'Amaç AKP'nin reddi değil, restorasyonu'

Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, 'Saraya giden CHP’li' tartışmasını ve AKP'den istifa ederek yeni parti kurma çalışmaları başlatan eski bakan Ali Babacan'ın çalışmalarını değerlendirdi.

BirGün'den Aycan Karadağ'a konuşan Tosun, 'CHP’li bir siyasetçinin Saray'da Erdoğan ile görüşmesi' iddiasının, Muharrem İnce’ye yönelik itibar suikastından başka bir şey olmadığını belirterek, “Üstelik önlem alınmazsa, bu suikastların devamı CHP’deki başka politik aktörlere yönelecek gibi görünüyor. İnce, CHP Kurultayındaki adaylığı, ardından Cumhurbaşkanlığı seçimindeki performansıyla- CHP’de Sayın İmamoğlu yerel aktör niteliğiyle ayrı tutulduğunda- sosyal demokrat kanatta, ulusal siyasette toplumsal meşruiyeti, kitle desteği en güçlü ikinci isim görünüyor. İnce bu özelliğiyle parti içinde bir grubun kendi politik kariyerleri önünde bir politik mayındır. İnce’nin adının karıştırıldığı bu görüşme iddiası, bu anlamda parti içinde kariyerist beklentileri olan kimi aktörlerin adeta bir mayın temizleme girişimi olarak okunabilir” diye konuştu.

"SARAY'A GİDEN CHP'Lİ STRATEJİSİ TUTMADI"

Benzer operasyonların önlem alınmadığı takdirde önümüzdeki süreçte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na kadar uzanabileceğini dile getiren Tosun, “Tabii ki bunu önemli ölçüde bu aktörlerin İmamoğlu ile ilişkilerinin içeriği ve yönü tayin edecektir. CHP 31 Mart ve 24 Haziran seçiminde başarısız olsaydı, benzer operasyonlarla hedefe Sayın Kılıçdaroğlu da konabilirdi. Kılıçdaroğlu’nun ittifak stratejisindeki başarısı operasyonun en güçlü ikinci ismi hedeflemesine neden oldu diye düşünüyorum. CHP içinde genel başkan değişimi delege kontrolüne dayandığı, delegenin kontrolü de Sayın Kılıçdaroğlu liderliğinde olduğu için, onunla mücadele yerine, ikinci en güçlü ismi yıpratıp, bir sonraki Kurultay’a yönelik İnce’yi kitle nezdinde itibarsızlaştırma, devre dışı bırakma temelli bir strateji izlenmiş gibi görünüyor. Fakat strateji tutmamıştır. Tutması da mümkün değildi" ifadelerini kullandı.

"CHP’lileri tanımayan, damardan CHP’lilikten bihaber, iliştirilmiş politik figürlerin bu operasyonun planlayıcısı olmaları muhtemel" diyen Tosun, sorunun diğer boyutunun Kılıçdaroğlu'nun 'politik figürlerle' mücadele etmesi ve konunun araştırılıp, disiplin sürecinin işletilmesi olduğunu söyledi.

AKP REDDİYESİ YERİNE AKP RESTORASYONU

Ali Babacan'ın yeni parti girişimini değerlendiren Tosun, "Babacan ve ekibinin kurma hazırlığında olduğu parti; topyekûn bir AKP reddiyesi yerine, AKP politikalarının olumsuz dışsallıklarını restore etmeye yönelik bir merkez parti inşası arayışında olduğunu göstermekte" diye konuştu.

Tosun, şöyle devam etti: "Babacan’ın AKP içinde uzun yıllar etkin bir politik aktör olarak varoluşu ve yürütmede özellikle ekonomi politikalardan sorumlu oluşu doğaldır ki ancak utangaç bir AKP eleştirisine yönelmesinin temel belirleyenidir."

"SON TAHLİLDE TİPİK BİR SAĞ PARTİ OLACAK"

Prof. Dr. Tosun, Ali Babacan'ın ekonomi politikalarına ilişkin yaklaşımına da değindi. Tosun şunları söyledi: "Ekonomi politikalarına yaklaşımında para politikaları temelindeki tercihin ağır basacağı dikkat çekerken, sosyal adalet temelinde bir paylaşıma yapılmayan vurgu, partinin merkezde konumlanacak olmasına rağmen, son tahlilde tipik bir sağ parti olacağının sinyallerini vermektedir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.