İlahiyatçı Talha Hakan Alp, 'deist' olduğunu açıkladı

Yeni Şafak gazetesinin eski yazarı ilahiyatçı Talha Hakan Alp, sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalar yaptı. Alp, “Tanrı’ya inanıyorum ama onu tanımlayabilecek, hakkında O şöyledir, böyledir diyecek hiçbir kesin inanç ve fikrim yok” diyerek Deist olduğunu açıkladı.

İlahiyatçı Talha Hakan Alp, 'deist' olduğunu açıkladı

Yeni Şafak gazetesinin eski yazarı ilahiyatçı Talha Hakan Alp, sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Alp, “Tanrı’ya inanıyorum ama onu tanımlayabilecek, hakkında O şöyledir, böyledir diyecek hiçbir kesin inanç ve fikrim yok” diyerek Deist olduğunu açıkladı.

İslam dini üzerine 15 ayrı kitap çalışması olan Talha Hakan Alp’ın bu açıklaması sosyal medyada şaşkınlık yarattı.

“Zorunlu açıklama” başlığıyla tweet serisi paylaşan Alp, “Epeydir açıklamak istediğim ama başta arkadaşlarımın uyarıları ve başka nedenlerle açıklayamadığım şahsımla ilgili bir gerçeği artık açıklamalıyım. Hayli zamandır inancımla ilgili kuşkularım var. Sebep ve detaylarına giremeyeceğim. Sorgulama ve arayıştayım” ifadelerini paylaştı.

Alp devamında ise şunları yazdı:

Gerek yakın çevrem gerek burada beni yakından takip edenler yaşadığım değişimin farkındadırlar. Değişimin boyutları hakkında fikir vermek için belirtmeliyim: Tanrı’ya inanıyorum ama onu tanımlayabilecek, hakkında O şöyledir, böyledir diyecek hiçbir kesin inanç ve fikrim yok.

Din ve peygamber inancı hakkında da sorgulamalarım sürüyor. Oturtamadığım birçok şey var ama burada bunları konuşursam tartışmaya yol açar, ne burada ne şimdi bunu yapmak istemiyorum.

İnancımdaki değişime paralel olarak gerek dünya görüşümde gerek yaşam tarzımda da gözle görünür biçimde değişim yaşadım. Sadece inanç değil, başından beri inanç üzerine temellendirdiğim ahlak anlayışımı da sorguluyorum. Şimdi burada bunları burada açıklamamın sebebine geliyorum.

Bana hoca gözüyle bakan arkadaşlar bunu bilirlerse onlar için de benim için de en doğrusu olur. Bunu yakın çevremde ifade ediyorum, buradan da ifade edeyim: ben hoca değilim, kendi çapında da olsa dinî bir kanaat önderi de değilim. Gerçek şifadır.

Gelelim verdiğim derslere. Derslerime inancımla ilgili son halimi yansıtmıyorum. Konuya profesyonel yaklaşıyorum. Metinde konuşulan, tartışılan neyse onu geleneksel konsepte sadık kalarak anlatmaya çalışıyorum. Bu işi iyi yaptığımı düşünen arkadaşlar derslerime devam edebilirler.

Aksini düşünenler zaten bırakırlar. Ama bu açıklamamdan sonra derslere devam edemeyecek olan arkadaşlara saygı duyarım, beni mazur görsünler, ben buyum. Benim için sevgi inancı aşar. Arkadaşlarımı ve karakterlerinden etkilendiğim tanıdıklarımı da gönülden seviyorum.

İslam dini üzerine 15 ayrı kitap çalışması bulunan Talha Hakan Alp’in “deist” olduğunu açıklaması sonrası, merak konusu oldu.

Talha Hakan Alp, 1973 İstanbul doğumlu.

İlköğreniminden sonra İsmailağa Cemaati’nin Kur’an Kursu’nda eğitim aldı.

Suriye ve Pakistan’da İslam üzerine eğitim aldı. Dâru’l-Hikme İlim Araştırma ve Kültür Merkezi kurucuları arasında yer aldı.

Rıhle Dergisi’nde düzenli olarak makaleleri yayımlandı.

Türkiye genelinde İslam üzerine konferans, seminer ve dersler verdi.

İSMAİLAĞA CEMAATİ’NDE NELER OLDU

Talha Hakan Alp, İsmailağa Cemaati’nde ders veren, konuşmalar yapan hocalarından biriydi.

Bazı açıklamaları İsmailağa Cemaati’nde tepkiyle karşılanmıştı.

İsmailağa Cemaati’nden “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, 8 Mart 2014 tarihli konuşmasında Talha Hakan Alp’in “rabıta” ile ilgili sözlerine karşı çıkmıştı.

Ünlü şunları söylemişti:

“Ben Mahmut Efendi’ye bağlıyım diyor. Allah’ın nuru bir zata yansıyormuş da, onun da aynası oluyormuş da, o aynadan da sen nur talep ediyorsun, bu rabıta uygun değildir ve sakıncalıdır diyor. Bak hoca efendi kardeşim sen istediğin rabıtayı yap istersen ölüm rabıtası yap, mezarda kendini düşün, beni alakadar etmez. Ben ayna rabıtasını bizzat efendi hazretlerinden dinlemiş adamım sen Nakşi tarikatından dedikten sonra bir de Mahmut efendiye de bağlıyım dedikten sonra benim efendim hayattayken sen kalkıp da sakıncalı diyemezsin. Bunu dediğin anda ben sana ehli sünnetten çıkmış demem ama yoldan çıkmış demem ama efendinin tarikatından bu rabıtayı inkar eden çıkmıştır derim çünkü efendi bunu duysa saatlerce vaaz eder. Allah isabetli anlayış nasip etsin döndürsün ben bir şey demiyorum. Esas burada anlatmak istediğim gaye nedir, bizim kurslarda ders veriyor, bizim cemaatler çağırıyor, Mahmut efendinin adamı ona bağlı diye çağrıldığı için sorun buradadır.”

“YETİŞTİĞİM ÇEVRE İSMAİLAĞA”

Kavga sürerken, Alp sosyal medya hesabından “Yetiştiğim çevre İsmailağa'dan sevdiğim üç güzel insan: Hızır efendi, İhsan efendi ve Bayram Ali…” mesajını paylaşmıştı.

İşte o mesaj:

SOMA FACİASINDA DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

Talha Hakan Alp’in Soma faciasının ardından yaptığı değerlendirmeler dikkat çekmişti.

Manisa ilinin Soma ilçesindeki kömür madeninde 13 Mayıs 2014'te çıkan yangın nedeniyle 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan faciayla ilgili 21 May 2014’te yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

“Holdingler pazarında görüyoruz insanlar asgari ücretle çalışıyor. İnsanın önce yaşam standardının dikkate alınması lazım. Sen kaç parayla hayatını insanca sürdürebilirsin kriter bu olması lazım. Bu hesap yapılmıyor. Asgari ücret, patronların daha çok ağırlığının olduğu bir denklemdir burası. Asgari ücret açlık sınırının altında. (…) Gaz maskeleri çalışmamış ve onlarca işçi canıyla ödedi bu gaz maskelerinin bedelini. Burada bir iş güvenliği var diyebilir misiniz?”

YENİ ŞAFAK YAZILARI

Talha Hakan Alp, Yeni Şafak gazetesinin eski yazarıydı.

Alp, 2012 yılının Aralık ayında Yeni şafak gazetesi yazılarına başladı.

Alp, “İnsanlık beşeriyete mi dönüyor?” başlıklı ilk yazısında, şunları yazmıştı:

“Artık kavramları, fikirleri konuşmak ya da tartışmak şöyle dursun, bunları dinlemeye bile tahammül edemez hale geldik. Acılarımız anlık, tepkilerimiz sunî ve yapay. Talebelerin uyuduğu sınıflar, konu biraz soyutlaşsa bağlamdan kopan dinleyiciler, yazarın dilinin ağırlığından şikayetçi okurlar, sofra başında katliam görüntülerini ağız şapırtısıyla izleyen televizyon seyircileri; hâsılı toplum olarak dehşet verici bir idrak ve his kaybı yaşıyoruz. Daha sığ düşünceler, nispeten karmaşık ama yapay imgeler ve sıradan duygulara gömüldükçe insanlığımız can çekişiyor, beşeriyete doğru geriliyoruz.”

Alp, 21 Mart 2013 tarihli yazısında ise hakikat üzerine uyarılarda bulunmuştu. Alp şunları yazmıştı: “Kariyer ve itibar telaşıyla hakikat karşısında dudaklarınız titremesin. Nam ve izzet için de olsa hakikat karşısında hesap yapmayın. Unutmayın, namınız da izzetiniz de eğer hakiki iseler değerlidirler. Hakikatin olmadığı bir yerde hakikilikten söz edilemez. Öyleyse izzeti hakikate rağmen değil, hakikate binaen arayın.”

Güncelleme Tarihi: 02 Nisan 2021, 15:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER