Müyesser Yıldız'dan hakkında hazırlanan iddianameye yorum

Müyesser Yıldız, iddianamede ‘zincirleme olarak devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama’ suçunun kendisine yöneltildiğini ancak Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) iddianame savcısına ‘gizli kalması gereken bilgileri’ deşifre ettiğini belirtirken, “Gönül isterdi ki sadece 3 yazımın yer aldığı soruşturma dosyasına konan kısıtlılık, asıl MSB’nin raporuna konsaydı veya mahkeme -iddianameyi kabul etmesinden önce- bu önemli hataya dikkat çekseydi de devletin bilgileri böyle işportaya düşmeseydi” dedi.

Yıldız, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz’ın ‘zincirleme olarak devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama’ iddiasıyla kendisi hakkında hazırladığı iddianameye tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevinden tepki gösterdi.

İddianame hakkında yazılı açıklama gönderen Yıldız, kendisine ‘gizli kalması gereken bilgileri verdiği’ ileri sürülen Astsubay E.B.’nin anlattıklarının MSB’ye sorulduğuna dikkat çekerek, MSB’nin ‘devletin gizli kalması gereken bilgilerini’ Savcı Kaçmaz’a açıkladığını belirtti:

“Sanık E.B’nin, gerek bana gerekse İsmail Dükel’e anlattıkları ‘iddia veya gerçekdışı’ nitelikteyken, iddianameden anlaşıldığı kadarıyla savcılık, bu konuşmaların içeriğini Milli Savunma Bakanlığı’na sormuş. MSB de bunların büyük bölümünün doğru olduğunu bildirmiş.

Savcılık, MSB’nin iddia edilen bilgilerin bir kısmını doğruladığı raporlarını iddianamesine koyarak, E.B’nin şu ana kadar iddiadan ibaret olan anlatımlarını doğrulamış. Böylece, devletin güvenliği ile ilgili, gizli kalması gereken bilgileri deşifre etmek suçunu, hem de zincirleme şekilde kendisi işlemiştir. Gönül isterdi ki sadece 3 yazımın yer aldığı soruşturma dosyasına konan kısıtlılık, asıl MSB’nin raporuna konsaydı veya mahkeme -iddianameyi kabul etmesinden önce- bu önemli hataya dikkat çekseydi de devletin bilgileri böyle işportaya düşmeseydi.”

Yıldız, Astsubay E.B’nin kendisine verdiği bilgilere itimat etmediğini ve bu yüzden değerlendirmediğini de vurguladı. Yıldız önce kendisine savcılık makamının sadece telefon görüşmelerini esas alarak önce ‘askeri casusluk’ sonrasında da ‘devletin güvenliği ile ilgili gizli bilgileri ifşa etme’ suçlamasını yönelttiğini de hatırlattı.

NE OLMUŞTU?

ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, TELE1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ve İstanbul’da görevli astsubay E.B. 8 Haziran günü TEM Şube polisleri tarafından evleri basılarak gözaltına alınmıştı. Sabah Gazetesi tarafından servis edilen haberde soruşturmanın “askeri casusluk” suçlamasıyla yürütüldüğü kaydedilmiş ancak soruşturma dosyasına avukatlar dahi erişememişti. 4 günlük gözaltının ardından önce savcılığa çıkarılan oradan da tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 3 isimden İsmail Dükel adli kontrolle serbest bırakılırken, Müyesser Yıldız ve E. B. tutuklanmıştı. Hakimlik, tutuklama gerekçesi olarak Türk Ceza Kanunu'nun 329'uncu maddesindeki 'devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri açıklama' suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesini göstermişti. Daha sonra E. B.’nin etkin pişmanlıktan yararlandığı ve ruhsal hastalığı olduğu ortaya çıkmıştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.