Kokain görüntüleri çıkan AKP'li ismin şirket belgeleri ortaya çıktı

AKP'li Kürşat Ayvatoğlu’nun şirketleri ve Kastamonu Belediyesi’nde çalıştığı dönemde bulunduğu görevler ortaya çıktı. Kokain kullanırken çekilen görüntülerin Ayvatoğlu’nun Kastamonu Belediyesi'nde müdür olduğu dönemde kaydedildiği öğrenildi.

Kokain görüntüleri çıkan AKP'li ismin şirket belgeleri ortaya çıktı

Ankara'da, otomobilde kokain olduğu tahmin edilen uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Hamza Kürşat Ayvatoğlu, maddenin uyuşturucu madde olduğu ve arkadaşlarına da temin ettiğinin tespit edilmesi üzerine yeniden gözaltına alındı.

H. Kürşat Ayvatoğlu’nun sosyal medyada yer alan lüks araçlarla ve şatafatlı hayata dair fotoğrafları tepki çekti.

AKP'de “büro memuru” olarak çalıştığı söylenen ismin, yani maaşlı bir çalışanın, nasıl bu kadar zengin olduğu merak konusu oldu.

Odatv, H. Kürşat Ayvatoğlu’nun şirketlerini ve Kastamonu Belediyesi’nde çalıştığı dönemde bulunduğu görevleri araştırdı.

BELEDİYEYE “KAYNAKÇI” KADROSUNDAN GİRDİ

Odatv’nin Kastamonu Belediyesi kaynaklarından edindiği bilgilere göre; H. Kürşat Ayvatoğlu, 2014 yılında taşeron firma üzerinden belediyeye “kaynakçı” olarak girdi.

Girdikten kısa süre sonra da belediyede “özel kalem personeli” olarak görev yaptı.

Belediyede çalışırken, Kastamonu’daki Barutçuoğlu AVM’de bir pizzacı dükkanı açtı.

İŞTE ŞİRKET BELGELERİ

H. Kürşat Ayvatoğlu’nun resmi kayıtlarda yer alan, iki ayrı iş yeri bulunuyor.

İlk iş yeri, 20 Aralık 2016 yılında açtığı Barutçuoğlu AVM’deki pizzacı…

Bu pizzacıyı 28 Ağustos 2017’de kapattı.

Kapattıktan sonra da, 2017’nin Aralık ayında belediyede “Kültür ve Sosyal İşler Müdürü” yapıldı.

İkinci iş yeri, ifadesinde de altını çizdiği oto alım-satım işi…

Ayvatoğlu, Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'de verdiği ifadesinde, “AK Parti Genel Merkezinde büro görevlisi olarak çalışıyorum. Bu işten 3 bin TL maaş alıyorum. Ayrıca internet üzerinden yaptığım oto alım satım işinden de 30 bin TL kazanıyorum. Başka bir yerden gelirim yoktur” bilgisini verdi.

Odatv’nin ulaştığı oto alım-satımı yapılan ikinci işyeri, 8 Eylül 2020’de Ankara OSTİM’de kuruldu. Bu işyeri halen faaliyetini sürdürüyor.

İşte belgeler:

VİDEO ÇEKİLDİĞİNDE HANGİ GÖREVDEYDİ?

Merak konusu olan diğer bir konu ise H. Kürşat Ayvatoğlu’nun kokain olduğu belirtilen görüntülerinin çekildiği dönemde hangi görevde olduğu…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yayınlanan görüntülerdeki olayın 2018 yılına ait olduğunu kaydetti.

Ayvatoğlu’nun 2017 Aralık ayından 2019 Mart ayına kadar “Kültür ve Sosyal İşler Müdürü” görev yaptığı öğrenildi.

Bakan Soylu’nun verdiği 2018 bilgisinden yola çıkarak, Ayvatoğlu videonun çekildiği tarihte, Kastamonu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü idi.

CHP'Lİ MECLİS ÜYESİ YÜKSELİŞİ ANLATTI

Kastamonu Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Av. Özgür Ergülenoğlu  Ayvatoğlu’nun yükselişini şöyle anlattı:

“Birkaç gündür sosyal medya gündemini AKP Genel Merkez’inde büro personeli olarak çalıştığı kabul edilen Kürşat Ayvatoğlu meşgul etmektedir. Doğası, tarihi, kültürü ile ön plana çıkması gereken memleketimiz Kastamonu’nun lüks otomobillerde çekilen kokain haberleri ile, kumar masaları ile, yolsuzluk iddiaları ile anılması ne yazık ki bizleri çok üzmektedir.

Kokain çekme iddiaları ile ilgili olan durum Yargıya taşınmış olup, bu konu yetkili adli makamlarca soruşturulup çözülecektir. Hepimizin adaletin yerini bulacağına inancımız tamdır. Ancak bu noktada üzerinde durulması gereken konu liyakattir, alın teridir, kul hakkıdır. Araba pazarında beş liraya fotoğraf çeken, 2014 yılında Akp’nin Kastamonu Belediyesini kazanması ile birlikte belediyeye kaynakçı olarak giriş yapmış olan birinin hangi liyakat ve koşullar gözetilerek Kültür ve Turizm Müdürü yapıldığı ve sonrasında da lüks bir hayat yaşamasını sağlayacak ekonomik imkanlarla nasıl donatıldığı araştırılmalıdır.”

“BELEDİYE BU DÖNEMDE ZARARA UĞRADI MI”

“Bu kişinin çalıştığı dönemde müdahil olduğu ihalelerin, doğrudan teminlerin, 2014-2019 yılları arasında AKP Kastamonu Belediyesi tarafından yapılan arsa satış devir ve takas işlemlerinin teker teker araştırılması gerektiği kanaatindeyim” uyarısında bulunan CHP’li Özgür Ergülenoğlu, şunlara dikkat çekti:

“2020 Temmuz ayı Kastamonu Belediye Meclis Toplantısında 2014-2019 yılları arasında Kastamonu Belediyesi bünyesinde yapılan arsa satışı, arsa devri, arsa takasına konu tüm işlemlerin incelenmesini ve Kastamonu Belediyesi’nin bu dönemde zarara uğrayıp uğramadığının tespiti için Mecliste bir İnceleme Komisyonu kurulmasını talep etmişsek de bu talebimiz ne yazık ki mevcut Belediye Başkanımız tarafından kabul görmemiş, vermiş olduğumuz yazılı önergeye ise bu güne kadar herhangi bir cevap verilmemiştir.”

“SEÇİM KAZANILDIKTAN SONRA TÜM BU OLAYLARIN ÜSTÜ KAPATILDI”

MHP’nin de 2019 yerel seçim döneminde belediyedeki yolsuzlukları belgeleriyle gündeme getirdiğini ifade eden CHP’li Özgür Ergülenoğlu, şu çağrıyı yaptı:

“31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinden birkaç gün önce dönemin MHP İl Başkanı Yüksel Aydın söz konusu döneme ilişkin yolsuzluk iddialarıyla ilgili elinde olduğunu iddia ettiği belgelerle birlikte Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş, partisinin Belediye Başkanlığını kazandıktan sonra da bu yolsuzluk iddialarını inceleyip hesap soracaklarının sözünü vermiştir. Ancak seçim kazanıldıktan sonra tüm bu olayların üstü kapatılmış, MHP-AKP ittifakı nedeniyle hiçbir adım atılmamıştır.

Söz konusu iddialar tüyü bitmemiş yetimin hakkını, kamusal yararı ilgilendirmektedir. Kamusal yarar her iki partinin ittifakından da önemlidir. Yetkili makamları söz konusu dönemi araştırmaya ve aydınlatmaya davet ediyorum.”

ARAÇTAKİLERDEN İTİRAF

Kürşat Ayvatoğlu ile birlikte araçta olan dört kişinin de gözaltına alındığı ve gözaltına alınan kişilerin “kokain” itirafında bulunduğu belirtildi. Gözaltı işlemlerinin İzmir ve Ayvatoğlu’nun memleketi Kastamonu’da yapıldığı öğrenildi.

AÇIKLAMA YAPTI ÖZÜR DİLEDİ

Türkiye’nin konuştuğu Kürşat Ayvatoğlu ise sosyal medya hesabından ailesi aracılığıyla bir açıklama yaptı.

Suçun kabul eden Ayvatoğlu, “Tüm Türkiye’den ve davalarına zarar verdiğim AK Parti mensuplarından özür diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ayvatoğlu, ticaret yaparken avantaj sağlamak için AKP’ye yakın durmaya çalıştığını dile getirdi.

İşte o açıklamanın tamamı:

SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yazılı açıklama yaparak, yeni gözaltılar hakkında bilgi verdi:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli H.K.A hakkında yürütülen soruşturma kapsamında sosyal medyada paylaşılan videoda yanında bulunduğu tespit edilen diğer şüpheliler M.D., M.Y.M., D.O. ve U.K. hakkında başsavcılığımızca gözaltı talimatı verilmiş, şüphelilerden elde edilen bilgi ve yeni deliller çerçevesinde ise Hamza Kürşat Ayvatoğlu bugün sabah saatlerinde yeniden gözaltına alınarak hakkında TCK 188 ve devamı maddeleri kapsamında soruşturma genişletilmiştir. Başsavcılığımızca tüm şüpheliler hakkında gerekli dijital incelemelerin tamamlanması ve diğer şüphelilerin yakalanması için ayrıca kolluğa ek gözaltı talimatı verilmiştir. Soruşturma titizlikle devam etmektedir.”

AVUKAT YİĞİT GÖKÇEHAN KOÇOĞLU DEĞERLENDİRDİ

Ceza Hukuku Akademisi yöneticilerinden Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, gündemdeki “kokain soruşturmasını” değerlendirdi.

Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, araçta kokain değil “pudra şekeri” ile şaka yaptıklarını öne süren Kürşat Ayvatoğlu’nun ifadesinin hakim tarafından ciddiye alınmayacağını belirtti.

Yıllardır buna benzer dava ve soruşturmalarda yer aldığını belirten Avukat Koçoğlu, "Uyuşturucu söz konusu olduğunda taraflar pek çok savunma ileri sürüyor. 'İçtiğim kokain değildi pudra şekeriydi' savunmasını ilk kez duydum. Buna benzer akıl almaz savunmalar ileri sürülüyor. Örneğin, kendi evinde bir odasının tamamını düzenek haline getirmiş bir insan ‘satmıyorum, uygun fiyatlı oluyor diye kendime üretiyorum’ demişti. Yine arabasında hassas terazi ile yakalanan kişi 'alıcıyım, kazıklanmamak için tartıyorum' demişti” ifadelerini kullandı.

Ayvatoğlu’nun serbest bırakılmasının doğru bir karar olduğunun altını çizen Avukat Koçoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

“İlk gelen bilgilere göre TCK m. 191'deki şahsi kullanım söz konusu olacak. İki yıldan beş yıla kadar hapisle ceza söz konusu; ancak herhangi bir soruşturma/kovuşturma geçirmemiş şeklinde beyan var. O halde zaten kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecek yani dava bile açılmayacak. Savcılığın açıklamasında geçen TCK 190/2 de özendirme fiili. Hepimizin bildiği Ezhel, Khontkar yargılamaları. Ancak burada da paylaşımı yapan Ayvatoğlu değil. Bu yüzden bu suç da oluşmaz. Eğer temin etme var ise TCK 188/3’teki suçlamadır ve ücretsiz ücretsiz dahi veriyorsa bu temin etmeye girer bunun cezası 10 yıldan başlar.”

“PUDRA ŞEKERİ” YALANININ ARKASINDA NE VAR

Sosyal medyada uyuşturucu maddelerin karşılaştırıldığını ve kokainde daha fazla ceza verilmesi gerektiği tartışmasının yapıldığını sormamız üzerine ise Avukat Koçoğlu, “Kanunda ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde’ ifadesinin yer alır. Maddenin niteliğine bakılmaz. Bonzai, esrar, kokain, khat bitkisi vb. bunlar aynı kapsamda” yanıtını verdi.

Avukat Koçoğlu, “Kürşat Ayvatoğlu ifadesinde, görüntülerin iki yıl önceye ait olduğunu söyledi ve kokain olmadığını iddia etti. Yapılacak testlerle vücutta kokain olup olmadığı tespit edilebilir mi?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“6 ay önceye kadar olan kullanımlarda tespit yapılabiliyor, 6 aydan fazlası çıkmıyor. Arkadaşlarının kendisini satmayacağını düşünerek bu yalanı söylemiş olabilir.”

 Avukat Koçoğlu, soruşturmaya ilişkin tutuklamanın tedbir olduğunu, tüm delillerin toplandıktan sonra şüphelilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtti. Koçoğlu, tutuklamanın ceza gibi uygulanmasının doğru olmadığını altını çizdi.

 SOYLU’DAN AÇIKLAMA: DÖNEM DÖNEM KULLANIYORMUŞ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kürşat Ayvatoğlu'nun kokain kullanmaktan gözaltına alınmasına ilişkin Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuştu.

Soylu, uyuşturucu madde kullandığı için gözaltına alınan, ifadesi alındıktan sonra dün serbest bırakılan ve bugün bir kez daha gözaltına alınan Kürşat Ayvatoğlu’nun dönem dönem kokain kullandığı, arkadaşlarına satın alıp temin ettiği yönünde bulgulara eriştiklerini söyledi. Soylu, yayınlanan görüntülerdeki olayın 2018 yılına ait olduğunu kaydetti.

Saymaz’ın soruları ile Soylu’nun yanıtları şöyle:

-Kürşat Ayvatoğlu hakkındaki bulgular nelerdir?

Satıcılığı ile ilgili henüz bir bulgumuz yok. Dönem dönem kullanıyormuş. Arkadaşlarının ifadelerine göre bu bir yerden satın almış ve temin etmiş. Bu ifade yüzde yüz doğru olmayabilir. Arkadaşları da pudra şekeri gibi kendilerini aklamak istiyor.

-Görüntülerde nasıl ortaya çıktı?

Şöyle bir boyutu var: Birlikte kullandığı arkadaşlarıyla alacak verecek meseleleri var. Meselenin içerisine şantaj girince kamuoyuna veriliyor.

Dört mesele var burada: Bir, kullanıcılık var. İki, özendirme mi yapılıyor? Üç, yoksa şantaj olarak mı piyasaya sürdüler? Dördüncüsü de temin. Dördünden biri veya birkaçı.

-AK Parti’ye nasıl girmiş?

Şunu söyleyeyim: Sizin yanınızda çalışan birisi eroin kullanırsa suçlu siz mi olacaksınız? Peki, gazetenizde kullanan biri olsa suçlu siz mi olacaksınız? Mesele belli olur olmaz devlet gereğini yerine getirdi mi? Getirdi. Gözaltına alındı. Mahkemeye çıktı. Mahkeme adli kontrol kararı verdi. Sonra diğerleri gözaltına alındı. O, “Ben kullanmadım” dedi. Bu başka bir şey dedi. Şeker diyebilir, pudra şekeri diyebilir, isterse kahve ve kolonya diyebilir, ne derse desin, umurumuzda değil. Bizim görevimiz ne? İşin doğrusunu bulmak. Diğer dört kişiyi de gözaltına aldı arkadaşlarımız.

“GÖREVİM İCABIYLA BİR ÇOK MAHREM BİLGİYE SAHİBİM…”

-Kumar oynuyor. Araba alıp satıyor. Kokain kullanıyor. Büro çalışanı maaşıyla bunları yapamaz. Bu paranın suyu nereden geliyor? Bir tespitiniz oldu mu?

Eğer haksız bir kazanç varsa mahkeme orada, hukuk orada. Burada başka bir iş mi yapıyor? Ya da daha önce yaptı mı? Derinlemesine değerlendirmenin yapılmadığı bir yerde hüküm ortaya koymak çok yanlış olur. Hiçbir şey gizli kalmaz.

Ama bunun partiyle ne ilgisi var? Netice itibarıyla partinin çalışanları var. Bu yapılarla karşılaştığımız zaman kendi kurumlarımızda da gereğini yerine getiriyoruz. Anladığım kadarıyla bu mesele siyasallaştırılmak isteniyor. “Buradan siyasal sonuç elde edebilir miyim?” deniliyor. Özellikle bazı milletvekilleri yapıyor. Onlara acıyorum. Ben kamuoyunda çok şey bilen bir adamım. Ama dikkat edersiniz bu tip meselelerde hiç konuşmam. Bugün sadece bir partinin çalışanı üzerinden ve hiçbirimizin tahammül ve müsaade etmeyeceği, gereğini yapmaktan çekinmeyeceğimiz bir mesele ile ilgili tepiniyorlar.

Ama başka bir şey daha ifade edeyim. O tweet atanları görüyorum. Bazı milletvekillerini görüyorum. Meseleyi bu noktaya taşımak son derece ayıp.

Bunu parti bilse gereğini yerine getirirdi. Bildiği andan itibaren de getirdi. Güvenlik güçleri ve hukuk yerine getirdi mi? Getirdi. Görevim icabıyla bir çok mahrem bilgiye sahibim, doğru mu? Bu meseleyi milletvekili olup da paylaşanlarla ilgili sadece üzülüyorum. Allah muhafaza, en yakınlarında böyle bir şey çıkarsa ne diyeceğiz? O kişiyi mi sorgulayacağız?

“MUHALİF MİLLETVEKİLLERİNİN SEVİNDİRİK ŞEKİLDE BU MESELEYİ PAYLAŞMASI AYIPTIR”

-Bu kişinin sizinle fotoğrafı çıktı. Ne diyorsunuz?

Ben dün dayımı ziyarete gittim Samsun’da. Sabahleyin Çakallı’da kahvaltı yaptım. Tanımadığım, bilmediğim onlarca insanla fotoğraf çektirdim. Allah’ınızı severseniz kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz? Partiye gitmişim, genel merkeze, genel merkezde benimle fotoğraf çektirmiş. Ben bu işlerin hiçbir karşılığının olduğunu düşünmüyorum. Herkes çektirebilir. Siz çektirmiyor musunuz? Kimle çektirdiğinizi biliyor musunuz? Adam bugün sizinle fotoğraf çektirir, yarın cinnet geçirir, adam öldürür, sorumlusu siz misiniz? Veya adam geçmişte bir iş yapmıştır, GBT (Genişletilmiş Bilgi Taraması) mi alacağız fotoğraf çektirmeden önce?

Biz burnu büyüklük yapmıyoruz. Vatandaşımız geliyor, “Fotoğraf çektirebilir miyiz?” diyor, “Buyurun” diyoruz. “Hayır, çektirmem” desek karşılığı ne olacak? Siyasetçi değil, topluma mal olmuş insanların yüzde 99’u bunu diyemez. “Prensibim değildir, çektirmiyorum” diyeni görmedim. Netice itibariyle insanlar ne istiyor? Para pul istemiyor. Bir tane fotoğraf çektirmek istiyorlar, çektiriyoruz.

Çektirdiğimiz fotoğrafa bakmasınlar. Ya da fotoğraf çektirenlere bakmasınlar. Yaptığımız işe baksınlar. Biz ne yapmışız? Cumhuriyet tarihinde uyuşturucu ile ilgili en büyük operasyonların yapıldığı dönemdeyiz. Sadece bu ayın bir haftasında 4600 kişi uyuşturucu satıcılığından alındı. Şu anda 80 bin kişi uyuşturucu satıcılığından cezaevinde. Az bir rakam mı? Tek kişi çıksın desin ki “Türkiye’de uyuşturucu ile mücadeleyi hükümet yerine getirmiyor.” Bir tek kişi çıksın ya!

Daha bu sabah 2 bin litre asetik andhidrit yakaladık. Bir ton eroin yapıyor. Geçen hafta 7.5 ton yakalandı. Bonzaisinden esrarına kadar bütün narkotik birimlerimiz olağanüstü mücadele ortaya koyuyor. Hala birtakım muhalif milletvekillerinin sevindirik şekilde bu meseleyi paylaşması ayıptır.

Burada yapılması gereken şudur. Elbette çürük elma çıkar. Çürük elmayı ayıklarız. Çürük elmanın başkalarını çürütmesini durdururuz. Çürük elmaları ayıklamayanları da toplum görür ve yargılar.

YORUM EKLE
YORUMLAR
TC YAĞLIMERMİ
TC YAĞLIMERMİ - 2 hafta Önce

bu ak-ibne yüzünden pudra şekeri fiyatları arttı aq...

SIRADAKİ HABER