Şule'den sonra 570 kadın daha öldü

Berfin BAKAY / KRT TV

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet.. Şüpheli ölümüyle Türkiye'nin gündemine oturmuştu.  29 Mayıs 2018'de, Ankara'daki bir plazanın 20'nci katından düşerek yaşamını yitirmiş, olayla ilgili Çağatay Aksu ve Berk Akand hakkında dava açılmıştı. Mahkeme heyeti, sanık Çağatay Aksu’nun müebbet ve cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da 12 yıl 6 ay hapsine, sanık Berk Akand’ın ise 18 yıl 9 ay hapsine hükmetti. 

Umur Yıldırım ayrıca kadınların artık uğradıkları şiddeti, hemcinslerinin katledilmesini ya da  intihar gibi gösterilerek olayların üstünün kapatılmasına vurgu yaparak ''Şule Çet davasında birçok kadın, paranın ve satın alınmışların gücünün de bir yere kadar yettiğini, mücadele ile katillerin hak ettikleri cezaya çarptırıldığını gördü. İnsanlar artık biliyor ki bu ülkede bir şekilde hak yerini biliyor. '' dedi.

'CİNAYET İŞLENMEDEN ÖNCE CAYDIRICI KARARLAR ALINMALI'

Çet davası gibi emsal kararlar çıksa da kadın  cinayetleri bitmiyor. Ani öfke patlamarını sözlü baskı olarak yansıtan erkekler için bir adım ötesi cinayetle sonuçlanabiliyor. 
Yıldırım, ciddi kişilik bozuklukları olan şahıslar için bu cezaların yeterli olmadığını söyledi. Şöyle devam etti: " kadına şiddetin sözlü, psikolojik, maddi ya da fiziksel olması arasında hiçbir fark yoktur.  Cinayet boyutuna varan aşamada karşılaştığımız caydırıcılık zira bunun dönüşü yok ne yazık ki.Bir kesim için bu durum korkutucu olsa da ne yazık ki kişilik bozukluğu olarak bunu bünyesinde barındıran erkekler için aynını söyleyemeyiz. Bunlar tedavi edilmesi gereken insanlar. "

'ERKEN MÜDAHALE KADINLARI YAŞATIR'

Umur Yıldırım, kadınların seslerini duyurabilmek için adalete  değil sosyal medyaya sığınmak zorunda kaldığını söyledi.  Ayşe Tuba Arslan cinayetini örnek verdi: "Hatırlarsınız, katili için 23 kez şikayette bulunduğu ve hatta saldırıdan kısa süre önceki şikayetinde  'Ölmem mi lazım illa?' dediğini biliyoruz. Ayşe Tuba Arslan cinayeti aslında bir adalet cinayetidir. Belki de daha erken bir sosyal müdahale bu kadını kurtarabilirdi. ''

'HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ KALDIRILMALI'

Kadınları koruyan en önemli yasaların başında 6284 sayılı kanun geldiğini de hatırlatan Yıldırım,  yasanın çok kapsamlı ve kadını koruyan bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Yıldırım, Şule'den sonra 570 kadının daha öldürüldüğünü söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; ''hukukta iyileştirmeden önce; kadına karşı şiddet konusunda toplumda bilinç geliştirilmesidir. Kadın bir bireydir ve toplumun bunu kabulü sağlanmalıdır. Hukukta ise TCK’da “haksız tahrik” indiriminin kadına karşı şiddet suçlarının cezalarında uygulaması kaldırılmalıdır. Bunun caydırıcılık etkisinin daha büyük olabileceği kanısındayım. Sosyal yapı olarak ise Mor Çatı benzeri yapıların daha ulaşılabilir ve fazla olması kadınların kendini güvende hissetmesinin yanı sıra erkek için de bir caydırıcılık arz edebilir. Tabi ki bunların artırılması bir çözüm değil ancak bilinçlenme sürecinde bir çıkış yolu olarak kullanılabilmesinde sakınca olmayacaktır.

'6284 YASASININ UYGULANMASI İÇİN MÜCADELE ETMELİYİZ'

Uygulamada sıkıntılar yaşasak da 6284 kadın için koruyucu bir yasadır ve uygulanması için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız. Yani bu konuda mücadeleci olmamız lazım. Evet uygulamada çok fazla aksaklık var. Kadınlar koruma kararına uymayan eşler tarafından katlediliyor. Öte yandan kadına şiddet içeren suçların uzlaşma kapsamına alınmaması gerekmektedir.''

'ÖNCE BİLİNÇLENMEMİZ GEREKİYOR'

Kadınları korumayı amaçlayan KADES ve Elektronik kelepçe uygulamalarının etkin kullanıldığı takdirde hızlı olması nedeniyle güzel sonuçlar vereceğini söyleyen Yıldırım,  elektronik kelepçe uygulamasının  şiddet uygulayan erkeği 24 saat takip etmesi nedeniyle çok daha etkili olacağını söyledi. Yıldırım, ''bilinçlenmedikçe bu geçici yöntemlerle baskılamak zorunda kalacağız. Ama kadınları korumak için gereken buysa eğer bunu yapmaktan da çekinmemeliyiz.''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.