CHP'den Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya çıkarma

CHP, Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede CHP'ye yönelik küslüğün bittiği ifade edilirken siyasetçiler gelişmeleri yorumladı.

CHP'den Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya çıkarma

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri son bir yılda gruplar halinde 81 ilde çeşitli toplum kesimlerinin nabzını tutmaya çalışıyor. 

Milletvekilleri bu kapsamda son günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yönelik özel çalışmalar yapıyor.

Independent Türkçe'den Ali Kemal Erdem'in haberine göre; Mart ayı içerisinde 5 milletvekilinden oluşan "Deprem Komisyonu" Elazığ'a, 10 milletvekilinin bulunduğu "Esnaf Komisyonu" Van, Hakkari, Şırnak, Mardin, Batman'a giderek çeşitli görüşmeler yaptı. 20 milletvekili ise Şanlıurfa'ya çıkarma yaparak esnafın ve halkın nabzını tutmaya çalıştı.

CHP'nin 1960'lı ve 1970'li yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Kürt yoğunluklu illerde büyük desteği vardı.

Bu destek, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra CHP'nin yerine kurulan Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile de devam etti.

Ancak PKK'nın eylemlerinin artmasıyla oluşan yeni siyasi atmosferin etkisiyle bir grup Kürt milletvekilinin 1991 yılında SHP'den ayrılarak Halkın Emek Partisi (HEP) kurmasıyla başlayan duygusal kopuş, SHP'nin yerini alan CHP döneminde daha da arttı.

Deniz Baykal'ın genel başkanlığı döneminde CHP'nin söylemlerinde ulusalcılık vurgusunun da öne çıkmasıyla bir zamanlar Güneydoğu'da oyların en az yarısına hükmeden bölge seçmeni CHP'ye adeta küstü.

CHP, Tunceli dışında neredeyse Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı illerin tamamında yüzde 2 ile 5 civarında oy oranlarına kadar geriledi.

Bir dönem CHP'ye oy veren sol görüşlü Kürt seçmen daha çok HDP'de yoğunlaşırken, muhafazakar Kürt seçmen de AK Parti'de toplandı.

CHP, GÜNEYDOĞU'DA YENİDEN UMUTLU

Ancak CHP'nin Güneydoğu'daki temaslarına katılan milletvekillerine göre partilerinin, 1990'ların başından beri adeta kangren halini alan Kürt illerindeki bu durumu değişmeye başladı: Kürtler ile CHP arasındaki buzlar eriyor.

Gezilere katılan milletvekillerine göre, bölgede CHP'ye şimdiye kadar hiç olmadığı kadar yüksek ilgi var. Bununla birlikte CHP'den beklentiler de artmış durumda.

Peki CHP'li milletvekillerini böyle düşünmeye iten ne? İddialarını hangi gerekçelere dayandırıyorlar?

Yüksel Mansur Kılınç (sağdan ikinci) / Fotoğraf: Independent Türkçe

'CHP'YE İLGİNİN NEDENİNİ BİZ DE BULMAYA ÇALIŞTIK'

Van, Hakkari, Şırnak, Mardin ve Batman illerini kapsayan gezide yer alan İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, bölgede dile getirilen en önemli sorunların işsizlik ve yoksulluk bir de yok sayılmak olduğunu öne sürerek, "Buralar gerek genç, gerekse genel işsizliğin en çok olduğu iller aynı zamanda. Bazı yerleşim merkezlerinde hiç çalışan yok ya da tek gelir kaynakları koruculuk. Çok net gördüğümüz; AK Parti iktidarının ülke ile de bölge insanı ile de bir alakaları kalmamış. Halk kendisini yalnız hissediyor" diye konuştu.

Bölgede CHP'ye şimdiye kadar hiç olmadığı kadar yüksek bir ilginin olduğunu öne süren Kılınç, "Biz bu ilginin nedenini bulmaya çalıştık. Silopi'ye gittiğimizde otobüsümüzün önü gençler, kadınlar ve çocuklar tarafından tutuldu. Halk mutlaka çıkıp bir şeyler konuşmamızı istedi" dedi. 

Kılınç, bunun nedeniyle ilgili şu iddialarda bulundu:

Bu ilgiyi, huzura, güven ihtiyacına ve CHP'nin Türkiye'nin birleştirici gücü olarak görülmesine bağlıyoruz. Halk, güven duymak istiyor. Huzur istiyor. Birlik istiyor. Bize bundan sonra çok daha büyük sorumluluk düşüyor ve biz bu sorumluluğu yerine getireceğiz. Bizden talepleri, sorunları ve çözümleri alanda bizzat halktan öğrenerek geliştirmenin çabası içerisinde olacağız. 

Tahsin Tarhan (soldan ikinci) / Fotoğraf: Independent Türkçe

'CHP'YE KÜSLÜK TAMAMEN BİTMİŞ'

Van, Hakkari, Şırnak, Mardin ve Batman illerini ziyaret eden CHP heyetindeki bir diğer isim olan Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, "CHP'ye küslük bitmiş mi?" sorumuza "Tamamen bitmiş" iddiasıyla cevap vererek sözlerine şöyle devam etti:

İnanılmaz derecede ilgiyle karşılaştık. Bir kasabaya girince bir anda 500, 100o kişi toparlanıyor. İnsanlar yorulmuşlar. Birlik beraberlik içinde bu sistemin değişmesi gerektiğini düşünüyorlar. Şunu haykırıyorlar: 'Biz Kürt'üz, terörist değiliz!' Aş, iş, huzur istiyorlar.

'KAYYUMLARA YÖNELİK TEPKİ BÜYÜK'

Bölgede HDP'li belediyelere atanan kayyumlara yönelik bölge halkının tepkisinin büyük olduğunu öne süren Tarhan, şu iddialarda bulundu:

Kayyumların yaptıkları onları birleştirmiş, AK Parti'ye karşı bir mücadele haline dönüştürmüş. Kayyumlar gelmişler ihaleyi o bölgedeki insanlara vermemişler, örneğin çay bahçesini alıp Karadenizli birine vermişler. Her bir işi dışarıdan getirdikleri kişilere veriyorlar. Basit işleri bile bölge halkından olup işin uzmanı olan kişiden ziyade kendilerine yakın olan deneyimsiz birine vermişler. Bu da işsizliği daha da artırmış.

'GENÇLERİN CHP'YE KARŞI ÖNYARGISI YOK'

CHP'ye yönelik ilginin nedenini genç nüfusun yoğunluğuna bağlayan Tarhan, "Yeni bir kuşak geliyor. Z kuşağının oranı batıda yüzde 10 ise bu illerimizde yüzde 20-25. Bu gençler olaylara bizler gibi bakmıyor. CHP'ye karşı önyargılar yok. İşsizler, çaresizler. İktidarın yarattığı baskıdan yorulmuşlar. Esnaf konuşmak istiyor ama, her köşe başında olan güvenlik görevlilerinden çekindiğinden açıkça konuşamıyor" ifadelerini kullandı.

'CHP'YE OY KAYMASI HDP SEÇMENİNDEN DEĞİL DAHA ÖNCE AKP'YE OY VERENLERDEN OLACAK'

Tarhan, gördüklerini ilginin gerçek olduğunu, bölge halkının geleneksel, her gelene karşı gösterdiği geleneksel misafirperverliğinden kaynaklanmadığını iddia ederek, CHP'ye yönelik oy kaymasının sanılanın tersine HDP seçmeninden değil daha önce AK Parti'ye oy veren seçmenden olacağını öne sürerek, bu gerekçesini şöyle anlattı:

"HDP'ye yapılan baskıdan dolayı HDP tabanı biraz daha kilitlenmiş ama AK Parti bölgede dağılmış durumda. Bu da sanıldığı gibi MHP ile olan ortaklığına duyulan tepkiden de kaynaklanmıyor. Tepki direk AK Parti'nin politikalarına yönelik. Milletvekillerinin, belediye başkanlarının görevden alınması, kayyumların halkı dışlayan politikalarına büyük tepki var. Yerel yönetimlerde yönetim önderleri yok. Kayyumlar zaten halkla görüşmüyor iletişim yok. Yatırımlar durmuş gibi."

Tarhan, son olarak CHP'nin olası bir seçimde bölgede kesinlikle bir sürpriz yapacağını öne sürdü.

Ulaş Karasu (karşıda konuşan) / Fotoğraf: Independent Türkçe

'GÜNEYDOĞU'DA VATANDAŞLARIMIZIN GÖNLÜNE YENİDEN GİRMEYE BAŞLADIK'

Bir başka CHP heyetinin Şanlıurfa ve ilçelerini kapsayan ziyaretinde yer alan Sivas Milletvekili Ulaş Karasu ise HDP'nin kapatılmasının Güneydoğu seçmeni nezdinde siyasi hesaplaşma olarak görüldüğünü iddia ederek, devamında CHP'nin bölgedeki pozisyonuyla ilgili şunları söyledi:

CHP olarak bizler bir dönem ne yazık ki bölgeyi boş bıraktık. Gözden uzak olan gönülden de uzak olur derler. Biz kendimizi hatırlatmaya, Güneydoğu'da vatandaşlarımızın gönlüne yeniden girmeye başladık. Seçmen CHP'ye ‘gelin artık gelin bizi kurtarın' diyor. Bu süreci küslük olarak tanımlamaktan ziyade insana dokunmanın, vatandaşın ayağına gitmenin, derdini dinlemenin, kendini anlatmanın ne kadar önemli olduğunu gördüğümüz bir süreç olarak tanımlamaktan yanayım.

'GENÇLERİN İLGİSİ DAHA YOĞUN'

Bölge halkı arasında gençlerin CHP'ye ilgisinin daha yoğun olduğunu öne süren Karasu, bu konudaki iddiasını şöyle detaylandırdı:

Çünkü gençler her geçen gün daha fazla sorguluyor, daha fazla araştırıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki koşulları biliyorlar. Ve onlar da aynı koşullarda yaşamak istiyor. Yani gençler diğer kuşaklardan bağımsız olarak var olanla yetinmiyor. Daha iyisini arıyor. Bu da tabii iktidara bir karşı duruş demek. Alternatiflere yönelme demek. Ama aynı zamanda gençler arasında uyuşturucu kullanımı çok yaygın hale gelmiş. Görüştüğümüz aileler bizlere bu konuda yalvardı.

'BÖLGE HALKININ BİZDEN BEKLENTİSİ EKONOMİK OLARAK YAŞANABİLİR ÜLKE'

Bölgede AK Parti'ye oy veren seçmeninde eskisi kadar partisini savunmadığını öne süren Karasu, iddialarını şöyle tamamladı:

AK Parti'ye oy verdiğini söyleyen bir muhtar mahallesinin sorunlarını bakana anlatmak istediğini ve bunu yapmak isterken tartaklandığını aktardı. Güneydoğu'da işsizlik çok önemli boyutlara varmış. Tarım ve hayvancılık bitme noktasında. Esnafa bir dokunup bin ah işittik. Bununla birlikte, bugün halkın bizden beklentisi de ekonomik olarak daha yaşanabilir bir ülke. Bölge halkının genel kanısı, 'Siz iktidar olacaksınız. Ne olur buradan uzak kalmayın. Sorunlarımıza ilgilenin ve çözüm üretin' şeklindeydi.

'ŞU AN BÖLGEDE CHP OYLARINA YANSIYAN BİR ŞEY YOK'

Peki CHP milletvekillerinin bu iddialarına kamuoyu araştırmacıları ne diyor?

GENAR Araştırma Şirketi İhsan Aktaş, bu konuda CHP milletvekilleriyle hemfikir değil.

Aktaş gerekçesini de şöyle anlattı:

Güneydoğu insanı çok misafirperver. Kimi zaman siyasi partiler ziyaret edince bu misafirlikten etkileniyor. Ancak bölge halkı yüksek düzeyde siyasi bilinçle oy veriyor ve belli bariyerleri kolay kolay aşmıyor. Baktığınız zaman CHP'nin bölgedeki bazı illerde yüzde 1, bazılarında yüzde 3, yüzde 5 oyu olduğunu görüyorsunuz. O oylarda klasik bürokrat oyları. Kürt solu olarak nitelendirdiğimiz Kürtler HDP'ye, muhafazakar Kürtler ise AK Parti'ye oy veriyor. CHP'ye yönelik yumuşamayı ancak uzun vadeli takiplerde belki görebiliriz. Şu an bölgede CHP oylarına yansıyan bir şey yok. Tersine ülke genelinde CHP, oy kaybediyor. Yerel seçimlerde yüzde 26 oy alan CHP, şu an yüzde 22'lerde görülüyor. Oyları İyi Parti'ye, Muharrem İnce'ye gidebilir. Bölgede CHP'nin oyu artsa bu anketlere de yansırdı.

'İYİ PARTİ ARADAN ÇEKİLİRSE CHP VE HDP ARASINDAKİ ETKİLEŞİM DAHA ÇOK ARTABİLİR'

Açıkça dillendirilmese de HDP'nin de Millet İttifakı'nın bir parçası olduğunu iddia eden, bundan dolayı CHP ile HDP ilişkilerinde bir nezaketin de oluşmuş olabileceğini belirten Aktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

Muhalefet partilerinde Erdoğan'ı bir kere yenme motivasyonu var. Ama baktığınız zaman Kürt seçmene dokunma açısından İyi Parti'nin böyle bir şansı görünmüyor. CHP, acaba?  AK Parti ise Kürt seçmenin yarısının oyunu alıyor. Belki İYİ Parti aradan çekilir ise CHP ve HDP baş başa kalırsa bu etkileşim çok daha artabilir.

'OLUMSUZ BAKIŞTA TEMKİNLİ AZALMA VAR AMA HALEN CHP'YE OY VERİRİM DEMİYORLAR'

Geçen günlerde yeni bir kamuoyu araştırması yayınlayan Konsensüs Araştırma Şirketi Başkanı Murat Sarı da Kürt seçmen arasında CHP'ye olumsuz bakış açısında temkinli bir azalma olsa bile bunun henüz oya dönmediğini öne sürerek şunları söyledi:

Esasında temkinli bir azalma var ama halen CHP'ye oy vereceğim demiyorlar. Hatta HDP etrafında daha fazla bir kilitlenme var son ankete göre. CHP'ye yönelik önyargıda azalma AK Parti seçmeninde de var. Eskisi gibi 'Din düşmanı CHP' demiyor ama CHP'ye de kaymıyor. Aynı şekilde HDP seçmeni de eskisi gibi CHP'yi "Kürt düşmanı" olarak nitelemiyor, CHP'yi kabul ediyor ama "HDP olmazsa ikinci olarak hangi partiye oy verirsiniz?" diye sorulduğunda CHP demiyor. "Oy atmam ya da HDP yerine kurulan partiye oy veririm" diyor.

'CHP'NİN BÖLGEDE ÇOK BAŞARILI OLACAĞINI SANMIYORUM'

CHP'ye yönelik bakış açısında kısmen bir düzelse olsa dahi bugünün koşullarında CHP'nin bölgede çok başarılı sonuçlar alacağını sanmadığını öne süren Sarı, "Oy artışı zor. Türkiye'de de dünyada da böyle. Bugünden yarına biz deyince olmuyor. İnsanlar partisini kolay değiştirmiyor. Çünkü her birinin oy vermesinin farklı nedenleri var" diye konuştu.

'KÜRT SEÇMENİN CHP'YE BAKIŞ AÇISINDA YUMUŞAMA VAR'

Aksoy Araştırma Şirketi Başkanı Ertan Aksoy ise bu konuda Aktaş ve Sarı'dan farklı düşünüyor.

Kürt seçmeninin CHP'ye bakışında kesinlikle bir yumuşama olduğunu öne süren Aksoy, bunu şu nedenlere bağladı:  

- Kürt seçmen yüzünü AK Parti'ye döndüğü zaman AK Parti'den daha çok MHP'nin yüzünü görüyor. Bu da geçmişte Kürt seçmen ile AK Parti arasında kurulan duygusal bağın kopmasına neden oluyor.

-  CHP'de süreç içerisinde Canan Arıtman tarzı siyasetçilerin gidip daha sosyal demokrat siyasetçilerin ve tarzın gelmesi kimlik ve eşit yurttaşlık sorunu yaşayan Kürt seçmende CHP'ye karşı daha yakınlaşmacı tutuma neden oldu.

- CHP uzun zamandır kendisine biçilmeye çalışılan inanç ve kimlik siyaseti çemberini geçip daha çok geçim derdini, sosyal adaletsizliği ve ekonomik sorunları dillendirdiği için Kürt seçmen ile kimlik siyasetinden öte ekonomi siyasetinde de bir ortaklaşma var. Çünkü ekonomik sorunları en çok yaşayan seçmenler arasında Kürt seçmenler de bulunuyor. Onlar da bu sorunların ve çözüm yollarının en çok CHP tarafından dillendirildiğini görüyorlar.

'CHP'NİN KÜRTLERLE ASIL YAKINLAŞMASI BATI İLLERİNDE OLACAK'

Bu nedenlerden dolayı Doğu'daki Kürt yoğunluklu Kürt illerinde CHP'nin oylarında bir miktar artış görülebileceğini belirten Aksoy, "Ama Kürtlerle CHP arasındaki asıl yakınlaşmanın batı illerinde olacağını, buralarda yaşayan Kürtlerden CHP'ye daha fazla oy kayacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

CHP'NİN KÜRT SEÇMENLE YAKINLAŞMASINDA DEMİRTAŞ FAKTÖRÜ

CHP ile Kürt seçmenin geçmişe göre daha fazla diyalog kurabilir vaziyette olduğunu söyleyen Aksoy, sözlerini şöyle tamamladı:

Geçmişe göre çok daha fazla diyalog kurabilir vaziyetteler. Bunda Selahattin Demirtaş'ın da payı olduğunu düşünüyorum. Demirtaş'ın aktif siyaset yaptığı dönemde CHP tabanının laiklik dahil bazı hassasiyetlerini selamlamışlığı, yerel seçimlerde destek vermişliği var. Sadece yönetimlerde değil tabanlarda da eskisi kadar mesafe yok. Yakınlaşma var.

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2021, 13:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER