Yıldırım'dan makam aracı savunması

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe'de bir açıklama yaptı. 'Valimiz seçim sonrası hukuki süreçte hakkını arayacaktır. Bu süreç Ekrem İmamoğlu'nun önünü de kesebilir, yargının kararıyla' dedi. Siz neler söylersiniz bu konuyla ilgili?" sorusuna Yıldırım, şu cevabı verdi:

"Türkiye bir hukuk devleti. Eğer birisi mağdur olmuşsa tabii ki hakkını arayacaktır. Ordu Valisi de olabilir, sade bir vatandaş da olabilir, bir belediye başkanı da olabilir. Türkiye adalet sistemi içerisinde bu meseleler ele alınır ve sonuç ortaya çıkar. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Peşinen kime ne karar verileceğini söylemek adil olmaz. Bizim işimiz değil, mahkemelerin işidir."

‘GÜVENİLİRLİĞİNE GÖLGE DÜŞÜRMÜŞTÜR’

Moderatör İsmail Küçükkaya ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun bir otelde görüşmesinin sorulması üzerine Yıldırım, "Bana yüz yüze görüşme konusunda bir talep gelmedi. Benim de 'Yüz yüze görüşmek istemiyorum.' diye bir dönüşüm de yok. Bu işi evirip çevirmeye de lüzum yok. Yapılan iş siyaseten gayriahlaki bir iştir. Adayın birinin moderatörle bir mekanda görüşmüş olması kabul edilebilir bir şey değildir. Adayın güvenilirliğine gölge düşürmüştür" ifadelerini kullandı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın, "Moderatörün iki adayla görüşmesini biz söyledik" dediğinin hatırlatılması üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:

"Doğrudur. İki adayla görüşülmesini onlar söyledi. Ama adayın biriyle yüz yüze, bir mekandan görüşülmesi, diğeriyle telefonda görüşülmesi, her halde onların fikri değil. Yani Mahir Bey, 'Bizim adayla telefonda görüşseniz de olur. Ekrem Bey ile oturun yüz yüze konuşun, değerlendirme yapın mı?' demiş. Mesele burada adil ve eşit mesafede durmak. Onun dışındakiler teferruattır."

‘OLAYLARI ÇARPITMAYA GEREK YOK’

Binali Yıldırım, kullandığı makam aracıyla ilgili iddialara ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

"Ben bu tartışmaları esefle izliyorum. Benim hakkımda başka buldukları bir şeyi olmayanlar, aracım, Başbakanlık evinde oturduğum gibi hakikati olmayan konularla uğraşıyorlar. Ben 17 yıldır bu ülkeye hizmet ediyorum. Milyarlarca lira bütçe yönettim. Her kuruşun hesabını verdim. Bundan sonra da vermeye hazırım. Olayları çarpıtmaya gerek yok. Bu ülkede Başbakanlık yapmış, Meclis Başkanlığı yapmış herkese, şahsına, gece-gündüz, 24 saat, hiçbir kısıtlamaya mahal olmadan araç verilir. Korumalar verilir. Kaldı ki, ben bunları en asgari düzeye indirmiş durumdayım. Bu konuda zaten haksız bir saldırıyla karşı karşıya olduğum için koruma bile doğru dürüst yanımda taşımıyorum. Bütün bu düzenlemeler benim dışımda yapılan şeyler. İstesem de bunları ret edemem. Çünkü, ben Türkiye Cumhuriyeti'nin 15 Temmuz darbesini yaşamış bir Başbakanım. Bu konuların gündeme getirilmesini kınıyorum."

Yıldırım, sosyal medya hesabında aylık mavi kartı indirimi yapılacağına ilişkin bir bilgiyi paylaştığı hususunda "Daha önce öğrencilere indirim yapılmıştı. Şimdi, normal aylık abonman mavi kartını da 205 liradan 165 liraya indireceğiz. Böylece 500 bin civarında aylık mavi kart olan bütün İstanbullular, bu indirimden yararlanmış olacaklar" ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.