Korkutan İstanbul depremi açıklaması

Prof. Dr. Tolga Bekler, Türkiye’nin her 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte depremle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. İBB’nin yaptığı son çalışmalara göre İstanbul’da olası bir depremde 100 binlerce bina orta ve üstü hasar görecek. 48 bin bina ağır hasar alacak.

Korkutan İstanbul depremi açıklaması

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, Türkiye’nin her 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte depremle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Tolga Bekler, 30 Ekim tarihinde İzmir’in Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depreme ve olası Marmara depremine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin her 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Prof. Dr. Bekler, İzmir depremindeki yıkımda en büyük kabahatin deprem ya da zeminde değil, ciddi anlamda sorun bulunan yapılarda olduğunu söyledi. 

Bekler, "Zeminin ancak depremde şu şekilde bir sorumluluğu, taşıyıcılığı var. Özellikle dolgu zemin olarak da tabir ettiğimiz bugün Çanakkale’nin de en büyük sıkıntılarından bir tanesidir. Sarıçay deltası buna çok güzel bir örnek. Ova üzerinde kurulması zeminin gelen deprem dalgasını sanki bir pilav lapasının üzerindeki bir yapıyı sallar gibi büyüterek, yapıya aksettirmesi. Yani biz buna kendi bilimsel çalışmalarımızda büyütme deriz. Çanakkale’deki zemin ve zemin koşulları ile İzmir’de yıkılan binaların altlarını oluşturan zemin ve zemin koşulları birebir aynı. Sıvılaşma özelliği gösterir" dedi.

“DEPREM DEDİĞİMİZ OLAY BİR TÜP YA DA NÜKLEER PATLAMASI GİBİ DEĞİL”

Prof. Dr. Tolga Bekler, "Deprem dediğimiz olay bir tüp ya da nükleer patlaması gibi değil. Binlerce tüpü Bornova’ya koyun, aynı anda patlatın, binalarda, taşıyıcı unsurlarda zarar göremezsiniz, sadece camlar patlar. Basınç, yani P dalgası dediğimiz hareketin etkisidir. Ama işi deprem boyutuna getirdiğimiz zaman iş değişmeye başlıyor. Zarar görebilirlik artmaya başlıyor. Tabi buna karşı yapısal olarak önlem alınmadıysa, gerekli mevzuatlar uygulanmadıysa, yer mühendislik hizmetleri dışında diğer inşaat mühendisliği hizmetleri yapılmadıysa, gerekli denetimler yapılmadıysa maalesef İzmir’de yaşadığımız acı sonuçları, Kocaeli’de, Van’da, Manisa’da, Malatya’da yaşadığımız acı sonuçları yaşayacak hale geliriz" dedi.

“İZMİR’DE YAPI STOKUNUN YÜZDE 10’UNU KAYBEDEBİLİRDİK”

İzmir’de, denizdeki fayların ürettiği bir deprem yaşandığını bunun da ister istemez Seferihisar Körfezi’nde, Sığacık başta olmak üzere sahil şeridindeki yapılarda tsunami etkisi oluşturduğunu ifade eden Tolga Bekler, "Bu deprem 7.5 büyüklüğünde bir deprem olsaydı, hakikaten çok daha ciddi yıkımlar olurdu. Tsunamiyi de katarsanız daha fazla etkisini görecektik. Çünkü tsunami televizyonlarda gözle gördüğümüz bir sel gibi değil. Selin yüzlerce katı daha hızlısını düşünün. Tonlarca malzemeyi sürükleyip, götürüp, tekrar getirebiliyor. Yani bu deprem 7.5 ve üzerinde olsaydı çok daha büyük ve sarsıcı etkilerini görecektik. Hem tsunami olarak hem de karadaki unsurlar olarak. İzmir’deki mevcut yapı stokunun yüzde 10’luk bir kısmını kaybederdik diye, düşünüyorum" diye konuştu.

“MARMARA’DA DENİZ HEYELANLARI VAR”

Marmara Denizi’nde beklenen depremin tsunami oluşturma olasılığının çok düşük olduğunu, ancak bölgede daha büyük tehdit olarak heyelan riskinin olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bekler, bunun sebebini şu şekilde açıkladı:

"Marmara bölgesindeki fayların üretebileceği deprem, yanal fayların oluşturacağı bir depremdir. Yani blokların birbirine göre düşmesi zayıf olabilecek bir deprem. Tsunami etkisi son derece zayıftır. Ama Marmara’da zaten tsunamiye gerek bile yok. Çünkü Marmara’ya kıyısı olan tüm il ve ilçelerin sahil şeritlerini oluşturan zemin çok kötü. Avcılar’ın, Silivri’nin, Tekirdağ’ın açıklarında deniz heyelanları var. Bunlar statik dengede duruyor. O dengeyi bir deprem çok kolay bir şekilde bozabilir. 1999 depremi zaten onu yaptı. Marmara depremi o ya da bu şekilde oluşacak. 1912’den bu yana Mürefte’de deprem yok. Burası çok sıkıntılı, bizim sismik boşluk olarak tabir ettiğimiz bir yer. Marmara’ya da en fazla 150 kilometre. İstanbul’u, yani o 20 milyonluk nüfusun neredeyse yüzde 10’unu, yüzde 20’sini olumsuz etkileyecek bir deprem üretebilecek yerler var. Daha önce 7.4, 7.8’lik deprem üretmiş. Marmara Denizi içerisinde 7’nin üzerinde her deprem ciddi hasarlar oluşturabilme özelliğine sahiptir. Denizin çok dibinde olan yerler blok hareketiyle gömülmeyle beraber aşağıya doğru göçmeye başlayacaktır. Zaten oralarda bir de heyelan var. Bugün Küçükçekmece’ye, Avcılar’a gittiğiniz zaman yavaş yavaş Marmara Denizi’ne doğru, Çekmece Gölü'ne doğru kayma söz konusudur. Buralarda kamu binaları da var. İstanbul Üniversitesi'nin eski yerleşkesi hala kullanılıyor mu bilmiyorum, buradadır."

***

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 26 Eylül 2019'da  Silivri açıklarında meydana gelen İstanbulluların yüreğini ağzına getiren 5.8 büyüklüğündeki depremin  ardından “Deprem Seferberlik Planı”nı açıklamıştı. İmamoğlu, İstanbul'da hasar alacağı tahmin edilen 20 bin binaya bir yıl içinde noktasal müdahale yapılacağını, 2 yıl içinde güçlendirme çalışmalarının tamamlanacağını duyurmuştu.

BİNA TARAMALARI BAŞLADI

Bu kapsamda geçtiğimiz temmuz ayında İBB, “Risk Analiz Çalışması Hızlı Tarama Yöntemleri Projesi”ni başlattı.  Avcılar ve Silivri'de başlayan hızlı tarama yöntemleri tüm İstanbul'da risk sıralamasına göre devam edecek.  İstanbul'da toplam 1 milyon 166 bin bina bulunuyor. Binaların 255 bini 1980 öncesinde, 533 bini 1990-2000, 376 bini de 2000-2019 yılları arasında inşa edildi.

44 MİLYAR KAYNAK GEREKLİ

İBB'nin hedefi  1 yıl içinde 20 bin bağımsız birim, 5 yılda 100 bin, 10 yılda tüm bu nitelikteki bağımsız birimleri afetlere karşı güçlendirmek.  Hesaplamalara göre afet odaklı dönüşüm için asgari 44 milyar TL tutarında bir kaynak gerekli.

26 Eylül 2019'da Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki küçük depremde bile İstanbul'da 224 ağır hasarlı, 754 de az hasarlı bina tespit edildi.

DEPREM SENARYOSU: 48 BİN AĞIR HASARLI BİNA

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından 2018 yılında gerçekleştirilen “Deprem ve Hasar Kayıp Tahmin Çalışması”nda yer alan  7.5 büyüklüğündeki yıkıcı bir deprem senaryosuna göre;

İstanbul'da çok ağır ve ağır hasarlı bina sayısı 48 bin, orta ve daha üstü hasarlı bina sayısı 194 bin olacak.

Yani binaların yüzde 22,6'sı yıkılacak, 25 milyon ton enkaz oluşacak, yolların yüzde 30'u kapanacak, 463 içme suyu noktası, bin 45 atık su noktası ve 355 doğal gaz noktası hasar görecek.

Toplamda 120 milyar TL yapısal ve yapısal olmayan ekonomik kayıp yaşanacak.

Bu çalışma 2019 yılında güncellendi. Ve Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü, bu projenin verilerini ilçeler bazında özelleştirdi. İlçelere özel olarak analizler ve haritalamalar yapılarak, İstanbul'un 39 ilçesi için “İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları” üretildi.

Olası bir depremde ilçe ve mahallelerdeki bina hasarları, olası can kaybı ve yaralanmalar, altyapı hasarları ve geçici barınma ihtiyacı gibi bileşenler analiz edilerek rapor haline getirildi. 39 ilçeye ait kitapçıklar, “https://depremzemin.ibb.istanbul/guncelcalismalarimiz” web sitesi üzerinden tüm kamuoyunun bilgisine sunuldu.

YÜZBİNLERCE BİNADA ORTA VE ÜSTÜ HASAR MEYDANA GELECEK

Kitapçıklarda, olası bir İstanbul depreminde ortaya çıkacak bina hasarları ve geçici barınma ihtiyaçlarının büyüklüğü dikkat çekti. Arnavutköy'de 2 bin, Ataşehir'de 3 bin, Bağcılar'da 10 bin, Bakırköy'de 6 bin, Beyoğlu'nda 4 bin 200, Büyükçekmece'de 9 bin, Çatalca'da 2 bin, Esenler'de 5 bin, Fatih'te 15 bin, Kâğıthane'de 2 bin, Kartal'da 4 bin, Küçükçekmece'de 13 bin, Sancaktepe'de 3 bin, Silivri'de 9 bin, Sultanbeyli'de 45 bin, Tuzla'da 7 bin, Üsküdar'da 4 bin yapıda orta ve üstü hasar meydana gelmesi bekleniyor.

GEÇİCİ BARINMA 

Avcılar'da 35 bin, Başakşehir'de 13 bin 500, Beylikdüzü'nde 27 bin, Çekmeköy'de 4 bin, Esenyurt'ta 67 bin 410, Gaziosmanpaşa'da 14 bin, Kadıköy'de 17 bin, Maltepe'de 20 bin, Pendik'te 28 bin, Ümraniye'de 16 bin, Sarıyer'de 6 bin 600, Sultangazi'de 10 bin, Şile'de 900, Zeytinburnu'nda 31 bin hane için, geçici barınma ihtiyacı ortaya çıkacak.

BİNALAR  20 VE 40 YAŞ ÜSTÜNDE

Yapıların Bahçelievler'de yüzde 83'ü, Bayrampaşa'da yüzde 91'i, Beykoz'da üçte ikisi, Güngören'de yüzde 90'ı, Şişli'de yüzde 92'si 20 yaş ve üstü; Beşiktaş'ta yaklaşık yarısı, Adalar'da yarıdan fazlası, Eyüp'te ise üçte biri 40 ve üstü yaşta bulunuyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER