'İntihar eden avukatların günahı kimin?'

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Aydoğan Koronavirüs sürecinde avukatların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara dikkat çekmek için daha önce de yasama yoluyla harekete geçtiklerini fakat merkezi yönetimin bu soruna duyarsız kaldığını ifade etti. Aydoğan, “Merkezi yönetimin duyarsızlığı meslektaşlarımızın hayatına mal oluyor. Buna seyirci kalamayız” dedi.

'İntihar eden avukatların günahı kimin?'

Yaşamına son veren avukatları görmezden gelen merkezi yönetime tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Aydoğan, Hazine ve Maliye Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi ve araştırma önergesi verdi. Aydoğan “Bizim bildiğimiz devlet zor zamanda vatandaşın yanında olur. Bundan zor bir zaman mı var?” ifadelerini kullandı. 

CHP’li Aydoğan pandemi sürecinde ekonomik zorluk yaşayan 50 bini aşkın avukatın olduğunu vurgulayarak; adaletin tayini için çabalayan, kamuya hizmet eden avukatların bu süreçte yokluğa mahkum edildiğine şahit olduk. Salgının başlangıcında yaşanacak olumsuzlukları öngörerek ilgili bakanlığa yapması gerekenler konusunda yönlendirici sorular yönelttik. Destek paketi, kredi imkanı, zorunlu ödemelerin ertelenmesi gibi pek çok destek sağlanabilirdi. Fakat kulaklarının üstüne yattılar. Şimdi de meslektaşlarımızın intihar haberlerini alıyoruz. Bu duyarsızlık insan hayatına mal oluyor. Daha önce meslektaşlarımızın intiharın eşiğine geldiğini ifade etmişti. O eşik maalesef aşıldı. Merkezi yönetim serbest meslek erbabı sayılan avukatlar için de derhal bir destek paketi açıklamalı.” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Aydoğan 

ÇARESİZLİĞE İTİLEN AVUKATLAR HAYATINDAN VAZGEÇİYOR

Aydoğan “Keşke konuyu dile getirdiğimiz nisan ayında harekete geçilmiş olsaydı” diyerek şunları ifade etti: “Sabit bir maaşı olmayan, ek gelirleri bulunmayan avukatların devlet desteğine ihtiyaçları var. Kiralarını, kredilerini ödeyemeyen, SSK, Bağ-Kur prim ödemelerini yatıramayan avukatlar var. Bu insanlar yaşamlarını nasıl sürdürecekler? Sağlık giderleri nasıl karşılanacak?  Çaresizliğe itilen avukatlar hayatından vazgeçiyor. Bu gerçekten tüyler ürpertici bir durum bu duruma seyirci kalınması ise aynı şiddette ürpertici. Merkezi yönetim tam da ihtiyaç duyulduğu zaman ortada yok. Hep söylüyorum adalete de en az sağlık kadar ihtiyacımız var. Avukatları yok saymak adaleti de yok saymaktır. Konuyu yine Meclis gündemine taşıdım. Keşke konuyu dile getirdiğimiz nisan ayında harekete geçilmiş olsaydı yaşamına son veren iki meslektaşım hayatta olabilirdi. Ben kendi adıma vicdan muhakemesi yapıyorum acaba bu ülkeyi yönetenler, vatandaşını çaresizliğe sürükleyenler de bu muhasebeyi yapıyorlar mı? İntihar eden avukatların günahı kimin?” 
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER