Uluslararası Af Örgütü’nden Boğaziçi tutukluları ve ev hapsi alanlar için imza kampanyası

Uluslararası Af Örgütü'nden Boğaziçi direnişine katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 9 ve ev hapsi alan 27 üniversiteli için imza kampanyası başlattı.

Uluslararası Af Örgütü’nden Boğaziçi tutukluları ve ev hapsi alanlar için imza kampanyası

Uluslararası Af Örgütü’nden Boğaziçi direnişine katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 9 ve ev hapsi alan 27 üniversiteli için imza kampanyası başlattı. 

“Ev hapsinde tutulanlar da dahil olmak üzere, yalnızca barışçıl toplanma hakkını kullandıkları için özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişiler derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır” çağrısının yer aldığı metin imzaya açıldı. 

İmza kampanyasının metninde şu ifadeler yer aldı: 

AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen Prof. Melih Bulu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması, öğrenci ve akademisyenler tarafından üniversite ve çevresinde geniş kapsamlı protestolarla karşılandı. Ülkede en az 38 ilde gerçekleşen protestolar, polisin barışçıl gösterileri dağıtmak ve protestocuları gözaltına almak için aşırı güç kullanımına sahne oldu.  21 Şubat’ta İçişleri Bakanı, 806 kişinin gözaltına alındığını, -ikisi 5 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan- 11 kişinin tutuklandığını ve 27 kişinin ev hapsinde tutulduğunu açıkladı. Yüzlerce kişi, seyahat yasağı ve sıklıkla karakola giderek imza vermek dahil olmak üzere adli kontrol tedbirleri kapsamına alındı.

1 Şubat’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ kulübünün, ‘aday kulüp’ statüsünün Rektör Melih Bulu tarafından kaldırıldığına dair kararı sosyal medyada paylaştı. LGBTİ + kulübü ile ilgili olduğu iddia edilen iki ceza soruşturmasının başlatılmasına dayandırılan karar, yıllardır faaliyet gösteren kulübün kapatılmasına yol açtı. Ceza soruşturmalarından biri, LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün dahil olmadığı bir sanat sergisinde sergilenen bir eser nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ile suçlanan iki öğrenci hakkındaydı. Söz konusu eser Şahmeran figürünü, dört köşesinde LGBTİ+ bayraklarıyla birlikte kutsal kabul edilen Kâbe önünde tasvir ediyordu.

“Terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yürütülen diğer ceza soruşturması, polis tarafından LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün odasında kulübü temsilen kimsenin bulunmadığı bir ortamda yapılan aramada bulunduğu iddia edilen bir kitaba dayanıyordu.

İçişleri Bakanı da dahil olmak üzere birçok üst düzey yetkili, sanat eserini hedef alan çok sayıdaki sosyal medya paylaşımı bağlamında LGBTİ+ öğrenciler hakkında homofobik yorumlarda bulundu. İçişleri Bakanı’nın LGBTİ+ kişileri ‘sapkın’ olarak nitelediği tweetleri, Twitter tarafından platformun kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle iki kez kısıtlandı.

Yukarıda bahsedilen kampüsteki sanat sergisi ile ilgili olarak, yedi öğrencinin Türk Ceza Kanunu Madde 216/1 gereğince “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu ile yargılandığı iddianame 26 Şubat’ta kabul edildi. Yedi kişiden ikisi, 30 Ocak’ta tutuklanan öğrenciler.

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kendi iç hukuku uyarınca, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkı keyfi şekilde engellenemez ve insanlar yalnızca bu haklarını kullandıkları için tutuklanamaz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER