AKP'li Canikli'ye şok suçlamalar!

Özkoç, görüşmeler sırasında kendisine söz vermeyen Meclis Başkanı Mustafa Şentop’u da tarafsız olmamakla itham ederken, “Çünkü siz yüreğinizle, bağımsız, tarafsız Meclis Başkanı değilsiniz, AKP'nin Meclis Başkanısınız” diye konuştu.

Bütçe maratonunun ilk gününde TBMM’de ilginç anlar ve suçlamalar yaşandı. Sakarya’daki tank palet fabrikasının Katar’a peşkeş çekildiğini savunan CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hem Meclis Başkanı Mustafa Şentop hem de AKP Grubu adına konuşan Giresun milletvekili Nurettin Canikli’ye ağır suçlamalar yöneltti. Canikli’nin Milli Savunma Bakanlığı yaptığı döneme gönderme yapan Özkoç, “siz bu görevi Amerika adına yaptınız” dedi. Özkoç’un bu ağır suçlamasına Canikli’nin cevap vermemesi dikkat çekti. Özkoç, tartışmalar sırasında TBMM Başkanı Şentop’u da “siz AKP’nin meclis başkanısınız” sözleriyle hedef aldı.

Tartışma tutanaklara şöyle yansıdı:

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Civciv üretimi ile -Millî Savunma Bakanlığı yaptınız- tank üretimini aynı kefeye koyup da aynı teşvikleri verdiğinizi mi söylüyorsunuz? Onların hepsini de… Siz Millî Savunma Bakanlığı yaptınız ama maalesef Millî Savunma Bakanlığını millet adına yapmadığınız için, Amerika adına yaptığınız için bunu bilmiyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından "Yuh!" sesleri)

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Yuh sana be!

NURETTİN CANİKLİ (İstanbul) - Sayın Başkan…

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Yazıklar olsun!

BAŞKAN - Bir saniye.

NURETTİN CANİKLİ (İstanbul) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Arkadaşlar, yani bu şekilde birbirimizi itham ederek bir yere varamayız. Bu, şu ana kadar yürüttüğümüz tartışmaların usulüne de uygun değil, lütfen.

Sayın Canikli, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Daha söz istemedi ki Sayın Başkan.

BAŞKAN - Ama söylediğiniz şey…

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Bakın, Sayın Başkan, kayıtlara geçsin diye söylüyorum. (AK PARTİ sıralarından "Otur, otur!" sesleri)

BAŞKAN - Bir dakika, bir dakika, hayır.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Otur! Saygılı ol biraz be!

BAŞKAN - Sayın Canikli'ye söz verdim. Sayın Canikli'ye söz verdim, sonra.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Peki.

BAŞKAN - Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

NURETTİN CANİKLİ (İstanbul) - Sayın Başkan, Millî Savunma Bakanlığımız döneminde bir ülkeyi ilgili Savunma Bakanlığının davetlisi olarak ziyarete gittim. Normal bir ziyaret. Benim randevu talebim yoktu, ülkenin Cumhurbaşkanı benimle görüşmek istedi. Ben de merak ettim yani hani ben talep etmedim. Bir saat on beş dakika görüştük o ülkenin Cumhurbaşkanıyla ve ülkelerine silahlı İHA satılması için kırk beş dakika benden rica etmekle geçti, kırk beş dakika. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

2018 yılında Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 4+1 savaş gemisi yapımı, inşası, anahtar teslim ihalesi uluslararası bir ihaleye çıktı. Bütün ülkeler, belli başlı ülkelerin hepsi giriyor. Finansmanını da Çin sağlıyor, finansmanı Çin veriyor, parayı Çin veriyor. Bizim arkadaşlarımızın çoğunun "Alamayız, alma imkânımız yok." dediği o ihaleyi altı ay uğraşarak aldık, Türkiye kazandı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Birkaç milyar dolarlık bir ihale. Türk savunma sanayisinin o güne kadar aldığı en büyük ihracat, anahtar teslim. Bütün komuta kontrol sistemleri, navigasyon sistemleri, tahrik güç sistemi hariç onun dışında bütün hepsini kendi yerli imkânlarımızla yapacak şekilde aldık, anahtar teslim.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Tank palete gel.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - 4'üncüsünde motoru yetiştireceğiz ve 4'üncüsüne de inşallah yerli motoru koyacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bir örnek daha vereyim, neymiş milletin yanında olmak…

VELİ AĞBABA (Malatya) - Katar ordusuna tank paleti verdiniz mi vermediniz mi?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - …millet adına hareket etmek, milletin menfaatini korumak neymiş arkadaşlarımız öğrensin, kriterini kaybetmişler çünkü, öyle anlaşılıyor.

MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Millî Savunma Bakanlığı bu işte, Sayın Bakanım.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Şimdi, Fırat Kalkanı Operasyonu'nda 70 tane tankımız isabet aldı, maalesef, antitank füzeleriyle isabet aldı.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Katar ordusuna tank paleti verdiniz mi vermediniz mi, onu söyle!

BAŞKAN - Arkadaşlar…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Sonra arkadaşlarımızla, ilgili savunma şirketleriyle, mühendislerle hepsiyle görüşmeler yaptık çünkü Zeytin Dalı Operasyonu'nu biz biliyoruz, dünya bilmiyor ama…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Canikli, sataşmadan dolayı konuşulduğunda süreyi uzatmıyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Eski Grup Başkan Vekili, bilir bu işleri ama…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, gürültüden duyamadık.

BAŞKAN - Peki, son bir dakika veriyorum.

Tamamlayın lütfen.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

"Ne yaparız? Nasıl bir şey yaparız?" Tabii, herkesin ilk aklına gelen, işte, şu ülkede şöyle bir sistem var, bu ülkede böyle bir sistem var. Onları alamıyoruz, vermiyorlar zaten, hem de çok pahalı. Sonunda bir radar sistemi ve tankların 6 noktasına, köşelerine bir de orta noktalarına 6 tane radar, 6 tane bomba yerleştireceğiz, entegre birbirleriyle ve antitank füzesi ateşlendiğinde radar onu tespit edecek. Maksimum 1.800 metreden ateşleniyor, yirmi yedi saniye de o mühimmatın tanka ulaşma süresi var, yirmi yedi yirmi sekiz saniye. Radar onu tespit edecek, izleyecek, tanka muhtemel yaklaşma mesafesini hesap edecek, 11 metre kala o bomba dışa doğru patlayacak ve imha edecek.

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Amerika bakacak.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Herkes bakacak, bakıyor zaten. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve şu anda, bu, monte ediliyor değerli arkadaşlar, monte ediliyor tanklarımıza. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir teknoloji yok, çalışmaları var, yok. Bunları çok anlatmıyoruz, konuşmuyoruz ama madem milletin menfaati söz konusu oldu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Bunlar gelişmeden rahatsız olur Sayın Bakan.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Tank paleti kime verdin?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - …o zaman milletin menfaatine nasıl politikalar üretilmiş, işte size somut örnekler.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Türk Silahlı Kuvvetlerini Katar silahlı kuvvetlerinin emrine verdin mi vermedin mi? Soruyorum size!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - -cek, -cak değil, afaki nutuklar değil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Sayın Özkoç…
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Efendim, ben az önce, bakın, şu anda da…

BAŞKAN - Bir sataşma yok burada, ben dinledim.

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Olsun, o her hâlükârda konuşuyor.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Şu anda da aynısını yapıyorsunuz. Beni dinliyorsunuz, söz isterken neden söz istediğimi soruyorsunuz ama Sayın Canikli'ye sormuyorsunuz, ona hemen söz veriyorsunuz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Ama siz sataştınız.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - İşte, Meclisin tarafsız Başkanı olmak bu değildir, onu ifade edeyim.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - İlgisi yok, ilgisi yok.

BAŞKAN - Nasıl? Bir dakika, tam duyamadım ben.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Az önce Sayın Canikli neden söz istediğini ifade etmeden kendisine söz verdiniz.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Açık, net. Açık, net bir durum var.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - "Yüzüne baka baka" dedin yahu! "Yüzüne baka baka söylüyoruz." dedin.

BAŞKAN - Anlayamadık yani neden istediğini, tutanaklara bakın isterseniz.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Açık ve net. Sonuç itibarıyla söz istiyor.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Efendim, Sayın Canikli az önce neden söz istediğini ifade etmeden ona söz verdiniz.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sen duymadın.

BAŞKAN - Tamam, anlaşılıyordu neden istediği.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Öyle mi?

BAŞKAN - Evet, işte soruyorum size, ben anlayamadım çünkü.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Ona niye sormuyorsunuz?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Açık ve net.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - "Yüzüne baka baka söylüyorum." diye ifade ettin.

BAŞKAN - Onun neden istediğini ben anladım.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Ha, benimkini anlayamıyorsunuz!

BAŞKAN - Sizinkini anlayamadım. Çünkü konuşmasını dinledim.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Neden biliyor musunuz? Çünkü siz yüreğinizle, bağımsız, tarafsız Meclis Başkanı değilsiniz, AKP'nin Meclis Başkanısınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Yok öyle bir şey!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Alakası yok!

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Hadi oradan be! Senin işin Meclisi germek be!

BAŞKAN - Bunu reddediyorum.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.