Boğaziçili öğrenciler tutuklu arkadaşları Berke ve Perit için Silivri'den seslendi

Boğaziçi protestoları sırasında tutuklanan öğrenciler Berke Gök ve Perit Özen için arkadaşları Silivri Cezaevi önünde bir araya geldi. Burada basın açıklaması yapan Boğaziçili öğrenciler, "Daha önce 11 arkadaşımızı nasıl aldıysak Berke ve Perit’i de öyle alacağız" dedi.

Boğaziçili öğrenciler tutuklu arkadaşları Berke ve Perit için Silivri'den seslendi

Geçtiğimiz yılın Ocak ayında, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla 2015’te de AKP İstanbul 1. bölge milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olrak atandı. Boğaziçi Üniversitesi'nin rektör seçimleri gelenekleri dışında gerçekleşen bu olaya tepki gösteren öğrenciler ve akademisyenler 'kayyum rektör istemiyoruz' diyerek kampüs içinde protestolar gerçekleştirdi. Akademisyenler her sabah rektörlük binasına sırtlarını dönerken öğrenciler protestolarına sokakta da devam etti.

Bu süreçte çok sayıda öğrenci gözaltına alınırken tutuklanan öğrenciler oldu. Daha sonra Bulu, görevden alınarak yerine Prof. Dr. Mehmet Naci İnci atandı. İnci'nin atanmasıyla protestolar da devam etti.

BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİNDEN TUTUKLU ARKADAŞLARI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI

Toplumsal Haber'den Umut Taştan'ın haberine göre; Boğaziçi protestolarına katılan öğrencilerden Berke Gök ve Perit Özen ise İnci'nin şikayeti sonrası 6 Ekim'de tutuklandı. 7 Ocak'ta duruşmaları görülecek olan Berke ve Perit için arkadaşları bugün Silivri Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı görüntelemek isteyenler ise jandarma tarafından engellendi.

Berke ve Perit için yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Berke ve Perit; üniversitenin özgürlüğü için mücadele eden, söz yetki karar üniversite bileşenlerine diyerek kayyumlara karşı direnişi büyüten iki öğrenci, iki direnişçi, sıra arkadaşlarımız… Bugün, işte burada Silivri Hapishanesindeler, tam 89 gündür tutsaklar. 89 gündür özgürlükten mahrumlar. Doğru düzgün yemek yiyemiyor, sağlık tedavilerini alamıyorlar. Eğitimlerine, yaşamlarına, geleceklerine saldırdılar. Arkadaşları, aileleri olarak sadece onları özgürlüklerinden değil, bizleri de onlardan mahrum bıraktılar.

'ÖĞRENCİLER KORKSUN, MÜCADELE ETMESİN İSTEDİLER'

Arkadaşlarımız tutsaklar çünkü bizler direniş boyunca birbirimizin eylemlerinden öğrendik, direndikçe güçlendik; üniversitelerimize kelepçe takanların, irademizi yok sayanların, kampüslerimizi ranta açanların, kulüplerimizi kapatanların, akademinin içini boşaltanların, çürümüş düzenlerinin, saraylarının, iktidarlarının tepesine çıktık. İşte bundan korktular ve Naci’nin sıkâyeti, sarayın hedef göstermesiyle 2 sıra arkadaşımız Berke ve Perit 6 Ekim günü tutuklandı. Bu tutuklamalarla üniversiteyi özgürleştirme mücadelemizin üzerine bir korku ağı atabileceklerini sandılar, öğrenciler korksun mücadele etmesin istediler. Berke’nin sözlerini hatırlatalım “Mücadele umuttur, başka bir dünya mümkün”, biz de bu korkuyu parçalayarak yerine direnişi ve umudu koyuyoruz.

'MELİH GİTTİ BİZ BURADAYIZ, NACİ GELDİ, O DA GİDECEK'

Evet, bugün arkadaşlarımızın tutsak olduğu bu yere umudu, direnişi, özgürlüğü haykırmaya geldik. Hatırlıyoruz, bundan tam 1 yıl önce atanmıştı Kayyum Melih Boğaziçi’ne. 4 Ocak günü Boğaziçi Üniversitesi önünde ise binler olmuştuk. Kayyum rektörlerle irademizin gasp edilmesini kabul etmedik, üniversitelerimize takılan kelepçeleri kabul etmedik. İlk günden itibaren haykırdık: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz. Söz, yetki, karar üniversite bileşenlerinin olsun ve rektörler seçimle belirlensin; kayyum rektörler istifa etsin; kampüslerdeki polis ablukası kalksın, özel güvenlik baskısı son bulsun; üniversitelerdeki baskı mekanizması olan YÖK kapatılsın demekten bir an bile vazgeçmedik. Talepler belirledik, dayanışmalar kurduk, inisiyatifler oluşturduk, binlerce öğrenci meydanları doldurduk. 6 ayda biter demişti Kayyum Melih, biz de, “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız” demiştik. Melih gitti, biz buradayız. Naci geldi, o da gidecek, biz ise burada olmaya, direnişi büyütmeye devam edeceğiz.

'TALEPLERİMİZİ HAYKIRDIK'

Üniversitelerde yeni dönemin başlamasıyla, yeni Kayyum Naci öğrenciler üzerinde baskıyı arttırdı; diğer kayyumlar ve iktidar, öğrencilerin sorunlarını katladı ve bizim taleplerimiz keskinleşti. Kayyumlar, öğrencilerin korkusundan kayyumluk binalarına ve sarayın gölgesine sığınırken birçok kampüste biz öğrenciler; barınma haklarımız için, eğitim haklarımız için, özgür üniversiteler için eyleme geçtik, taleplerimizi haykırdık.

'DAVAMIZ 7 OCAK'TA ÇAĞLAYAN'DA'

Kayyumlara karşı direnen, onlara geçit vermeyen 14 arkadaşımız 6 ile 32 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor, 2 arkadaşımız , Berke ve Perit ise tutuklu yargılanmakta. Yargılandığımız iddianamede “‘Naci pabucu yarım çık dışarıya oynayalım, Naci kaç kaç kaç öğrenciler geliyor' sloganları atmaya devam eden grup ile özel güvenlik görevlileri arasında arbede yaşanmıştır"  diye yazmışlar. Evet, söylediklerimizin arkasındayız, Naciler gerçekten kaçmalı, çünkü biz öğrenciler geliyoruz, bu kişileri de, işgal ettikleri makamları da azad edeceğiz. Bir anda atanan, arkadaşlarımızı hapseden, şiddete uğrayan kadınlara çıkmayan 6284u bir lafıyla ÖĞRENCİLERE karşı alanlar, defolup gidecek, bizler ise bu çürümüş zihniyetten uzak, kendi geleceğimizi kuracağız. Davamız, 7 Ocak’ta Çağlayanda. Arkadaşlarımızı alacağız.

'BİZ BÖYLE ŞEYLERİ DAHA ÖNCE DE YAŞADIK'

Perit’in tutuklanmadan önce dediği gibi biz böyle şeyleri daha önce de yaşadık. Direnişin ilk üç ayında, ülkenin dört bir yanından bine yakın öğrenciyi gözaltına alanlar 1 arkadaşımızı ise tutuklamışlardı. Bu baskılara, tutuklamalara ise cevabımız; arkadaşlarımızı alacağız, Melih seni göndereceğiz olmuştu. Nitekim, tutuklu tüm arkadaşlarımızı aldık, kayyum Melih’İ gönderdik. Bugün ise biz öğrenciler, genişleyen günlük, akademik, siyasi, ekonomik taleplerimiz etrafında mücadeleyi büyütüyor ve direnişi hep bir adım öteye taşıyoruz. Bir gün barınma hakkımız için İTÜ’de, Yıldız’da, Koç’ta yurtlarda direnişteyiz; bir gün Mülkiye’de ekonomik krize karşı forumdayız; bir gün İÜ’de çetelere karşı üniversiteler bizimdir diyoruz; bir gün Boğaziçi’nde kayyum Naci’ye karşı söz, yetki, karar üniversitelerine diyerek taleplerimizi örgütlüyor direnişi büyütüyoruz.

'BOĞAZİÇİ DİRENİŞİ TALEPLERİ GERÇEKLEŞENE KADAR DEVAM EDECEK'

Tam bir yıl önceydi Melih Bulu Boğaziçi'ne kayyum olarak atanıp direniş başladığında. Bugün buradan, Boğaziçi direnişçisi arkadaşlarımız Berke ve Perit’in tutuklu yargılandığı Silivri önünden bir kere daha haykırıyoruz: Boğaziçi Direnişi, talepleri gerçekleşene kadar devam edecek. Üniversiteler özgürleşecek, direniş sürecek!  Daha önce 11 arkadaşımızı nasıl aldıysak Berke ve Perit’i de öyle alacağız. 7 Ocak'ta "almaya geldik dostlar sizi" diye hep birlikte haykıracak, arkadaşlarımızı alacağız. Herkesi mücadeleyi, umudu büyütmeye; direnişi bir adım daha öteye taşımaya çağırıyoruz!"

YORUM EKLE
YORUMLAR
GÜVEN BROWN
GÜVEN BROWN - 2 hafta Önce

hoş geldin başbakan berke veya perit.