Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Tasarruf yapacaksan Saray'ında yap

Kadın Muhtarlar Buluşması'nda ilk önce CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu konuştu. Kaftancıoğlu'dan sonra sahneye gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasında 'demokrasi' vurgusu yaptı. Programda son konuşmayı Kılıçdaroğlu yaptı. Kılıçdaroğlu konuşmasında insanların açlıktan ve soğuktan donarak öldüğünü söyledi. Açlıktan ölen Kübra bebeği hiç unutamadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu çikolata kutularında rüşvet alanların Büyükelçi atanmasının ülkenin şerefine, şanına leke sürdüğünü belirtti.

Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde yapılan “Kadın Muhtarlarımızı Dinliyoruz” programında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek İstanbul üniversitesinde öğrencilere verilen yemeklerin kaldırılması için 'Tasarruf sırası çocukların boğazına mı geldi? Tasarruf yapacaksan 'Saray'ında yap' dedi.

Kılıçdaroğlu, Kasım Süleymani'nin öldürülmesi hakkında açıklama yaptı ve "Şimdi orta doğuda yeni bir kanlı sayfa açılabilir" diyen Kılıçdaroğlu, "Benim isteğim Türkiye'nin orta doğu politikasını 180 derece değiştirip, barış eksenli bir çizgiye oturtması. Orta doğu bir bataklıktır. Bataklıktan çok tehlikeli sinyaller geliyor, bütün dünya diken üstünde. Bu konuda son derece dikkatli ve tutarlı bir politikaya ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

MAL VARLIĞI

Mal varlığı tartışmaları ile ilgili Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

Siyasete girecek kişinin temiz olması lazım. Siyaset kirliliği kabul etmez. Kirli olduğunuz andan itibaren başkaları sizin kirliliğinizi şantaj olarak kullanır.

Güçlü bir ülkenin lideri kalkıp da sizin ülkenizdeki bir siyasetçiye, "Senin mal varlığını araştıracağım" dediği andan itibaren, malvarlığı araştırılacak kişi "Araştırmazsan namertsin. Bu millete verilmeyecek hesabım yoktur" diyorsa onun alnından öpersiniz.

Bu tehdide ve şantaja karşı tek laf etmiyorsa oturup düşünmemiz lazım

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

MUHTARLARIN SORUNLARI

Kadın muhtarların sayısının artması lazım. Kadın siyasette ne kadar ağırlıklı olursa siyasetin dili o kadar güzelleşir. Her alanda olduğu gibi muhtarlık konusunda da hedef koyan tek partiyiz. Bu topraklarda, Anadolu'da yapılan ilk seçim muhtarlık seçimidir. Muhtarları demokrasinin temel taşı olarak görürüz.

Muhtarlık kanunu neden yok? Sizden isteğim, önünüze hangi partiden kim gelirse ilk şunu söyleyin: Neden bizim kanunumuzu çıkartmıyorsunuz?

Neden sizin birleşik oy pusulanız yok? Bu demokrasi mi Allah aşkına? Muhtarların bütünleyici bir yasası olması gerekiyor. 

Muhtarlara mutlaka bir büro görevlisi tahsis edilmeli. Siz bağımsız olmalısınız. Yasayla size bir büro görevlisi tahsis edilmek zorundadır, ücretinin de genel bütçeden karşılanması gerekiyor. Siz seçimle geldiniz, bugün bütün bakanlar atamayla geldi. Kimse onların arkasında halkın desteği var diyemez. Ama sizin arkanızda bir mahallenin, köyün idaresi var. 

Sizin neden bütçeniz yok? Emlak Vergisi'nden bir kısım muhtara bütçe olarak tahsis edilmeli. Bütçesi olması demek, o parayı istediği gibi harcayabilmesi demek değil. O bütçenin yasaya uygun harcanması lazım.

Bir mahallede kim fakir kim zengin bunu en iyi muhtar bilir. Sosyal yardımlar dağıtılacaksa ya muhtar aracılığıyla ya da muhtarın talebiyle dağıtılmalı. Muhtarı devre dışı bırakıp sosyal yardım yapılamaz. O siyasi olur. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. 

Türkiye Muhtarlar Birliği yasal olarak olmalı. Muhtarların sesini ben değil, sizin seçtiğiniz bir başka muhtar kürsüye çıkıp topluma aktarabilmeli.

EKONOMİ

Sosyal devlet fakirin yanında olan devlettir. Neden sosyal devlet diyoruz? Bir toplumda huzuru sağlamanın yolu sosyal devletten geçer. Eğer bir toplumda huzursuzluk, işsizlik varsa orada sosyal devlet anladığımız anlamda sosyal devlet demek değildir. Devlet vergiyi sosyal devlet için alır. Devlette liyakat, planlama kalmadı. 

Bugün 21. yüzyıl Türkiye'sinde 673 liranın altında geliri olan 8 milyon 647 bin 283 kişi. Bu parayla nasıl geçinilir? 2 bin liranın altında emekli aylığı alanların sayısı 6 milyon 850 bin 513 kişi. Israr etmeseydik emekliye ikramiyeyi o bile olmayacaktı. Bu insanlar nasıl geçinecek, pazara nasıl gidecek? 2019'un ilk 9 ayında elektrik borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 3 milyon 365 bin 734 kişi. Kışın ortasında elektrik borcunu ödeyemeyen aileyi düşünün. İşsiz sayımız 8 milyonu aştı. Neredeyse her evde bir işsiz var.

Bir ülke üretmeden büyümez. Alın teri dökmeden bir ülke büyümez. Dışarıdan saman getiriyoruz. 2 Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor. Dışarıdan mercimek getiriyoruz, niçin? İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır.

KANAL İSTANBUL

'Kanal İstanbul yapacağız' hangi parayla yapacaksın aç çocuğun karnını doyurdun mu, işsize iş buldun mu, çiftçiye destek verdin mi? İnsanların karnı aç. İnsana hizmet ediyorsan en değerli siyasetçi sensin. Birilerine hizmet ediyorsan o iş olmaz.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ

İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin yemeklerini kesiyorlar. Tasarruf yapacaksan Saray'ında yap. Üniversite öğrencisinin yemeğinden yapma!

Niye benim çocuğum işsiz, neden komşumun çocuğu aç yatıyor diye hepimizin sorması lazım. 

DIŞ POLİTİKA

İstanbul'da yaşayıp denizi görmeyenler var, Boğaz'ın ne olduğunu bilmeyen çocuklarımız var. İstanbul'un üzerine özel olarak titriyoruz. İstanbul'da büyük dramlar yaşanıyor. Bir Suriyeli gerçeği var. Suriyeli gettoları oluşmuş vaziyette. Bu dış politikanın kazananı kim diye sorun kendinize. Dış politikanın faturası ağır oldu. 

Şimdi İdlib'den 40 bin kişi geldi. 40 bin kişi daha gelecek. Bazıları 2 milyon kişi gelecek diyor. Suriye'nin petrol yataklarını kim ele geçirdi? Amerika ve Rusya oraya yerleşmedi mi? Taşeronluğunu bize yaptırdılar. Suriye'deki maşa Türkiye oldu.

Neden Libya'ya gidiyoruz? Fizan Libya'daki bir çöldür. Bizim askerlerimizin orada ne işi var? Evet orada bir sorun var, bu sorun çözülmeli. BM'ye gidersin, Barış Gücü'nü buraya gönder dersin.

Çikolata kutusunda rüşvet alan birini büyükelçi yaparsanız, o ülkenin vatandaşı size nasıl bakacak? Türkiye'nin itibarı ne olacak? Ben buna itiraz ediyorum.

KASIM SÜLEYMANİ

Kasım Süleymani öldürüldü. Orta doğu politikasında etkin bir kişiydi. Şimdi orta doğuda yeni bir kanlı sayfa açılabilir. Benim isteğim Türkiye'nin orta doğu politikasını 180 derece değiştirip, barış eksenli bir çizgiye oturtması. Orta doğu bir bataklıktır. Bataklıktan çok tehlikeli sinyaller geliyor, bütün dünya diken üstünde. Bu konuda son derece dikkatli ve tutarlı bir politikaya ihtiyacımız var. ABD'nin yaptığı yanlıştır. ABD'nin yaptığı diplomasiyi yok etmektir, çatışmaya zemin hazırlamaktır.

Kaftancıoğlu'nun yaptığı konuşma şu şekilde:

İstanbulumuzun gözbebeği olan 140 mahallemizde vatandaşlarımıza gözünün içi gibi bakan, halka hizmet etmek için dişini tırnağına takıp çalışan sevgili kadın muhtarlarımız, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 

Sosyal adalet ve toplumsal cinsiyet eşitliği gündemiyle gerçekleştirdiğimiz ve sizlerin çok değerli katkılarıyla zenginleştireceğiniz bu güzel buluşmaya katıldığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 

Bugün burada İstanbulumuzun olduğu gibi ülkemizin de en önemli gündem maddelerinden biri olan sosyal adalet ve toplumsal cinsiyet eşitliğini kadın ve yerel yönetimler perspektifinden konuşmayı ve ortaklaştırdığımız çözüm önerilerini Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki dönemde hep birlikte hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Özellikle son zamanlarda can yakıcı sonuçları olan sosyal adaletsizlik ve cinsiyet eşitsizliğinin demokrasinin temel taşı olan muhtarlarımızla konuşulması kadar, kadın muhtarlarımızla değerlendirilmesi de ayrıca bir öneme sahip. Demokrasinin yerelde ilk tecelli ettiği yer olan mahallelerimizde kamu otoritesi olarak halkla en yakın ilişkisi bulunan sizlerin tecrübe, tespit ve önerileri yerelde ve genelde siyaset yapan herkes için bir yol haritası olmalı. 

Muhtarlarımızın tecrübe ve önerileri, yerelde ve genelde iktidarı elinde bulunduranlar için halkın gerçek gündemlerine ortak olabilmenin ilk ve en önemli aracıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak muhtarlık makamının özellikle çok kültürlü, çok renkli, çok sesli  sınıf çatışmasının çok bariz yaşandığı İstanbul gibi bir metropol kentte çok daha kıymetli ve önemli olduğunun bilincindeyiz.

Mahallelerinizde yaptığınız çalışmaları dikkatle takip ettiğimiz gibi uzun ve kısa vadede yaşadığınız tüm sorunları çözüme kavuşturmayı da öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz.

Sizler, mahallelerinizde biri hasta olsa yardımına koşuyor, biri işsiz kalsa size geliyor; birinin derdi olsa yüzünden okuyorsunuz. Sizler, her bir ferdini tek tek tanıdığınız, her bir sokağını ezbere bildiğiniz, her bir evini kendi eviniz bellediğiniz mahallelerinizde halkın ilk umudusunuz, dert ortağısınız, çözüm odağısınız. 

Sizler halkın dertlerine çareler üreten, tüm sevinçlerine ortak olanlarsınız. Bu bağlamda İstanbulumuzun 968 muhtarı da birbirinden kıymetli olsa da siz kadın muhtarlarımızın yerinin ve öneminin şahsım adına apayrı olduğunu itiraf etmem gerekiyor.

2014’teki yerel seçimler sonucunda, Türkiye’de 50 bin 292 muhtarın sadece 674’ü kadındı. Bugün Türkiye’de toplam 50 bin 157 muhtarımızdan 1086'sı kadın.  Yani sayınızda 1,5 kata varan bir artış söz konusu olmuş. Bitlis, Muş, Sinop, Şanlıurfa dışında her ilimizde artık kadın muhtarlarımız var. Bunlar geçmiş seçimlere nazaran mutluluk verici gelişmeler olsa da daha  birlikte yapacak, birlikte alınacak çok mesafemiz var.

Sizlerin yapacağınız çalışma ve elde edeceğiniz başarılar önümüzde ki yerel seçimlerde rakamların ve oranların katlanarak artmasına vesile olacaktır. Bu şekilde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi adına biz kadınlara bu anlamıyla da çok sorumluluk düşüyor. Bu sorumlulukla da her birimiz bulunduğumuz yerde daha çok çalışacağız ve hep birlikte başaracağız. 
Sayısal olarak en çok kadın muhtarımızın İstanbul’da olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak son yerel seçimde İstanbul’da bir ilki daha yaşadık. Bir ilçemizde kadın muhtar sayımız erkek muhtar sayımızdan daha fazla. O da Kadıköy İlçesi. 21 mahallemizin 12 tanesi kadın muhtalarımıza emanet. 

Ve yine Zeytinburnu ilçemizin Telsiz Mahallesi Muhtarı Edanur Mentaş, 23 yaşında Türkiye’nin en genç kadın muhtarı. Kendisi de şu an aramızda. Hoş geldin Edanur. 

Kendisi ile alakalı bir röportaja denk geldim. Göreve gelmeden önce bazı çalışmaları yapmış. Diyor ki “Dini nikâhla yıllarca yaşadığı eşi tarafından terk edilmiş kadınlar mahallemde çok var. Kadınlarımız çok mağdur ediliyorlar, muhtarlık olarak bu konuda bir gelirimiz yok, ama bir kadın muhtar olarak elimden gelen desteği sağlıyorum.” Bu satırları gözlerim dolarak okurken Cumhuriyet sayesinde 1933 yılında Aydın’ın Çlin ilçesinde seçilen ve görevi boyunca kız kaçırma olaylarını önleyerek evlilik işlerini düzene sokan ilk kadın muhtarımız Gül Esin’i hatırladım. 

O gün Atatürk’ün açtığı yolda kadınları var eden cumhuriyet ve bugün o cumhuriyeti koruyacak olan yine biz kadınlar. 

Bu toplantıyı değerli ve anlamlı kılacak en önemli unsur sizleri dinleyen sizleri dinlemekle kalmayıp anlayan ve katacaklarınızla somut çıktılar elde ederek hayata geçirmek isteyen bir anlayışın bugün burada olması. Demokratik ve kollektif çözüm dediğimiz şey tam da bu aslında. Bu anlamda Türkiye’de hatta dünyada bu anlayışı temsil eden Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve İstanbul’u da bu anlayışla yöneten Ekrem İmamoğlu Başkanımıza da bu hususta bir kez daha teşekkür ediyorum.  

Sizlerin katacaklarıyla son derece verimli geçeceğine inandığım buluşmaya ev sahipliği yapıyor olmanın mutluluğu ile hepinize saygılar sunuyorum iyi toplantılar diliyorum.

EKREM İMAMOĞLU: DEMOKRASİYİ BİR NEFES OLARAK GÖRÜYORUM

Canan Kaftancıoğlu'ndan sonra konuşmasına başlayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: 

İstanbul'un sesini dinlemek istiyorsanız, 16 milyon İstanbullu'nun seçilmiş kişilerini dinlemek zorundasınız. Kadın muhtarların ağırlanması fikri çok değerli. Demokrasi, yerel demokrasi olmadan bir şehre huzurun gelmesi mümkün değil. Demokrasiyi bir nefes gibi görüyorum, özgürlüğün olmadığı bir ortamda yaşayamam. 

Ülkemizde sadece 50 muhtardan 1'i kadın. Çok düşük bir oran. Her noktada bu eşitsizlik söz konusu. Bütünüyle bu alanlarda, kadına hak ettiği idari yetkiyi vermediğimiz takdirde dünyanın hiçbir ülkesiyle rekabet edemeyiz."

Kadınlar muhtarlarla iş birliği yapıp o sorunların çözüme kavuşmasına kadar takipçi olan, yerel demokrasinin güçlendiğini hissediyorum. 

Belediye muhtarlık iş birliğini de üst seviyeye taşımamız lazım. Deneyimim bana yol gösteriyor. Daha işin başındayız. Daha güçlü hale getirmeye çalışıyoruz. Muhtarın ortaya koyduğu talebin çözüme kavuşturulup size bilgi vermesi, sizin de vatandaşa bilgi vermeniz şeklinde bir zincir hazırlıyoruz. Mekansal desteğimiz olacak. Muhtarlık yapmaktan keyif alacağınız bir hale getireceğiz. Hem ilçe belediyelerini teşvik edeceğiz onların müdahale edemedikleri yerlere müdahale ederek kampanya başlayacağız. 

Belediyenin bir çalışanının oturtarak muhtarlarımızın rahatlamasını sağlamıştık ilçemizde. Bunu inşallah bu pozitif ayrımcığı muhtarlarımızı sağlamak istiyoruz. İBB'de de kadın temsili konusunda ciddi adımlar atıyoruz. İBB tarihinde ilk kez Genel Sekreter Yardımcısı'nı kadın atamışız. Bu beni çok üzdü.

Kadın çalışana ihtiyaç var orada. Son 6 ayda çalışan ihtiyaçlarımızı temin ederken hiç olmadığı kadar yüzde 35'ler civarında kadın tercihinde bulunduk. Bu bir lütuf değil, eksikliği tamamlama çabası. Takdir edin diye demiyorum, takdir eşitliği sağlandığında edilir. Ortak çalışma kültürünü geliştirip kurumsallaştıracağız.   Kim gelirse gelsin aynı şeyi devam ettirmek zorunda olacağı bir biçime dönüştürmek istiyoruz. 
 
Kendinizi bu şehrin çok değerli yöneticileri olduğunuzu hissederek görevleriniz ortaya koyun. Vatandaşla en iç içe olan yöneticiler sizlersiniz. Bu talebimiz ciddidir, samimidir, kurumsallaşmanın gereğidir. Sizlerle birlikte çok güzel işler yapacağız. Her şeyin çok güzel olduğu bir İstanbul'u var edeceğiz.

Kadın Muhtarlar Buluşması'nda son konuşmayı CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yapıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.