Karamollaoğlu'ndan 'saray' eleştirisi, İstanbul Seçimi mesajı

ANKA Haber Ajansı'nın geçtiği habere göre; Karamollaoğlu, konuşmasına ekonomi ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak “Asgari ücret açlık sınırında olamaz, açlık sınırı 2020 lira olarak belirlenmişti. Hükümet bu rakamları manipüle ediyor. Yoksulluk sınırı demek bir ailenin bütün ihtiyaçlarını karşılayabileceği rakam demek o da şu an 7 bin civarı.  Bu rakamı biz veremeyiz diyor. Kimse size dışarıdan borç alın ödeyin demiyor. Milli geliri adil dağıtın diyoruz biz. Ama yoksulluğun israfın başını alıp gittiği yerde bunları yapamazsınız. Yapılan israfı, yolsuzluğu içlerine oturturmuşlar kural haline getirmişler. Milli gelir artarak adil hale gelince ülke çok hızlı bir şekilde kalkınacak, gelişecek. O zaman uçağımızı, topumuzu tankımızı da kendimiz yapabileceğiz. Şimdi bazıları çıkıp diyecek ki yapıyoruz, isimlerini de koymuşlar. Nesini yapıyorsunuz? Ama bir hava, bir algı oluşturuyorlar. Ama insanların geçimlerini sağlayamama noktasını geldiğimizde algıların faydası olmaz. Bizim anlamadığımız vatandaş hem sıkıntıyı çekiyor hem de oyunu veriyor. Yalnız bu oyun ilk defa 23 Haziran’da bozuldu. İlk defa kaybettiler hem de İstanbul’da mahalli seçimlerde. İstanbul seçimleri önemli, bir defa Türkiye’nin en büyük şehri. 2004 yılından sonra Milli Görüş Belediyeciliği kalktı. Ranta dayalı yeni bir belediyecilik anlayışı geldi, İstanbul beton yığınına döndü.“ dedi. 

Karamollaoğlu ardından eğitim ve sağlık sistemindeki sorunlara değinerek “Bizim eğitim sistemimiz hala içinden çıkılamayacak kadar bir bocalamanın içinde. Eğitimimizi rayına oturtamadılar. Çocuklarımızı doğru dürüst eğitemiyoruz manasına geliyor bu. Okulların adının değişmesi, başına İmam Hatip adının konulması oranın vasfının yükseldiği manasına gelmiyor. Sağlıkta ilk başta önemli adımlar atmışlardı ama sonra şehir hastaneleriyle çok farklı inşaatlara girdiler. Adalet bütünüyle gitti, adaleti binalara saraylara bağladılar. Hepsinin adı da saray. Sarayda adalet olmaz. Adaletin yerine getirildiği yerler daha mütevazi mekanlardır. Bütün devlet dairelerine bakın hepsi ihtişamlı. Bu bizi güçlü bir devlet, ülke yapmıyor. Bu bizi zayıf bir ülke haline getiriyor.” dedi.
Karamollaoğlu, daha sonra “Dünyanın en stratejik bölgesindeyiz. Çok zengin tabii kaynaklara sahibiz. İklim itibariyle 4 mevsimi yaşayan çok az ülkeden biriyiz. Bu bir nimet. Bunları değerlendirmek zorundayız. Kalkınmakta olan ama kalkınmayı bir türlü beceremeyen ülkelere öncülük etmek zorundayız. Bu güçlüysek olur, acz içindeysek kimseye öncülük edemeyiz. Ülkemizde sadece ülkemiz vatandaşlarına değil kalkınmakta olan bütün ülkelerle bağ kurmaya ihtiyacımız var. Kendi menfaati için başkalarını ezenler dünyanın bu şeklini değiştiremezler.“ şeklinde konuştu.

Karamollaoğlu, iktidara yönelik eleştirilerine devam ederek “İnsanları sarsmak, uyandırmak zorundayız. Ülke gidiyor. Uyanma zamanının geldiğini de artık hissediyoruz. 17 sene uzun bir dönem. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri 17 sene kesintisiz iktidarda kalan başka bir kişi veya parti yok. Yoruldular kendileri de diyor ya bir metal yorgunluğu var. Bizim bu insanları uyandırmak için kullanacağımız kelimeler üslup çok önemli. Bıçak kemiğe dayandı herkes sıkıntıyı hissediyor ekonomik sıkıntı, işsizlik tahammül edilemeyecek seviyelere ulaştı. 4,5 milyona yakın insan işsiz. Kayıtsızları da kattığımızda Türkiye’de işsiz sayısı 8 milyonu geçiyor. Bu halimizin ne kadar perişan olduğunu gösteriyor. Çalışan esnaf, işçi geçimini sağlayamıyor. Fabrikalar kapanıyor. Akılları yetmiyor bu arkadaşların çünkü oturup düşünmüyorlar aklı yetene de sormuyorlar. Siz kimin fikriyle bu ülkeyi ayağa kaldıracaksınız?” dedi.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.