Koronavirüsle mücadele eden doktorlar yaşadıklarını Fatih Altaylı'ya anlattı
banner8

HaberTürk yazarı Altaylı, bugünkü yazısında kendisine ulaşan ve ismini vermek istemeyen bir doktorun aktardıklarını köşesine taşıdı.

Yazısına vaka sayısı ve ölüm sayısı arasındaki oranın inandırıcı olmadığına değinerek başlayan Altaylı, "Öyle anlaşılıyor ki bu oran ilk günden beri hiç değişmemiş. 21 gram filminden mi esinlenilmiş bilmiyorum ama hep 0,21. Hal böyle olunca açıklamalara olan inanç zayıflıyor haliyle." yazdı.

İstanbul'da görevli bir doktorun kendisine aktardıklarını köşesine taşıyan Altaylı, "İstanbul genelinde mikro ölçekte çalışmak gerekiyor Covid 19 dışındaki yoğun bakım hastaları da ayrıca ne oluyor bilinmiyor. Bakan Bey Türkiye geneli yoğun bakım doluluk oranlarını veriyor. Ancak asıl mesele İstanbul. Hastalar yoğunluklu olarak, yarıdan fazlası ile İstanbul’da." yazarak doktorun ifadelerini paylaştı.

İşte Altaylı'nın o yazısı:

Çok önemli bir doktordan iki önemli bilgi
Türkiye dünden beri açıklanan hasta sayısı ile açıklanan vefat sayısı arasındaki “sabitlenmiş” korelasyonu konuşuyor.
Öyle anlaşılıyor ki bu oran ilk günden beri hiç değişmemiş.
21 gram filminden mi esinlenilmiş bilmiyorum ama hep 0,21.
Hal böyle olunca açıklamalara olan inanç zayıflıyor haliyle.
Benim gibi benzer hasta sayısına sahip ülkelere oranla çok daha düşük olan mortaliteyi “genç nüfusa” bağlayarak olumlu düşünmeye çalışanlar dahi bu duruma şaşırıyor.
Tam bu durumu kafamda tartarken Türkiye’nin önemli hastanelerinden birinde, corona ile mücadelede en ön safta savaşan hastanelerden birinde görevli bir doktordan çok ciddi bir mesaj geldi.
Sözünü ettiğim doktor çok kıymetli bir isim.
Daha önce başhekimlik görevlerinde bulunmuş, bir dönem Ak Partili bir Sağlık Bakanı’nın danışmanlığını yapmış birisi.
Mesajını aynen paylaşıyorum:
“Çok yoğun hastanedeyim.
3 haftadır 7 gün hastanedeyim. Çok yoruldum. Hepimiz çok yoğun ve çok yorgunuz.
Bazı yoğun bakım servislerinde de aşırı yoğunluk söz konusu maalesef.
Bizim hastanede kendi yoğun bakım ünitemiz tam kapasite Covid 19 hastalarıyla dolu olduğundan Nöroloji Yoğun Bakım ve
Palyatif Bakım da Covid Yoğun Bakım’a çevrildi.
Ancak servisler tamamen bu hastalarla dolu ve klinik bulgu gösteren hastaların dörtte biri yoğun bakıma geliyor.
İstanbul genelinde mikro ölçekte çalışmak gerekiyor Covid 19 dışındaki yoğun bakım hastaları da ayrıca ne oluyor bilinmiyor.
Bakan Bey Türkiye geneli yoğun bakım doluluk oranlarını veriyor. Ancak asıl mesele İstanbul. Hastalar yoğunluklu olarak, yarıdan fazlası ile İstanbul’da.
İstanbul genelinde özellikle Avrupa yakasında sıkıntı olduğunu biliyorum. Servislerde solunum sorunu olup minimal solunum desteği entubasyon aşamasına gelmeden ara bakım servisleri gerekli.
Hasta odalarında CPR sonrası yoğun bakıma alınan ek yandaş hastalığı bulunan hastalar maalesef kaybedilebiliyor.
Yoğun bakımda hastaların ventilatör tedavileri çok özen ve aşırı dikkat gerektiriyor. Hastaları solunum cihazına bağlamak otomatik pilota bağlamak değildir.
Ayrıca hâlâ hastaların klinik ve radyolojik olarak tanı konan ancak laboratuvar (test) tanısı almamış hastaların olası şüpheli
Covid 19 tanıları iptal edilerek doğal ölüm bulaşıcı hastalık tanısı girilmektedir. Bunu da dikkate almak gerekir”
NOT: Doktorumuzun adını kendi isteği doğrultusunda paylaşmıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.