'Yurttaş Kazım'ın 13 yıllık direnişi zaferle bitti
banner8

Rize’nin Küçükçayır köyü sınırları içerisinde kurulmak istenen Ambarlık HES projesini geliştiren REDAŞ isimli şirket, 2007’de çalışmalarına başladı. 2009 yılında aldığı “ÇED gerekli değil” kararı ile başlattığı HES çalışmalarına ilk dava, bakanlıkça verilen “ÇED gerekli değil” kararının “yürütmesinin durdurulması ve iptali” için birkaç köylüsüyle birlikte Yurttaş Kazım’ın, ahırında sütü için beslediği ineğini satarak açıldı.

Dava sürerken bakanlık, yeni bir kararla “ÇED gerekli” kararı alarak yeniden ÇED süreci başlattı. Bu arada projeyi geliştiren ve aynı zamanda Devlet Su İşleri (DSİ) ile “Su Kullanım Hakkı” anlaşması yapan firma, aynı yönetici ve ortaklarıyla isim değişikliğine giderek faaliyetlerine devam etti.

İŞİNDEN OLDU, ÇOBANLIĞA BAŞLADI

Ambarlık HES’e karşı “Yurttaş Kazım” ile birlikte mücadele eden Yusuf Esir ise bu aşamadan sonra Danıştay’da, DSİ tarafından HES için şirkete verilen “Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının” iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açtı.

O dönemde Rize Belediyesi’ne ait Andon İçme Suyu Tesisleri’nde çalışan Esir, önce sürüldü, sonra tazminatsız olarak işten atıldı. Esir, çobanlık yaparak geçimini sağlamaya başladı.

Mücadeleden vazgeçmeyen “Yurttaş Kazım”, Yusuf Esir ve birkaç arkadaşı ile dava açarak bakanlığın 3. “ÇED olumlu” kararını da iptal ettirdi. HES için verilen üçüncü “yürütmeyi durdurma ve iptal” kararı da 1 Temmuz 2016’da kesinleşti.

ŞİRKET AYM’YE GİTTİ

Cumhuriyet'ten Kahyan Ayhan'ın haberine göre, zararının giderilmesi için DSİ’ye açtığı dava “zamanaşımı” gerekçesiyle reddedilen şirket Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu ve hak ihlali kararı aldırdı. Şirket, bu kararın ardından tazminat için dava açtı. Ancak dosyayı 18 Haziran’da karara bağlayan yüksek mahkeme tazminat talebini reddetti. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

YURTTAŞIN HAKKI NE OLACAK?

Kararı değerlendiren Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, HES şirketinin bölgede doğal yaşam alanlarına geri dönüşümü imkânsız zararlar verdiğini kaydederek “Bunların hesabını kim verecek? Uygulanamaz bir projeyi ısrarla sürdüren şirket mi, yoksa yargı kararlarına karşın yol veren bakanlık yetkilileri mi, siyasiler mi? Ya, Yurttaş Kazım’ın, sattığı ineği, bankadan aldığı krediler ne olacak? İşinden atılan çoban Yusuf Esir’in zararlarını kim karşılayacak” diye sordu.

AYM kararının bütün HES’ler için uygulanması gerektiğini vurgulayan Şan, “Ayrıca bölgelere verilen zararlar da ilgili şirketlerden tazmin edilmeli ve bu çalışmalar için işlem tesis eden bütün kamu görevlileri hakkında ‘görevi ihmalden’ dava açılmalıdır. Biz de bunun için suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.