Meclis’te roman atışması

Sert tartışmaların yaşandığı TBMM Genel Kurulu’nda renkli anlar da yaşanıyor. Bütçe maratonu dün akşam iki roman milletvekilini karşı karşıya getirdi. CHP’li Özcan Purçu ile AKP’li Cemal Bekle sert sözlerle birbirlerine yüklendi. Ancak oturumu yöneten TBMM Meclis Başkanvekili Levent Gök’ün yan yana getirdiği Purçu ve Bekle bir anda birbirlerine sarılarak öpüştüler. 
İkilinin tartışması tutanaklara şöyle yansıdı:

CHP GRUBU ADINA ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Sayın başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım, sevgili vatandaşlarımız; hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.
Bugün 10 Aralık İnsan Hakları Günü. Herkesin İnsan Hakları Günü kutlu olsun, Romanlar hariç. Çünkü bizim haklarımız yok; yaşama hakkımız yok, barınma hakkımız yok, eğitim hakkımız yok; insanca, onurlu yaşama hakkımız yok. (CHP sıralarından alkışlar)
Mersin Üniversitesinin sosyoloji bölümündeki profesör hocalarımızın, akademisyenlerimizin araştırmasından biraz bahsedeyim. Türkiye'de yaşayan Romanların yüzde 39'unun evinde çamaşır makinesi yok, televizyonu yok, elektriği yok. Dolayısıyla biz 1700'lü yılları yaşıyoruz arkadaşlar, Romanlar 1700'lü yılları yaşıyor. Roman Strateji Eylem Planı yaptınız, masada kaldı. Bakın, Romanlar çadırlarda yaşamaya devam ediyor -1700'lü yıllarda- elektrik, su yok.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - AKP'nin bundan haberi yok!
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın Sayın Bakan, buyurun; strateji planınız nerede sizin? Masa başında kaldı, strateji planınız masa başında kaldı. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, çocuklara bakın, çadırlarda kalıyorlar, okula gidemiyorlar, bakın. Romanların yüzde 46'sı okuma yazma bilmiyor. Sahaya inip bir araştırma bile yapmadınız, yazıklar olsun, yazıklar olsun size! (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki: "İtibardan tasarruf olmaz." Bu, itibar değil de nedir? Vatandaş çadırda kalıyor, bu itibar mı Allah aşkına? Bu, Türkiye Cumhuriyetine yakışıyor mu? Bütçeyi hazırlarken baktınız mı bu insanlara? Yazıklar olsun! 6 milyon Roman vatandaşı var, 6 milyon; yarısı böyle arkadaşlar, yarısı böyle. Hikâyeden eylem planı, strateji planı. Ne yaptınız biliyor musunuz? Strateji planını hiç sahaya inip uygulamadınız, bakın burada kağıtta kaldı. 2018 Aralık ayı itibariyle, çadırda duranlara, okula gidemeyenlere, orada burada barakalarda yaşayanlara konut yapacaktınız, aha, burada yazıyor, okuyun isterseniz; haberiniz bile yok ya, haberiniz bile yok. Bürokratları değiştirip değiştirip durdunuz. Seçimlere gittiniz, kandırdınız, oy istediniz. (CHP sıralarından alkışlar) "İtibar" dediniz ama bu vatandaşları görmezden geliyorsunuz. Bunlar var ya kayıt dışı yaşıyor, yüzde 96'sı kayıt dışı işlerde çalışıyor, kayıtlarda bile yokuz arkadaşlar; yazıklar olsun. Hükûmetin bu planlarına, projelerine yazıklar olsun. Romanlara borcunuz var, yapacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Onlar da vatandaşımız.
Bu bütçede Romanlar yok, fakirler, garibanlar, işçiler, emekliler, memurlar yok; zenginler var. Vergisini ödemeyen o zenginlerin parasını, vergisini siliyorsunuz ya işte bütçede bunlar var. Bütçede alım garantisi verdiğiniz o şirketler var, o inşaat firmaları var. Bu insanlara da bir yaşam garantisi veremez misiniz, yok mu bir konut yapacak paranız, yok mu? (CHP sıralarından alkışlar) Yok mu bir konut yapacak paranız, yok mu? İnanın, vicdanınızdan hiçbir nokta kadar bir şey göremedik. "Strateji" dediniz, "Romanları çok seviyoruz." dediniz, hepsi sahada kaldı.
HALİS DALKILIÇ (İstanbul) - O bütçede Özcan Purçu var.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Özcan Purçu Cumhuriyet Halk Partisinde var, sizde yok, sizde yok. Özcan Purçu ilk defa, Atatürk'ün partisinden cumhuriyet tarihinde Türkiye'de milletvekili oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Siz de bir milletvekili yaptınız, hiçbir yetki vermediniz adama ya, adam çalışmıyor ki, adam hiçbir şey yapmıyor, buraya gelip bir tane konuşma bile yapamadı. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın Purçu, Genel Kurula hitap edin.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, bütçede, benim partim ilk bütçe günü bana konuşma sırası verdi. Oradaki milletvekiline konuşma sırası bile vermiyorsunuz ya. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın Purçu, Genel Kurula hitap edin lütfen.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Romanlara değer verin biraz, binlerce yıldan beri burada, bu ülkede yaşıyorlar. Bu Anadolu topraklarında yaşıyoruz biz, herkese kardeşlik ettik, bayrağımızı da seviyoruz, devletimizi de, milletimizi de.
EROL KAVUNCU (Çorum) - Ondan şüphemiz yok.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Biz, bir saygı istiyoruz ya, insanca yaşamak istiyoruz. Söylüyorsunuz, söylüyorsunuz, hiçbir şey yapmıyorsunuz.
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Şahsileştirme.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, roman strateji planına göre… İki yıl önce Romanlardan 30 üniversite mezunu Roman var. Hükûmet onları geçici işe aldı, onları da iki yıl sonra çıkardınız. Geçen gün telefon etmişsiniz Bakanlıktan "Temizlikçi olarak Romanların üniversite mezunlarını alalım." demişsiniz. Üniversite mezunu Romanları sadece temizliğe mi layık görüyorsunuz? Sizin anlayışınız bu işte, sizin anlayışınız bu!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Purçu, selamlamak üzere bir dakika süre veriyorum.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Sayın Başkanım, rica ediyorum bir dakika daha.
BAŞKAN - Verdim ben, buyurun, siz devam edin.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Tamam.
BAŞKAN - Yani siz rica etmeden de veriyoruz zaten.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Dört yıl önce Trakya Üniversitesinde Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsünü açtınız, Adnan Menderes Üniversitesinde Romanlar Uygulama ve Araştırma Merkezi açtınız. Kilit açmadılar, daha sahaya inip bir tane araştırma yapmadılar. Bir tane Romanlarla ilgili arşivlerden araştırma sonucunu getirin, ne isterseniz söyleyin bana. Sahaya inmiyorsunuz ki, sahaya inmiyorsunuz. Konuşuyorsunuz, yok.
Bakın, EYT'li arkadaşlar bekliyor, yok; Romanlar bekliyor, yok; işçi bekliyor, yok. O bütçeyi ne yapıyorsunuz çok merak ediyorum ya, çok merak ediyorum. Bir şey daha söyleyeyim…
BAŞKAN - Selamlayalım Sayın Purçu.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Son cümle Başkanım.
Bakın, sarayın günlük 5 milyon lira masrafı var; bir aylığını şu Romanlara ayırın, 150 trilyon yapıyor. Biz konut yapalım bari, çadırda yaşamasınlar. Size önerim bu olsun. Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar) Çok teşekkürler Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Arkadaşlar, bir saniye lütfen.
Değerli arkadaşlarım, sükûneti bir koruyalım.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Bir saniye Sayın Muş.
Değerli arkadaşlarım, lütfen…
Bakın, bir söz talebi var, onu yerine getireceğim.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, hatip konuşmasında partimize yönelik Roman vatandaşlarımızla ilgili sataşmalarda bulunmuştur ve milletvekilimizin çalışmadığını, sahada olmadığını söylemiştir. Cemal Bekle Milletvekilimiz cevap verecektir.
BAŞKAN - İki dakika söz veriyorum.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Siz de bir tartışmaya yol açmadan yaptıklarınızı anlatın. (Gürültüler)
Arkadaşlar, oturalım lütfen.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Arkadaşlar, Özcan Purçu Vekilimiz konuşmasını yaptı; dedi ki "insan hakları", dedi ki "AK PARTİ hiçbir şey yapmadı." "Romanlar konusunda AK PARTİ hiçbir şey yapmadı." demek en basit tabirle nankörlüktür arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Kendisi de çok iyi bilir, bu ülkede "buçuk" kavramını alıp çöpe atan partinin adı AK PARTİ'dir Allah'ın izniyle! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "Buçuk"u "tam" yapan partinin adı AK PARTİ'dir Allah'ın izniyle! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
HALİS DALKILIÇ (İstanbul) - Bravo!
CEMAL BEKLE (Devamla) - Bizim liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan yedi düvelin önünde çıkıp "Benim Roman kardeşimin hakkını hukukunu kimse çiğneyemez! Çiğneyen, karşısında beni bulur." dedi arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yetmedi, Özcan Vekilimiz bizim Stratejik Eylem Raporu'muzu eleştirdi.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sulukule'de ne oldu?
ARSLAN KABUKCUOĞLU (Eskişehir) - Sulukule'de ne oldu?
BAŞKAN - Sessiz olalım.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Eyvallah, eyvallah arkadaşlar. Biz eleştiriye sonuna kadar açığız ama adama sorarlar: Siz ne yaptınız? (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Siz, Romanlar adına ne yaptınız? Bana söyleyemezsiniz. Biz sizi İzmir'den biliyoruz; biz sizin "yerel yöneticilik" anlayışınızı biliyoruz; biz sizi Trakya'da, İstanbul'da belediyede çalışan, el çektirdiğiniz Roman çocuklarından biliyoruz.
TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Sulukule'de ne oldu, Sulukule'de?
ARSLAN KABUKCUOĞLU (Eskişehir) - Sulukule'de ne oldu?
CEMAL BEKLE (Devamla) - Arkadaşlar, Romanlar kimin ne yaptığını çok iyi biliyor. Boşuna demiyor bu millet: "Onlar konuşur, AK PARTİ yapar." (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "Nereden nereye..." diye boşuna söylemiyor bu millet. (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Eskidi, eskidi; o slogan eskidi.
BAŞKAN - Sayın Bekle, tamamlayın siz de.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Daha on sene önce, bir Cumhurbaşkanının çıkıp da "Bu ülkede özür dilenecek bir toplum varsa o da benim Roman kardeşlerimdir." diyeceğini kimse hayal dahi edemezken bizim liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunu yapmıştır ve maalesef bugün Romanlar adına ne yapıldıysa -alt alta sayarım- hepsi AK PARTİ Hükûmeti döneminde yapılmıştır. Özcan kardeşimin, değerli vekilimin haklı olduğu noktalar vardır. Biz stratejik eylem raporu yaptık, eylem raporunu yazdık.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Rafta duruyor, rafta.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Biz, Kültür Bakanlığında ne yaptık, gelsin anlatalım; biz bakanlıklarda ne yaptık, gelsin anlatalım ve burada yüce Meclisin önünde, burada halkımızın önünde, milletimizin önünde bir kere daha kendisine söylüyorum: Biz istişareye açığız, biz ortak akılla politika üretmeye hazırız. Buyursun gelsin, 2 Roman çocuğu olarak ne istiyorsa beraber yapalım ama bana anlatsın. AK PARTİ belediyesi… (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Selamlayalım, selamlayalım.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Başkanım, bir dakika daha…
BAŞKAN - Selamlıyoruz artık, uzattım ben sürenizi.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum.
Bize anlatsın, çıksın burada yerel belediyecilikte CHP ne yapmıştır; bize onu anlatsın Özcan, kaç tane Roman çocuğunun işe girmediğini… Roman çocuklarının belediyeye girmesini bırakın, Özcan'ın kendi belediyeye giremiyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Selamlayalım Sayın Bekle.
CEMAL BEKLE (Devamla) - Ben çok teşekkür ediyorum. Biz hazırız arkadaşlar, biz politikalarımızdan eminiz. Rabb'imin izniyle de yapılacak ne varsa gerekirse iş birliğine de açığız Özcan kardeşimizle.
Hayırlı günler diliyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) - Etnik ayrımcılık mı yapıyoruz, Romancılık mı oynuyoruz burada? Kimin Meclisi burası?
BAŞKAN - Arkadaşlar, sessiz olalım lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Biz, Romanları duygu ve sevgi insanı diye biliriz, çok severiz; biz-onlar diye ayrım yapmayı da doğru bulmayız ama bir gerçek, Meclisimiz de 2 Roman sayın milletvekilimiz var. Özcan Purçu'nun Romanların Hükûmetten, devletten hak edip de alamadıkları ihtiyaçlarını; sosyal, kültürel, ekonomik taleplerini dile getirmesinden sonra Cemal Bey'in "Romanların hiçbir ihtiyacı kalmadı." demesini ben yadırgamam ama Romanlar yadırgar.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Öyle bir ifade kullanmadım.
EROL KAVUNCU (Çorum) - Bak, öyle demedi.
ENGİN ALTAY (İstanbul) Yalnız, 2 Roman milletvekilinin "Romanlar için ben daha çok hizmet ediyorum." demesi bile Romanlar adına da Mecliste güzel bir şey ancak bunu bir nezaket içinde yapmak lazımdı. Cemal Bey orada bir atladı, Sayın Purçu'ya "nankör" dedi, Romanlar birbirine nankör demez. Bu bir açık sataşmadır. Sayın Purçu'ya iki dakika söz talep ediyoruz efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Şöyle yapacağız…
(CHP sıralarından "Evet, evet" sesleri)
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri…
FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) - Bunlar, Türk milletinin vekilleri, Romanların vekilleri mi?
BAŞKAN - Bir saniye, değerli arkadaşlarım…
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Sayın Purçu da bizim vekilimizi aşağıladı. Öyle bir şey var mı canım, bir şey yapmadı!
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, bir saniye… Ama bakın, konuyu bir toparlayalım.
Sayın Bekle, Sayın Purçu; her ikiniz de grup başkan vekillerinizin yanına, ön tarafa gelir misiniz lütfen.
(AK PARTİ İzmir Milletvekili Cemal Bekle ve CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun tokalaşmaları) (Alkışlar)
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, sessiz olabilir miyiz lütfen. Değerli arkadaşlarım, Roman kardeşlerimin yani burada 2 kardeşimizin konuşmasını izledik. Benim Meclis Başkan Vekili olarak 2 Roman kardeşimizin Meclis kürsüsü önünde birbirleriyle karşılıklı mücadele eder gibi olmalarına gönlüm razı olmaz çünkü Romanların Türkiye'deki durumlarını, onlara ilişkin çözüm önerilerini, neler yapılabildiğini herkes görüyor, gözlemliyor. Bütün arzumuz, Roman kardeşlerimizin yaşadıkları bütün sorunların çözülmesidir. Ben inanıyorum ki her 2 Roman kardeşimiz de bu sorunların çözümü noktasında aynı şekilde, aynı coşkuyla hareket ediyor.
Şimdi, ben böyle bir tabloyu bitirmenizi sizden bekliyorum. Sayın Purçu, Sayın Bekle'nin söylediği söz karşısında tekrar bir söz alıp bir konuşma yapmak istiyor musunuz, yoksa artık bir konuyu suhuletle toparlayalım mı?
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Toparlama konuşması en azından Sayın Başkanım.
BAŞKAN - O zaman sizden son derece toparlayıcı bir konuşma bekliyorum. Roman kardeşlerimizin, hiç kimsenin incinmeyeceği bir düzlemde konuşmanızı toparlayın. Konuyu da uzatmayalım; sakin sakin, çok uzatmadan.
Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben burada Romanların hakkını savunuyorum, Cemal Bey AK PARTİ'nin hakkını savunuyor. Buradaki fark bu. (CHP sıralarından alkışlar) Hakikaten öyle. Bakın arkadaşlar, eğer burada bir nankörlük varsa bu vatandaşlara hizmet edilmediği için nankörlük vardır, bu vatandaşları görmezden gelindiği için nankörlük vardır, bu vatandaşlara bütçeden pay ayrılmadığı için nankörlük vardır; bunu bir kere söyleyeyim.
BAŞKAN - Toparlayınız Sayın Purçu.
ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Hakikaten Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak hepinizin boynunun borcu, hepinizin çocukları var. Bu kış şartlarında dışarıya bile çıkamıyoruz, ayağımızı dışarıya atamıyoruz ama o Romanlar bu soğukta, Ankara'nın şu soğuğunda, eksi 6'larda, 7'lerde naylon sera çadırlarda yaşıyor. Vicdanınız el veriyor mu Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşını çadırlarda tutmaya, yaşatmaya vicdanınız el veriyor mu? (CHP sıralarından alkışlar) Bunu söyleyin. Hadi bu bütçede yer vermediniz bir dahaki bütçede çocuklarınız için, kadınlarınız için onlara bütçeden, en azından konut ve okul yapılması için bütçeden pay ayırın; bu da sizin boynunuza bir borç olsun. Saygılar, sevgiler sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Peki, teşekkür ederim, sağ olun.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün üyeleri Roman kardeşlerimizin yanındadır.
Sayın Bekle, siz de lütfen toparlayıcı bir cümle edin, kayıtlara geçsin.
Oradan duyuluyor; buyurun ifade edin.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Öncelikle şunu söyleyeyim tüm Meclisin huzurunda: Ben şunu çok iyi biliyorum ki Özcan Vekilimiz de ben de yoksullukla mücadele eden yoksul, yalnız bir toplumu temsil ediyoruz ve her ikimizin de önceliği, temsil ettiğimiz zümrenin, Romanların -ki bir Roman çocuğu olarak burada konuşmanın haklı gururunu da yaşıyorum- bir nebze de olsun refah seviyesini artırmak.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Bu konuda benim Özcan Vekilimizin samimiyetinden yana bir endişem yok, ki dikkat edildiyse sözlerimde de "İstişareyle ve ortak akılla çalışmaya hazırız." diyoruz. Biz eleştiriye de açığız, ortak akılla çalışmaya da. Ama şunu da net bir şekilde ifade edelim ki: Olanı söylemek de gerekir. Yani bugün AK PARTİ döneminde… (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız Sayın Bekle.
CEMAL BEKLE (İzmir) - Sen yıllarca yok sayacaksın… Her iki vekilin de burada milletvekili olarak yüce milletimizin önünde hem Romanları hem milletimizi temsil etmede AK PARTİ'nin yaptıklarını yok saymak bize göre haksızlık olur. Sayın Cumhurbaşkanımızın burada yaptıklarını yok saymak bize göre haksızlık olur ama biz Sayın Vekilimle Romanların sorunlarını çözmek üzere istişareye, ortak akla ben her zaman açığım. Elimizden geleni tüm milletimiz bilsin ki sonuna kadar ağabey-kardeş hukukuyla yapacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İşte o barışma anları:

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.