Ali Babacan’ın partisinde sıcak gelişmeler

Ali Babacan’ın kuracağı parti siyasetin en sıcak konularından… Partinin kuruluş çalışmalarında yer alan bir isim, yeni parti ile ilgili son gelişmelere ilişkin Gazete Duvar'dan Özlem Akarsu Çelik'in sorularını yanıtladı.

Erdoğan’ın yeni partiyi açıktan olmasa da destekleyeceği iddiasına, AK Parti’nin kuruluşunda kendilerini eleştiren Necmettin Erbakan için de benzer yorumlar yapıldığını hatırlatarak şu yanıtı verdi, “Şimdi tarih tekerrür ediyor. O zaman rahmetli Erbakan ciddiydi, bugün de Tayyip Bey ciddi. Unutmayın, şeyh uçmaz, onu müritleri uçurur”.
 
Ali Babacan’ın partiden istifasının ardından kendileriyle temas kurmak isteyenlerin taleplerine yetişemediklerini söyleyen siyasetçi, hâlihazırda AK Parti’de veya herhangi bir partide siyaset yapanlara teklif götürmediklerini ancak talep onlardan gelirse kendileriyle temasa geçtiklerini anlattı.

-Sizinle ilgili en dikkat çeken senaryodan başlayalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partinizi gizliden gizliye destekleyeceği ve kendi kontrolünde olmasını sağlayacağı bu muhalif hareketi ezmenin bir yolunu bulacağı konuşuluyor.

(Gülüyor) Benim en keyif aldığım yorumlar işte bunlar. Bizim açımızdan bunların konuşulması hiç rahatsız edici değil. Tarih tekerrür ediyor. 2001 yılında AK Parti’yi kurduğumuzda beni Refah Partisi ve Fazilet Partisi yöneticiliği yaptığım yıllardan beri tanıyan bir köy temsilcimiz yaşlı amca şöyle demişti, “Oğlum, Erbakan Hoca size mahsustan vuruyormuş gibi yapıyor değil mi? Yoksa o size gömleksizler, evden kaçan çocuklar demez”… Elbette Amcacığım, Erbakan Hocamız bize kıyamaz dediğimde, adamcağız dizlerine vura vura “Biliyordum oğlum, biliyordum. Hoca size bunu yapmaz biliyordum” diye sevinçten havalara uçmuştu. Şimdi tarih tekerrür ediyor. O zaman rahmetli Erbakan ciddiydi, bugün de Tayyip Bey ciddi (gülüyor). Unutmayın, şeyh uçmaz, onu müritleri uçurur.

-Partide görev almak için size gelen taleplerde artış var mı?

Özellikle istifadan sonra dönüşlere yetişmekte zorlanıyoruz. Arayan, temas kurmak isteyenleri cevapsız bırakmamak gibi bir gayret var ve o kadar yoğun bir talep var ki…

-Halen AK Parti’de siyaset yapan isimlerden de sizinle temas kurmak isteyenler oluyor mu?

Prensip olarak herhangi bir siyasi partiyle aidiyet duygusu, bağı devam edenlere teklif götürmedik ama temas etmek isteyenler olursa elbette onlarla da görüşülüyor.

-Partinin adı belli mi?

Partinin adı henüz belli değil. Önemli olan adı değil işlevselliği.

-Partinin eylül ayında kurulacağı bilgisi yansıdı haberlere. Kuruluş tarihi netleşti mi?

Daha önce size ne dediysek aynı noktadayız. Yani yılbaşı gelmeden ete kemiğe bürünsün istiyoruz. Bu planlamamız aynen devam ediyor ama bir tarih belirlemedik.

-Kurucular kurulu belli oldu mu?

Şu aşamada kişilerin muvafakatı olmadan isim paylaşmamak prensiplerimiz arasında. Geniş bir havuz var, bunların bir kısmı aktif olarak içinde yer alır ama bir kısmı da birlikte politika üretmede katkı sunup sonra kendi işine devam etmek isteyebilir.

-Türkiye’nin problemlerine ilişkin öncelik sıralamanız nedir? Parlamenter sisteme dönüş olmazsa olmazınız mı?

Parlamenter sisteme dönüş de dâhil bütün konular tartışılıyor. Asıl olan demokratik değerlerin egemen kılınması, hesap verebilirliğin oluşturulması, kuvvetler ayrılığının tesisi, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün tesisi, kişinin temel haklarının güvence altına alınması zemininin oluşturulması… Bütün bunlar tesis edildikten sonra sistemin adı ne olmuş esasa müessir değil. Bu kriterler egemen olduktan sonra hem parlamenter sistemde hem yarı başkanlık sisteminde sağlıklı bir işleyiş sağlanabilir. İşin uzmanı isimler bütün konu başlıkları üzerinde çalışıyor şu an.

-Ancak söyledikleriniz partili cumhurbaşkanlığı ile mümkün olmaz.

Kuvvetler ayrılığı vurgusu yapıyoruz. Bu partili cumhurbaşkanlığı ile örtüşmez elbette. 

KABİNEDE DEĞİŞİKLİK...

Abdulkadir Selvi, seçmenin yeni bir parti arayışında olduğunu söyleyerek,  “15 Temmuz’da darbecilere teslim olmayan Erdoğan, yeni partilere de teslim olmayacak” dedi.

İŞTE SELVİ'NİN BUGÜNKÜ YAZISI:

ANKARA kabine değişikliğine odaklandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dinlenmeye çekilmesi, beklentiyi güçlendirdi.

Oysa daha köklü bir sorun var.

Kimin bakan olacağından ya da hangi bakanın gideceğinden ziyade güven verilmesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cuma günü il başkanları toplantısında yapacağı konuşma bu açıdan önemli olacak. Konuşmanın satır aralarından yeni dönemin ipuçlarını alacağız. Ardından Erdoğan’ın çıkacağı Anadolu gezisindeki üslup ve söylemi bize yeni dönemin kodlarını verecek.

O nedenle Erdoğan’ın kabine ve parti yönetiminde değişiklikle yetinmemesi, köklü bir “paradigma değişikliği”ne gitmesi bekleniyor.

Siyaseten normal günlerden geçmiyoruz. 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri sıradan seçimler değildi. Siyaset yeniden şekilleniyor. Bu noktada Erdoğan’ın yeni döneme ilişkin stratejisi hayati derecede önemli. Çünkü Erdoğan yapacağı hamlelerle suyun yönünü değiştirebilir. Atacağı yanlış adımlar ise değişim sürecini hızlandırabilir.

Abdullah Gül ve Ali Babacan ekibi ile Ahmet Davutoğlu, çalışmalarını hızlandırdı. İllerde teşkilatlanma noktasına geldiler.

Tüm bunlar 2023 seçimlerine dönük adımlar. Bizde cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sancılı olmuştur. 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın ve son olarak 27 Nisan e-muhtırasının cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanması boşuna değil. Darbe ve muhtıra dönemlerinin örneklerini bir rejim tehlikesi olduğu için vermedim. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin rejim içindeki yerine işaret etmek istedim.

24 Haziran seçimlerinde muhtıra veren ya da darbeye yeltenen oldu mu?

Yok. Çünkü bu kez plan farklı.

YENİ SİSTEM, YENİ PLAN

Çünkü başkanlık sistemi var. Çünkü yüzde 50 artı bir var. Çünkü yüzde 50’lik iki blok oluşmuş durumda. Şimdiki plan, AK Parti’nin alternatifini AK Parti’nin içinden çıkarmak.

31 Mart seçimlerinde büyük illerin muhalefetin eline geçmesi, tekrarlanan İstanbul seçimlerini Ekrem İmamoğlu’nun dokuz buçuk puan farkla kazanması muhalefetin umutlarını artırdı.

Erdoğan, 24 Haziran seçimlerini yüzde 52 ile kazandı ama 31 Mart seçimleri bize gösterdi ki aradaki makas kapanmış. Yüzde 50-yüzde 50’lik iki blok oluşmuş. 2023’e kadar geçen süre zarfında kim seçmen havuzunu büyütebilirse, o kazanacak.

HALK YENİ PARTİ İSTİYOR MU?

İki kamuoyu araştırma şirketinin sonuçlarını inceledim. Görünen o ki seçmende bir arayış var. Partilerin dışında bir gri alan oluşmuş durumda. “Yeni parti kurulsun”diyenlerin oranı yüksek. Benzer tabloyu Meral Akşener’in yeni parti kurma çalışmaları sırasında görmüştüm. Akşener o süreci iyi yönetemedi. Ama buna rağmen yüzde 10 almayı başardı.

Zaten “Yeni parti kurulmalı”diyenlerin önemli bir bölümünü İYİ Parti ve MHP seçmeni oluşturuyor. İYİ Parti seçmeni MHP’den, MHP seçmeninin bir bölümü ise AK Parti’den gitmişti. Bu seçmenler, parti sadakatini geride bırakmış ve değiştirme eşiğini aşmış. Ancak belli ki tatmin olmamış, arayışlarını sürdürüyor. İlginçtir, bu kez muhafazakâr seçmen bir arayış içinde. CHP ve HDP seçmeni partisinden memnun. Yerel seçimlerin ve İstanbul başarısının etkisi olduğu belli.

Yeni partiler bir anlamda kendi kaderlerini kendileri belirleyecekler. Nasıl bir söylemle çıkacaklar, Türkiye’ye ne vaat edecekler, kadroları kimlerden oluşacak, kitlelerde yeni bir umut rüzgârı estirebilecekler mi? Bunlar kritik aşamalar.

REİS DÜZELTSİN BEKLENTİSİ

Abdullah Gül-Ali Babacan partisine AK Parti tabanından kısmen ama daha çok merkezden bir ilgi olduğu anlaşılıyor.

Ahmet Davutoğlu’na ise AK Parti tabanından muhafazakâr ve entelektüel bir kesimin yöneldiği görülüyor.

AK Parti açısından esas tehlike, yeni partilerin yüzde 50’lik bloktan ne koparacağı olacak. AK Parti’den kopacak bir puan, Erdoğan karşıtlarının hanesine iki katı olarak geçecek. Burası bir azalacak, orası bir artacak.

Tehlike büyük. Durum ciddi.

Bir yandan kurulacak olan partileri takip ederken, diğer yandan Erdoğan’ın stratejisini çözmeye çalışıyorum.

15 Temmuz’da darbecilere teslim olmayan Erdoğan, yeni partilere de teslim olmayacak. Mücadeleyi seçecek. Ancak başta ekonomi olmak üzere toplumun rahatsız olduğu noktaların düzeltilmesi gerekiyor. Seçmen sandıkta verdiği mesajın gereğinin yerine getirildiğini görmek istiyor.

AK Parti seçmeni, Erdoğan’dan umutlu. “Reis düzeltsin” diyor. Beklentisi karşılanırsa, yeni partilerin rüzgârı kesilir. Ya aksi olursa...

Anahtar Kelimeler:
PartiErdoğanAli BAbacan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.