Somalı maden işçileri İzmir'den döndü

Manisa Kırkağaç Çamlığı’nda jandarmanın müdahale ettiği Somalı maden işçilerine bir kez daha sorunlarını çözümü için söz verildi. İşçiler yarış saat 17.00’de Ankara’da yapılacak toplantıdan sonuç çıkmazsa yürümeye devam edecekler. İzmir depreminde arama ve kurtarma çalışmalarına katılan madencilerden Hasan Eren, aylardır ulaşmaya çalıştıkları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da enkaza geldiğini belirterek, "Yüzünü dahi göstermedi. Gerçi orada da kendi derdimizi anlatamazdık. Benim dilim varmazdı. Orada insan canı söz konusuydu, kendi derdimizi unutmuştuk” diye konuştu.

Somalı maden işçileri İzmir'den döndü

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in Somamaden işçilerinin ücret ve tazminat haklarının ödenmesine ilişkin verdiği söz doldu. Kırkağaç Çamlığı’ndan Ankara’ya doğru yürüyüşe geçen maden işçileri jandarma tarafından engellendi. Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanları Başaran Aksu ve Kamil Kartal gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. İşçiler otobüslerle Gölmarmara’ya geldi. İşçiler burada bekleyişlerini sürdürüyor.

Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Manisa Valisi Yaşar Karadeniz ile görüşme gerçekleştirdiklerini ve yarın saat 17.00’de işçilerden oluşan heyetin Ankara’ya gideceğini bildirdi. Aksu, Ankara’daki görüşmede İçişleri Bakanlığı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı yetkililerinin olacağını ve masadan çözüm çıkmaz ise kaldıkları yerden yürümeye devam edeceklerini açıkladı. 

‘İŞÇİLERİN NE VEKİLİNİ, NE BAŞBAKANINI BULABİLDİK’

Bekleyişlerini sürdüren madenciler ANKA’ya taleplerini ve yaşadıklarını anlattı.

Maden işçilerinden Çetin Esmer, 8 yıldır tazminatlarının ödenmediğini ve sorunun çözülmesi için gitmedikleri yetkili kalmadığını vurgulayarak, “Patron gıcık vermiyor parayı, bu siyasetçilerin de gıcıklığı ne bize, onu da çözemedik” dedi.

Kırkağaç Çamlığı’nda jandarmanın kendilerini engellemesine tepkili olan Esmer, Manisa Valisi Karadeniz’e tepkisini “Patronların vekili vardı biliyorduk. Patronların valisi olduğunu da bilmiyorduk. Bugün onu da öğrendik. İşçilerin ne vekilini bulabildik, ne başbakanını bulabildik. Düştük yollara gidiyoruz” diyerek dile getirdi. 

‘DERDİMİZİ ANLATMAYA DİLİM VARMAZDI’

Somalı madenciler İzmir’deki 6.6 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yardım ekibi gönderdi. Emrah Apartmanı’nda arama ve kurtarma çalışmalarına katılan madenciler çalışmalarını sürdürürken aylardır ulaşmaya çalıştıkları yetkilerden biri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dı. İzmir’de arama kurtarmaye katılan madencilerden Hasan Eren, çalışmaları yürütürken Oktay’ı fark etmediklerini belirterek, “Fuat Oktay’a çok ulaşmak istedik ancak ulaşamadık. Bizim enkaza gelmiş. Yüzünü dahi göstermedi. Gerçi orada da kendi derdimizi anlatamazdık. Benim dilim varmazdı. Orada insan canı söz konusuydu, kendi derdimizi unutmuştuk” diye konuştu.

‘ANNEYSE, SOĞUKTA DURMANIN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLİYORSA ÇÖZSÜN’

Eren haklarının ödenmesini isteyerek, şunları dile getirdi:

“Halen yalan, halen kandırma. Bir sürü hikaye. Bugün yola çıktık. Bir hükümet kendi vatandaşını mağdur ediyorsa, bu hükümet görevini yapamıyor demektir. Vali Beyin cebinde parası var, bulunduğu yer de sıcak. Hükümet de aynı. Kış geldi, biz burada üşüyoruz. Cebimizde odun, kömür parası yok. Hükümetseniz, bu işi çözün. (AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in verdiği sözü hatırlatarak) Anneyse, soğukta durmanın ne anlama geldiğini biliyorsa, bu işi hızlı şekilde bildirsin. Artık üşüyoruz, hava soğudu.”

‘ÇOCUKLARIMIZIN RIZKI İÇİN TAŞIN ÜSTÜNDE YATIYORUZ’

Maden işçilerinden Taylan Karabacak da milletvekillerine seslenerek, tepkisini şu sözlerle gösterdi:

“600 milletvekili Meclis’te bizim sorunlarımızı çözmüyorsa, lütfen o koltukta oturmasınlar. Bizim sorunlarımızı çözecek milletvekilleri gelsin. İktidarı muhalefeti fark etmiyor, biz halkız ve alın terinin peşindeyiz. Sorunlarımız çözsünler. Biz taşın üstünde yatıyoruz. Ne için? Çocuklarımızın rızkı için.”

Kendilerine verilen sözlerin tutulmamasının güvenlerini kırdığını ifade eden maden işçisi Kadir Yabancı, hak arayışı içinde olduklarını vurgulayarak, “6.5 yıldır tazminatımı alamıyorum. Çoluğum çocuğum mağdur. Ben onların rızkı için çalıştım. Sabah yatağımdan kalktım, onların karnını doyurmak için madene gittim. Maden işçisi zor şartlarda çalışır. Suyun içinde çalışır. Benim gözümde maden işçisinin hakkını yemek suçtur” diye konuştu.

(ANKA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER