Kaftancıoğlu: Cumhurbaşkanı beni dilinden düşürmemekte haklı

Cumhuriyet gazetesine konuşan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arasında bir görüş ayrılığı olduğuna yönelik iddialara şöyle cevap verdi:

Atlasınlar. Türkiye'deki siyaset ne yazık ki böyle. İktidarı eleştirmenin maliyeti yüksek. Muhalefette sanki sorun varmış gibi göstererek muhalefeti kendilerince etkisizleştireceklerini zannediyorlar. Yeni nesil siyasette bugünkü iktidarın görmediği bir şey var, siz istediğiniz kadar dedikodularla, algılarla iş yaparsanız yapın, toplum artık hakikati arıyor, görüyor. Ekrem İmamoğlu'nun da benim de CHP'nin de halk için siyaset yapan herkesin tek bir ortak amacı var; topluma hizmet etmek. Siyaseti topluma hizmet aracı olarak görüyoruz. İnsanlar çıkarları çatıştığında kavga ederler. Bugünün iktidarının yaptığı gibi halk için değil de menfaat için siyaset yaparsanız, kavga etmeniz anlaşılır. İmamoğlu ile değil kavgam, fikirsel olarak ayrışmam bile mümkün değil. İmamoğlu İBB Başkanı olarak “16 milyon İstanbulluya nasıl hizmet ederim” diye çalışıyor. Ben de CHP İstanbul İl Başkanı olarak “16 milyon İstanbullu'ya nasıl ulaşırız, İstanbul'da yaptığımız gibi tüm Türkiye'ye nasıl nefes aldırırız” bunun derdindeyiz. İddiaların tümü safsata.

Kaftancıoğlu, Erdoğan'ın kendine yönelik eleştirileri hatırlatılınca şunları söyledi:

Kadından korkuyor. Sadece Canan Kaftancıoğlu meselesi değil, kadınların mücadelesinin, kendisini Saray’da ra hat oturtmayacağını biliyor. Çünkü çok iyi biliyor ki kadınlar özgürlük, eşitlik, adalet, hukuk ve barış demeye başlar ve ör gütlü mücadeleyi büyütürlerse kendisi gidecek. O yüzden be ni dilinden düşürmemekte haklı. Aslında hedef aldığı şahsım değil; kadınlar, demokrasi, laiklik, barış ve eşitlik.

"Belirli kesimlere verilen bir mesaj"

CHP İstanbul İl Başkanı, İçişleri Bakanlığı tarafından kendisine verilen korumaların geri çekilmesiyle ilgili olarak da yorumu yaptı:

Yanlıştan geri dönülürse devletin kurumları adına olumlu bir durum olur. Dönülmezse ne yazık ki benim sorunum olmaz. Ama bundan sonra devletin keyfiyetle yönetilememesi adına bizlere daha çok sorumluluk düştüğünü gösterir. Devlet yasalarla, kurallarla yönetilir. Bütün siyasi parti il başkanlarının koruma kararı kaldırılsa, hakkaniyet ve adalet olduğunu düşünürüz.  Devletin en üst noktasındaki kişi AKP genel başkanı, çıkıp bir kişiyi açıktan hedef gösterdiğinde, kendine iç işleri bakanı diyen benim bir türlü adını öğrenemediğim şahıs açıktan hedef gösterdiğinde, üzücü olan hakikatle ilgisi olmayan yalanlarla hedef gösterdiğinde, - ki devleti yönetenlerin, siyaset yapanların asla yalan söylememesi gerekir- bu hedef gösterilen kişiyi korumuyoruz dediğinde, bu aslında belirli kesimlere verilmiş bir mesajdır. Benden sonra İyi Parti İl Başkanı'nın koruması da alındı.  Şahsım adına korkutucu bir şey değil ama devletin işleyişindeki keyfiyeti göstermesi açısından üzücü bir durum. Eklemekte sakınca görmüyorum; koruma ordusu ile gezmeye alışmışlar halktan ve halkı için çalışanlardan korkuyor demektir. Ve unutmayın "Halkından korkan bir iktidar, mutlaka suç işliyor demektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.