Rektör tartışmasına dansçılar da katıldı

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak AKP'li Melih Bulu'nun atanmasına tepkiler sürüyor.

Rektör tartışmasına dansçılar da katıldı

Boğaziçi Üniversitesi Dans Kulübü ise sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Paylaşımda dans etme rehberine yer verilirken, "Tangoda birini dansa kaldırmak için olan kurallar köklü ve iki tarafa da fayda sağlayan geleneklerdir. Bu gelenekler saygı duyulmayı ve uyulmayı gerektirir!" notu düşüldü.

İlgi çeken paylaşım şu şekilde: 


"NE İSTİYORUZ"

Öte yandan, Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü öğrencileri de Melih Bulu'nun atanmasına karşı bir açıklama yayımlayarak, duruma tepki gösterdi.

"Üniversitemiz, mahallemiz ve hayallerimiz polis ablukası ve gece yarısı kırılan kapıların gölgesi altında!" denilen açıklamada, "Ne istiyoruz? Bütün Türkiye’de üniversite rektörlerinin atanmasını değil üniversite bileşenlerince seçilmesini istiyoruz. Kayyumlarla yapılacak hiçbir pazarlığı kabul etmiyoruz. Piyasa için değil toplum için bilgi üreten eşitlikçi, demokratik, özgür ve özerk bir üniversite istiyoruz" diye belirtildi.

Yapılan açıklama şu şekilde:

"Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü öğrencileri olarak size diplerden sesleniyoruz.  Eşitlikçi, demokratik, özgür ve özerk üniversiteler tahayyül ederken OHAL, KHK ve kayyum rejiminin bizi çekmeye çalıştığı diplerden!

Nasıl bir üniversite? Özgürce düşünüp tartışıp bilgi üretebildiğimiz bir ortam hayal ediyorduk. Öğrencilerin sadece eğitim almakla kalmadığı, karşılaşmalar yaşadığı, hayatın karmaşık, zorlu ve keyifli olduğunu gördüğü bir mekân... Tüm bunlar içinde eşitlikçi, demokratik, özgür ve özerk bir üniversite için çabalıyorduk. Söz, yetki ve kararın üniversitenin tüm bileşenlerine ait olmasını istiyorduk.

Ne ile karşılaştık? Tüm bu hayallerimiz ve çabalarımız, üniversitemizin kapısına vurulan kelepçelerle tutsak edilmek isteniyor. Bu duruma bir günde gelmedik. OHAL KHK’larıyla üniversitelerden yüzlerce akademisyen ihraç edildi. Kayyum rejimi demokratik ve hukuki teamüllerin yerini aldı. Demokrasinin asgari şartlarından biri olarak kabul edilen seçimler dahi hiçbir meşruiyet kaygısı duyulmadan ortadan kaldırıldı. Üniversitemiz, mahallemiz ve hayallerimiz polis ablukası ve gece yarısı kırılan kapıların gölgesi altında!

Ne istiyoruz? Bütün Türkiye’de üniversite rektörlerinin atanmasını değil üniversite bileşenlerince seçilmesini istiyoruz. Kayyumlarla yapılacak hiçbir pazarlığı kabul etmiyoruz. Piyasa için değil toplum için bilgi üreten eşitlikçi, demokratik, özgür ve özerk bir üniversite istiyoruz.

Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!"

(Oda tv) 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER