Meral Akşener yine mi bildi?

Meral Akşener katıldığı bir canlı yayında, “Yapılan mutabakatla şu an herkes kazanmış görünüyor ama biz ne kazandık? Barış Pınarı Harekatı geç kalınmış bir harekattı. Mehmetçik görevini yaptı sonuç olarak masaya oturuldu. Biz de bunu olumlu karşıladık ama ne kazandık? YPG eşittir PKK’nın resmi devlet olma ihtimalinin önüne geçtik. Şimdilik en azından öteledik. Önceden dış politikada devletler arasında ilişkiler olurdu. Şimdi bipolar hastalıklı bir şekilde devlet insanları arasında ilişkiler oluştu. Liderlerin arası iyi olabilir ancak Trump’ın yazdığı çirkin mektuba bir cevap verilmesi gerekirdi. Türkiye bu ciddiyetsizliğin getirdiği bir sululukla dış politika yürütemez. Ekonominin patronu güvendir, demokrasidir. Biz iktidar olduğumuzda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini derhal iyileştirilmiş parlamenter sisteme dönüştüreceğiz. Tek kişinin söz sahibi olduğu sistem ile nepotizm olur” ifadelerini kullandı.

CUMHUR İTTİFAKI SİYASİ MEZARLIĞA DOĞRU GİDİYOR

Önümüzdeki seçimlerde ittifakların durumuna dair açıklamada bulunan Akşener, “Cumhur ittifakı paydaşları AKP- MHP bir iş birliği değil, ortaklık üzerinden gidiyor. Çok duygusal bir şekilde mezara kadar yürüyeceğini söyleyen bir birliktelik. MHP tabanıyla ters düşebilecek kadar iç içe geçmiş bir ortalık.” dedi.

"YENİ BİR AÇILIM TEKRAR GÜNDEME GELEBİLİR"

İkinci bir açılımın gündeme gelebileceğini ifade eden Meral Akşener, “Abdullah Öcalan ile kankasınız. Bizim Mehmet yeni gitti diyorsunuz. Ancak hiçbir şey yapmıyorsunuz. Ben 23 Şubat’ta bunlar görüşüyor demiştim. Şimdi de söylüyorum ikinci bir açılım gündeme gelebilir. Siz bizi Kandil ile sözleşme yaptınız diye karalayacağınıza Cumhur ittifakının ortaklarına diyorum ki pkk ile aranıza mesafe koyun.” dedi, Akşener'in bu açıklamasının ardından PKK ile ilgili yeni rapor ortaya çıktı.

AMERİKA'DAN AL HABERİ

Dünya çapında çatışmalı ihtilafların olduğu bölgeler üzerine saha araştırmaları yapan ve verilere dayanarak belirli aralıklarla bunları raporlaştıran Uluslararası Kriz Grubu,terör örgütü PKK raporunu yayınladı.

Raporun ilk bölümünde 2015 yılı Temmuz ayında başlayan çatışmalarla birlikte, Türkiye ve Kuzey Irak’ta 4 bin 600 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekiliyor ve PKK ile ona bağlı olan TAK’ın kentlerde sivilleri hedef alan terör saldırılarına dikkat çekiliyor.

Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, özellikle son dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’ta yaptığı operasyonlarla PKK’nın çok sayıda üst düzey kadrolarını etkisiz hale getirdiğine vurgu yapılan raporda,  ABD’ye de PKK göndermesi yapıldı. Raporda, PKK’nın üst düzey yöneticilerinin son dönemde etkisi hale getirilmesi üç sebebe bağlandı. İlk iki sebep TSK’nın operasyonu ve teknolojik anlamda yaptığı atılımlar. Üçüncü sebep ise raporda şöyle anlatıldı: “ABD’nin PKK üzerinde Türkiye’deki saldırıları önleme baskısı örgütün büyük ölçüde savunmada kaldığı anlamına geldi.” ABD açısından bu baskının sebebinin de, Washington’un Suriye’de PKK ile bağlantılı SDG/YPG ile ortaklığına Türkiye’nin tepkisini önleme çabası olduğu belirtildi.

Tüm bu süreç sonunda, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde PKK’nın Suriye kolu YPG’ye karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı için de raporda, PKK saldırını körükleyebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Raporda Türkiye’nin yeni bir “çözüm sürecine” girebileceği de iddia edildi. Raporda, “Türkiye’nin ciddi bir ekonomik kriz ve Batılı müttefiklerinden de yaptırımla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. Yılı yaklaşırken, Ankara’daki siyasi liderler şu an ciddi anlamda zayıflamış bir PKK ile orta yolun bulunmasının yollarına bakılması seçeneğini değerlendirebilir ve 35 yıldır devam eden, Türkiye’nin kaynaklarını tüketen ve stratejik potansiyelini de düşüren bu çatışmanın çözümünün önünü açmayı amaçlayabilir” denildi ve şu ifadeler kullanıldı:

“Çatışmanın milliyetçi duygular etrafında toplumu birleştiren ve iktidar partisine yarar sağlayan etkisinin süresiz bir şekilde devam etmesi olası değil. Türkiye’nin bir dizi güvenlik ve ekonomik zorluklarla mücadele ettiği ve Batı ile ilişkilerinin düşüşe geçtiği bir dönemde, Ankara’daki siyasi liderlerin kendisini milliyetçili bakışa hapsetmeyip Kürtler cephesinde sertlik yanlısı rotasını değiştirmek dahil tüm seçenekleri değerlendirmesi akıllıca olacaktır.”


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.