AKP Sözcüsü Ömer Çelik: Hiçbir şekilde laikliğin anayasadan çıkmasını istemiyoruz

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, MYK Toplantısı devam ederken önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik’ten, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk'ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” mesajıyla bugün bir konuşma yapmasının ardından bir laiklik vurgusu daha geldi. 

AKP Sözcüsü Ömer Çelik: Hiçbir şekilde laikliğin anayasadan çıkmasını istemiyoruz

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın laiklik ve Atatürk karşıtı açıklamalarına yönelik ifadeler kullanan Çelik, "Laiklik prensibinin Anayasa'da korunması gerektiğini düşünüyoruz. Hiçbir şekilde laikliğin anayasadan çıkmasını AK Parti olarak istemiyoruz" demesi dikkat çekti.  

Mısır ile Türkiye arasında yeniden başlayan diplomatik görüşmelere ilişkin de konuşan Ömer Çelik, “Herkesin bahsettiği Irak, Libya, Suriye Doğu Akdeniz'deki temel yaklaşımları ortaya koyduğu, ortaklıkların nasıl güçlendirilebileceği ayrılıkların nasıl giderilebileceğinin yapıldığı toplantılardır” dedi.  

LAİKLİK TARTIŞMASI  

Çelik’in açıklamaları şöyle:  

Sayın Resul Tosun'un da Engin Özkoç'un ifadelerine katılmıyoruz. Laiklik prensibinin Anayasa'da korunması gerektiğini düşünüyoruz. Hiçbir şekilde laikliğin anayasadan çıkmasını AK Parti olarak istemiyoruz.  Türkiye'nin bu konudaki tecrübesi Cumhuriyet'in ideali kadınların kamusal alana çıkmasıdır. Sırf okumak isteyen kız çocukları okul kapılarından çevrilmiştir. AK Parti göreve geldiği ilk andan itibaren laiklik prensibini korumuştur. Cumhuriyet tarihinden yaşanan pek çok olay. 28 Şubat'ta o işleri yapanları laikliği istismar ederek bunları yapıyorlardı. Laikliğe karşı odak olmak üzerine açılan davaların çoğu laiklikle ilgili değil laikçilikle ilgiliydi. Asıl buradaki sıkıntı laiklik bağlamından çıkarılarak laikçiliğe çevrilerek Türkiye'nin demokrasisinin zedelenmesidir. Hem laiklik prensibinin korunarak değerlendirilmesi gerektiğini özgürlükçü anlamda iade ediyoruz. Bu memleket bu yüzden çok acı çekmiştir. Bunun Anayasa'dan çıkarılmasını söylemek de ağır bir ifadedir. Bunun her zaman doğru olduğunu söylemek de Türkiye'nin siyasi tarihidir. FETÖ'nün hedef aldığı şeylerden biri aynı zaman da laiklikti. O gece demokrasi korunduğu gibi Türkiye demokratik laik olma prensibi de korunmuştur.

FOX MUHABİRİNİN TOPLANTIYA ALINMAMASI

Burada durumları kişiselleştirmemeye çalışıyoruz. Bazılarının takıntılı bir şekilde ağır ifadeleri olsa da biz bunu kişiselleştirmemeye çalışıyoruz. Buradaki yalanlardan bir tanesi burayı düzenli izleyen biri değildir. 3-4 ayda bir buraya gelen biridir. Buraya her girdiğinde de toplantıya alınmaması ya da soru sorulmaması gibi durum söz konusu değildir. Buradaki sorun kuralların uyulmamasıdır. Bu muhabir arkadaş uyarıldığında sorun çıkmıştır. Hatta FOX yönetimine de iletilmiştir. Bu muhabirin şahsi davranışlarıyla ilgili bir problemdir. Bunu getirip daha sonra ana haber bülteninde FOX'un kurumsal yapısına yönelik söylüyor. O bizim aldığımız kararı da eleştirebileceksiniz ama kamuoyuna doğru bilgi vereceksiniz. Rahatlıkla arayıp burayı sorabilirsiniz. Diğer muhabir arkadaşla hiçbir problem yaşanmamıştı. Bir kurumsal meseleyi ifade ediyor. Bunların gazetecilikle alakası ne var. Kurumsal bir mesele değildi bir muhabirin kişisel davranışlarına yönelik bir durumdu.

Bu kanal yayını yaptı istediğini söyleyebilir. Sözcü'den Deniz Zeyrek çıkıp bir yazı yazıyor. Yazı baştan aşağı kişisel saldırı. Kendileri demokratmışta biz güvenlikçiymişiz. Bir röportajımız yayınlanmıştı. Benim Kültür ve Turizim Bakanlığımız zamanında. Devlet Operada bir yazı çıktı. Biz 'Bu haber yalandır' dedik. Olmayan bir sözden bahsedip başka kanaldan yaşanan bir durumu girerek, tamamen kişiselleştirmeye çalışıyorlar. Cevap veremeyeceğimiz bir soru yok. Biz belli bir sınırda duruyorsak sanmasınlar ki bu bir zaaftır.

Basın özgürlüğü diğer konularda burada Türkiye'nin geçmişinden beri basın özgürlüğü konusunda yapılan tartışmalar. Kimlerin bu kabusun gönüllü propaganda eylemcisi olduğunu görüyor. O zor zamanlarda dimdik durarak milletin demokrasisine sahip çıkanların gayet işlerini yapmaya devam ederken bu süreçlerin içinde olmayanlar seslerini çıkarıyor. Buradaki her kurumun bir takım kurallara uyması gerekir. Üzerine çok yayın yapıldı, konuşuldu. Bazı siyasetçi arkadaşlarımız da önünü bilmeden böylesi bir yanlış tutum aldılar.

YORUM EKLE