkarmak istiyorsa iş mahkemesine ya da İŞKUR’a başvuracak ve belge sunacak. Oradan izin alacak. Tabii mahkeme ve İŞKUR kendisine sunulan belgelerle yetinmeyecek. İddialar doğru mu değil mi onlar da araştırma yapacak. Ayrıca işveren, işçinin kıdem ve ihbar tazminatını da teminat olarak oraya yatıracak. İşçinin açtığı dava sonuçlanana kadar teminat orada duracak. İşçi haklı çıkarsa bu teminatı alacak. İşveren haklı çıkarsa da iade edilecek. Bu iş işverenin keyfine bırakılmayacak. İşverenin keyfine bırakıldığı sürece istediğiniz kadar kodları parçalayın bir anlamı olmaz.”  

İşverenin teminat yatırmak zorunda kaldığında Kod-29’a kolay kolay başvuramayacağını dile getiren Özverin halen sadece bir tutanakla işçinin kapının önüne konulduğunu kaydetti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER