Madenci ailelerinden 'adalet' çağrısı

Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın 5. yıldönümünde madenci aileleri adaletsizliğe karşı seslerini duyurmak için Soma 301 Madenci Aileleri Derneği önünde toplandı. Derneğin önünden Madenciler Anıtı'na yürüyen aileler burada basın açıklaması yaptılar.

Yaşanan hukuksuz süreci ve patron Can Gürkan’ın son duruşmada tahliye edilmesini protesto eden aileler katliamda yitirilen 301 madenci için adalet çağrısında bulundu.

Eylemde bundan sonra katliamların yaşanmaması için mücadele ve dayanışma çağrısı yapıldı.

Madenci Anıtı önünde yapılan basın açıklamasını katliamda oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden İsmail Çolak okudu.

Katliamın üzerinden tam 5 yıl geçtiğini hatırlatan Çolak, davanın ilk gününden bu yana kendileriyle birlikte adalet arayan avukatlara ve halen cezaevinde bulunan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’ya selam gönderdi.

Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın katliamın ardından “kusuru ve suçu olan kim varsa, babamın oğlu bile olsa, adalet önünde hesap verecek” dediğini hatırlatan Çolak verilen sözlerin tutulmadığını söyledi.

Çolak dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “madencinin kaderinde, madenciliğin fıtratında böyle ölümler vardır” sözlerini de hatırlattı.

Sorumluların adalet önünde hesap vermediklerini belirten Çolak 13 Mayıs 2014’te sorumlu kamu görevlilerinin ve Soma Kömürleri A.Ş. patron ve yöneticilerinin olası ölümleri öngördükleri halde gerekli önlemleri almamaları sonucu 301 madencinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Geçen 5 yıl içinde adil bir yargılama yapılmadığını, davanın savcısının defalarca değiştirildiğini ve 11 Temmuz 2018’de karara bağlanan yargılama boyunca siyasi iktidar tarafından pek çok engelleme ile karşılaştıklarını anlatan Çolak, çıkan kararın Soma patronları için ödül niteliğinde olduğunu dile getirdi.

SOMA DAVASINDAKİ KARAR PATRONLARA 'İŞÇİLERİ ÖLÜME GÖNDEREBİLİRSİNİZ' DEMEKTİR

Patron Can Gürkan’ın yitirilen her bir can için yalnızca 17 gün hapis yatarak tahliye edildiğini ve maden işletme yetkisinin yeniden verildiğini vurgulayan Çolak “Bu karar yeni katliamların önünü açmıştır. Bu karar sermayeye ve diğer patronlara ‘işçileri istediğiniz gibi çalıştırabilir, güvenlik önlemlerini almadan işe koşabilir, ölüme gönderebilirsiniz’ demektir. Bu kararla Türkiye’de adalet sisteminin güçlüden ve zenginden yana olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.

'MADEN OCAKLARI KAMULAŞTIRILMALI'

Kendisinin kamudan emekli bir madenci olarak kamu işletmelerinde işçi güvenliği ve insan hayatının daha değerli olduğunu bildiğini söyleyen Çolak, “Şimdi ise kömürün ton hesabı işçinin hayatından önemli hale gelmiştir” dedi. Çolak yeni katliamların yaşanmaması için maden ocaklarının kamulaştırılması gerektiğini vurguladı.

Soma katliamı davasının Yargıtay’a kaldığını belirten Çolak, Yargıtay’dan katillere verilen ödül gibi kararı iptal etmesini ve mahkemenin “olası kasıt”tan ceza vermesini beklediklerini dile getirdi.

Beş yıldır süren mücadelenin hâlâ kölelik koşullarında çalışan madenciler için olduğunu belirten Çolak, yeni katliamların engellenmesi için taleplerini şöyle sıraladı:

Madenler kamulaştırılsın.
Taşeron çalışma yasaklansın.
Madenlerde denetim artırılsın.
Tüm ocaklarda işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınsın. Mesleki ve iş güvenliği eğitimleri verilsin. 
Madenciye söz, yetki, karar hakkı verilsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.