Kılıçdaroğlu: Ne satış ne kiralama bunun adı peşkeştir

CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisini Grup Toplantısı'nda konuştu. Bu hafta CHP grup toplantısına yıllardır haklarını alamayan Uzel işçileri de katıldı, Kılıçdaroğlu'na Atatürk tablosu hediye edildi.

Konuşmasında Tank-palet fabrikasının özelleştirilmesine değinen Kılıçdaroğlu, "Tank palet fabrikasını kiralayacaksın karşılığında tek kuruş almayacaksın. Bunun adı peşkeştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir soygun düzeni böyle bir ahlaksızlık görülmemiştir" dedi."Harcadığın her kuruşun hesabını millete vermiyorsan siyaset yapmayacaksın kardeşim" diyen Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz şehit aileleri ve gaziler için para topladılar, o para nereye gitti? Yok. O vakfın adresi neresi? Yok. Telefonu kaç? Yok. Ben bu soruları sormazsam benim bu kürsüde ne işim var?" diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Çözmeyenler var ama biz çözeceğiz bunun sözünü veriyorum. Bizim makam, mevki, para, saray beklentimiz yoktur. Tek beklentimiz bu memlekette herkesin huzur içinde yaşaması.

Gönül şunu istiyor, bir yerde bir işçi haksızlığa uğradığında üç işçi sendikasının ortak çaba ile bu sorunu çözmek için mücadele etmesidir. Ama her biri ayrı telden çalıyorsa olmuyor. Hiçbir konfederasyon hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalıdır.

MÜMTAZ SOYSAL

Mümtaz Soysal'ı kaybettik... Binlerce öğrenci yetiştirdi, bir demokrasi, bilim abidesiydi. Mümtaz Hoca Türk akademik dünyasının yetiştirdiği mümtaz kişilerden biriydi. Allah'tan rahmet diliyoruz.

TANK PALET FABRİKASI

Mustafa Kemal'i anlamak farklı bir şeydir. Gardrop Atatürkçülüğünü anlamıyoruz biz. Mustafa Kemal demek üretim demektir, alın teri demektir. Mustafa Kemal demek genç bir Türkiye Cumhuriyeti'ni bütün dünyaya kabul ettirmek demektir. Mustafa Kemal demek kendi silah sanayini yabancı bir ülkeye peşkeş çekmemek demektir.
 
Bu kürsüden defalarca sordum; Değeri 20 milyar dolar... Avrupa'nın en büyük tank üretim merkezlerinden birisi. 25 yıllığına BMC Grubu'na, Katar ordusuna verdi. İhaleyi ne zaman nerede yaptın arkadaş? Bilmeye hakkımız var. O fabrikanın kuruluşunda benim vergim var. Yüzde 12 buçuk kar garantisi veriyorsun, yüzde 20 avans ödüyorsun. Kimin fabrikasını kime veriyorsun? 

Sen dürüst değilsin, samimi değilsin. Türk Telekom da aynı durumdaydı. 21 yıllığına 6 buçuk milyar dolara kiraladılar. Şimdi Erdoğan'a soruyorum, sen 25 yıllığına kiraladığın fabrika için kaç lira aldın? Hiçbir şey almadı. 5 kuruş dahi almadı. Erdoğan sana soruyorum, tüyü bitmemiş yetimin hakkı için... Ne satış ne kiralama bunun adı "peşkeş"tir. 0 bedelle bir fabrikayı birisine vermek. 

Devlet memurları da işçiler de onların emrinde olacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tarihinde böyle bir rezalet, böyle bir ahlaksızlık, böyle bir soygun görülmemiştir. 

Ak Partilinin de, MHP'linin de hakkını aramak bize düştü. Adaleti, dürüstlüğü, temiz siyaseti bu memlekete getireceğiz. Harcadığın her kuruşun hesabını millete vermiyorsan siyaset yapmayacaksın kardeşim.

15 Temmuz şehit aileleri ve gaziler için para topladılar, o para nereye gitti? O vakfın adresi neresi? Ben bu soruları sormazsam benim bu kürsüde ne işim var? Ben bu soruları sormazsam CHP Genel Başkanlığı'nda benim ne işim var?

EKONOMİ

Sayın Erdoğan diyor ki, "17 yılın sonunda özellikle istihdam konusunda büyük başarı sağladık" Ya Allah aşkına ben şimdi ne diyeyim... İşsiz kardeşlerime sesleniyorum; Ak Parti döneminde 15 istihdam paketi açtılar, 5 tane ekonomi reform paketi açıkladılar... Bir şey çıkmadı. Erdoğan'a tavsiye, paket açıklayacağına bir paket yapacaksın. Damadı paketleyeceksin, kapının önüne koyacaksın.

İşsizliğin olduğu yerde huzur olmaz. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Gerçek işsiz sayısı 8 milyon 112 bin kişi. Artık yeter dememiz lazım, oturup düşünmemiz lazım. Herkesin aşı olsun istiyoruz. 

Hapishaneler tıka basa dolu. Kayınpederi, dostu, parası olan dışarıda, gariban içeride. Kendini yakan var, kendisini asan, şimdi sıra toplu intihalara geldi. Toplumda huzur kalmadı, bir endişe var. Kişilerin toplumun huzurunu ve mutluluğunu devlet sağlamak zorunda. Kim mutlu arkadaşlar?

İşsizlik tam bir sosyal yaraya dönüştü. Bunların niyeti hepimizi açlık ve yoksullukla terbiye etmek. Onların karnı tok ama vatandaş perişan. Geçinemiyorum diyen milyonların olduğu bir ülkede huzur olur mu? 1000 liranın altında emekli aylığı alan 847 bin 643 kişi var. Bana söyler misiniz sarayda oturanlarda vicdan var mı? 8 milyon 647 bin 283 kişi ayda 673 liranın altında gelir elde ediyor. Hani kişi başı gelir 10 bin doları aşmıştı? Sarayda oturanlar onbinlerce dolar alacak, gariban işçiye 2020 lira vereceksiniz ve memlekette adalet var, huzur var diyeceksiniz.

Havuz medyasının köşe yazarlarına da sesleniyorum. Sizin bazı kaynaklarınızı, boğazınızdan akan haram lokmaları kestik, onu gayet iyi biliyorum. Sizin de bir vicdan muhasebesi yapma göreviniz var. Birileri yiyecek içecek birileri açlığa mahkum kalacak. Bu hangi kitapta var, hangi inançta var?

Türkiye'nin bağışıklık sistemi çöküyor. İşsizliğin, yoksulluğun bu noktada olduğu bir ülkede o ülkenin bağışıklık sistemi çöker. Erdoğan bunları düşünemez. Düşünme kapasitesi yok artık.

AİLE SİGORTASI

Yoksulluğu bitirmek değil, yoksulluğu kullanarak oy devşirme hesapları var. Ben onları bir lokmaya mecbur edeyim, bana oy versinler, ben de onların yoksulluğunu gidermeden götüreyim diyorlar. Buradan Türkiye'yi aile sigortasını getirerek çıkartacağız.

Emeklilik yaşı oldu 65. Kişi geldi 55 yaşına, patron "işine son" verdim diyor. İşsizlik sigortası bitince nasıl geçinecek? Aile sigortası onun gelir güvencesini sağlayacak. Sosyal devlet fakirin fukaranın yanında olan devlettir.

Umutsuzluğa kapılmayın, önümüze seçimler gelecek, oylarınızı düşünerek verin. Açıkça söyleyeyim, CHP'ye verin. Göreceksiniz bu fakirliği fukaralığı yok edeceğiz.

DIŞ POLİTİKA

Kim sana Suriye'ye gir dedi, kim seni yalnız bıraktı? Eğer ülkeyi yöneten kişi sürekli kandırılıyorsa dış politikayı yöneten egemen güçler olur. Bizim tarihimizde kendi topraklarını terör örgütüne teslim edip, türbe kaçırmak zorunda kalan sadece saray sosyetesidir.

ERDOĞAN'IN ABD ZİYARETİ

Trump "papazı bırakacaksın yoksa seni mahvederim" dedi. Papazı götürüp teslim etti. Söz nerede, şeref nerede, haysiyet nerede, adalet nerede? Nerede bunlar?

Mektup geldi neden iade etmedin? Milletimizi aşağılayan bir mektup. "Akıllı ol" diyor sana. Sen bunu nasıl hazmediyorsun? Bu milletin şanını şerefini kim koruyacak? Biz bunu yiyip yutmayız, bir CHP'yiz. Cevap dahi veremiyor. Senin mal varlığını ben de biliyorum, bütün dünya da biliyor. Korkma, otur adam gibi ona cevap ver, korkma.

Giderken mektubu götürecek. Çöp sepetindeydi, demek ki değilmiş. Sen cebinde mektup taşıyacak pozisyonda mısın? Oturduğun makamı biliyor musun sen? Çağıracaksın bizim büyükeçiyi Amerika'dan. "Bunu götür sahibine iade et" diyeceksin. "Elimizde malum mektup var. Bu mektubu ben sayın Trump'a takdim edeceğim" diyor. Takdim kavramı nedir? Takdim etmek bir üst makama arz etmek demektir. Baltayı taşa vurmak budur. Sizin şan ve şerefle hiçbir ilişkiniz yoktur. Senin bu memlekette yerin de yoktur faydan da yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.