Alev Alatlı: Bizde acından ölen kimse olmaz

Alev Alatlı, "Türkiye’nin karnı doydu. Tokuz, çok şükür. O yüzden siyasi bir söylem olarak açlık Türkiye’nin bugünkü koşullarında inandırıcı gelmiyor. Bizler komşumuz açken tok uyuyamayan insanlarız. Bizde acından ölen kimse olmaz." dedi. Alatlı'nın sözleri sosyal medyada büyük tepki çekti.

Alev Alatlı: Bizde acından ölen kimse olmaz

Alev Alatlı, Günaydın'dan Tuba Kalçık’a  konuştu. “Çok fazla pişmanlığın olmadığı bir hayat geçirdim, ciddi hatalarım olmadı” diyen Alatlı, inançlı bir insan olduğunu, Allah’ın kendisini hep koruyup kolladığını hissettiğini belirtti.

Alatlı, "Türkiye’nin karnı doydu. Tokuz, çok şükür. O yüzden siyasi bir söylem olarak açlık Türkiye’nin bugünkü koşullarında inandırıcı gelmiyor. Bizler komşumuz açken tok uyuyamayan insanlarız. Bizde acından ölen kimse olmaz." dedi. Alatlı'nın sözleri sosyal medyada büyük tepki çekti.

İşte Alatlı'nın tepki çeken o sözleri:

Çok fazla pişmanlığın olmadığı bir hayat geçirdim. Ciddi hatalarım olmadı. Elbette hatalar yaptım ama bunlardan da çabuk dönmeyi bildim. İnançlı bir insanım, Allah’ın beni hep koruduğunu ve kolladığını hissettim hayatım boyunca. Sağlıklı bir bedenim var. Sevmenin ötesinde saydığım, beğendiğim bir kızım var. Şanslıyım, büyük yoksulluğun ne olduğunu gördüm. İyi ki yaşamışım.

TÜRKİYE’NİN KARNI DOYDU

Asker bir babanın kızıyım, İkinci Dünya Harbi’nin ortasında çadırda doğdum. Babamın birliği Ege’de olası bir Alman saldırısına karşı konuşlanmıştı. Annem bana hamile, İstanbul’dan toplanıp yanına geliyor. Çok çalışkan, güçlü bir annem vardı. Gündüz Merkez Bankası’nda çalışır, gece dışarıya dikiş dikerdi. Böyle bir rol modelim olduğu için şanslıyım. Çocukluğum 1950'lerde Doğu’da geçti. O zaman çok büyük yoksulluk vardı, kışın ortasında ödevlerini elektrik direğinin altında yapan arkadaşlarım vardı, evlerinde mum bile olmadığı için. O yoksul Türkiye’den bugünlere geldik, çok şükür. Hızlı bir ekonomik dönüşüm yaşadık. O kadar hızlı olması da beni korkutuyor. Talepler arttı, kıymet bilinmiyor. Zenginlik ve fakirlik hep vardı ama zenginle fakir arasındaki uçurum bu kadar derin değildi. Zenginler varlıklarını teşhir etmezlerdi. Örneğin, biz dışarıda ekmek bile yemezdik, insanların canı ister diye. Şimdi sergiliyorlar zenginliklerini. Bir de tabii koşullar da eskisi gibi değil. Türkiye’nin karnı doydu. Tokuz, çok şükür. Oysa ben eve çamaşıra gelen bir teyze hatırlarım; çocukları açlıktan ağladığında sussunlar diye dövdüğünü anlatırdı. Abartmış olduğunu düşünmek istiyorum ama gördüklerim doğruluyor. Çok şükür, bugün artık açlıktan ziyade açgözlülük var. Açlık görecelidir, mutlak açlık, alınması gereken günlük besinden mahrum olmaktır. Ben gerçek açlığın ne demek olduğunu bizzat yaşadım, gördüm. O yüzden, siyasi bir söylem olarak açlık Türkiye’nin bugünkü koşullarında inandırıcı gelmiyor. Bir de, bizler komşumuz açken tok uyuyamayan insanlarız. Bizde acından ölen kimse olmaz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Millet ne ile doyuyor ?
Millet ne ile doyuyor ? - 3 hafta Önce

Bunak kari, karnini patates makarna ile doyurursun, Pirzola, karides, ejder meyvasi ile de beslenirsin! Kahvaltida bal tereyagi peynir olur , cay ekmekde olur. Bu ülkede erdogan iktidarinda cocuklari isinsin diye sac kurutma makinasini acip intihar eden Anneride gördü.
Bunak kadin karnini doldurmak degil beslenmek önemli!