Türk Diyanet Vakıf-Sen'den İstanbul Sözleşmesi açıklaması

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını değerlendirdi. Ünal, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını savunduğu açıklamasında, Kuranı Kerim’in tüm kurallarının, yani şeriatın uygulanmasıyla İstanbul Sözleşmesi’yle hedeflenen sonuçlara varılabileceğini iddia etti.

Türk Diyanet Vakıf-Sen'den İstanbul Sözleşmesi açıklaması

AnkTürk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını, “Müslüman, hem kadına, hem erkeğe, hem hayvana kısacası tüm canlıların hayatlarını her türlü şiddetten, kötülükten koruma altına almıştır. Bunu şimdi şu sözleşmede bu sözleşmede aramaya gerek yok.

Açın Kur’an-ı Kerimi okuyun. Hadisleri okuyun, İslami sözleri okuyun anlayın. Başka bir şeye gerek yok. Hukukta orada yazılı, kadın hakları da orada yazılı" sözleriyle savundu.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Ünal, yaptığı açıklamada, “2011 yılı yaz mevsimi başlarında, mayıs ayında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi ismiyle bir metin imzalandı.

Güya bu sözleşme ile kadın hakları korunacak, kadına şiddet önlenecekti. Ne oldu sözleşme uygulandığı halde şiddet azalmadı, bitmedi. Tacizler artarak devam ediyor, sözlü şiddet devam ediyor, cinayetlerin ardı yanı bitmiyor hani sözleşmeyi savunanlar bunlardan neden bahsetmiyorlar?” dedi.

Kadına yönelik şiddetin engellenmesinde İstanbul Sözleşmesi’nin değil dinin esas alınmasını isteyen Ünal şu ifadeleri kullandı:

'İSİMLERİNİ ANMAK BİLE İSTEMEDİĞİMİZ LGBT BİREYLERİ KABUL EDEMEYİZ'

Bir defa burada Müslüman toplumlara, Türk Milletinin örfüne, geleneğine, göreneğine uymayan ve asla kabul edemeyeceğimiz maddelerde var. İsimlerini anmak bile istemediğimiz LGBT v.s bireyler diye tanımlar var. 

Bunları kabul etmemiz mümkün değildir, Dinimizde bunların yeri yoktur. Allah insanı nasıl yarattıysa öyle hayatını sürdürmelidir. Tartışılması bile yanlıştır.

'İNSAN HAYATININ GÜVENCESİ DİNİMZİDİR'

Halbuki biz bunları 1400 yıl önce aştık, insan hayatının güvencesi Yüce Dinimizdir, Kitabımız Kuran-ı Kerimdir, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) dir.

Müslüman, hem kadına, hem erkeğe, hem hayvana kısacası tüm canlıların hayatlarını her türlü şiddetten, kötülükten koruma altına almıştır. Bunu şimdi şu sözleşmede bu sözleşmede aramaya gerek yok.

Açın Kur’an-ı Kerimi okuyun. Hadisleri okuyun, İslami sözleri okuyun anlayın. Başka bir şeye gerek yok. Hukukta orada yazılı, kadın hakları da orada yazılı.

'AVRUPA' YA , DÜNYAYA ÖRNEK OLAN BİZ MÜSLÜMANLARIZ'

Tüm bunları bir kenara bırakıyoruz, e İstanbul Sözleşmesi diye bir şey yazalım buna uyarsak her şey düzelir, düzelmiyor işte. Her gün ekranlardan, medyadan okuyoruz, izliyoruz.

Gelin kadına şiddeti, tacizi, haksızlığı, hukuksuzluğu dini kuralları yaşatarak aşalım. Mağdurun korunmasını, zorbalığın engellenmesini, adaleti dinimizde arayalım, tek tek, madde madde yazılı burada.

Toplumumuza bunları anlatalım, bilgilendirelim bu şekilde bir farkındalık oluşturarak tüm kötü durumları engelleyebiliriz. Avrupa’ya da dünya’ya da kitabımız ile dinimizle örnek olan biz Müslümanlarız. 

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2021, 18:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER