BOTAŞ, Saros’u tahrip eden iskele için tapu işlemi tamamlanmadan inşaata başladı

Sazlıdere sahilinde yapılmak istenen gemi iskelesi projesinin bir an önce tamamlanmasını isteyen BOTAŞ, tapu işlemleri tamamlanmadan inşaata başladı.

BOTAŞ, Saros’u tahrip eden iskele için tapu işlemi tamamlanmadan inşaata başladı

Şimdiye kadar ranttan ve yağmadan uzak kalmış olan Saros Körfez çevresi başta Trakya olmak üzere yakın bölgelerde yaşayan emekçilerin yaz tatilini geçirdiği ya da hafta sonu günübirlik dinlendikleri yerlerin başında geliyor.

Dünyada kendi kendini temizleme özelliğine sahip birkaç körfezden biri olan Saros’un Sazlıdere sahiline yapılmak istenen Saros FSRU gemi iskele projesi çalışmaları bölge halkının tüm tepkilerine rağmen son hız devam ediyor. Projenin bir an önce hayata geçirilmesi için vatandaşın bilgisi dışında tarlasına şantiye kurulduğu öğrenildi. Tarlasına bilgisi dışında şantiye kurulan Mehmet Zeybek gazetemize konuştu.

Sazlıdere sahilinde yapılması planlanan Saros FSRU gemi iskelesi projesiyle ilgili çalışmaların kasım ayının ortasında başladığının altını çizerek sözlerine başlayan Zeybek “Sahibi olduğum 54 dönümlük arsanın yaklaşık 29 dönümüne şantiye yapıldı. Burada kalacak çalışanlar için tuvalet boruları döşeniyor ve su ihtiyaçlarını karşılamak için kuyu açılmış. Ancak, kuyudan çıkarılan su tarlamıza zarar vermiş. Ayrıca, sınırın neresi olduğunu da tam olarak bilmiyoruz. Gerekli ölçüm yapılmadı” dedi.

TAPU YOK, İNŞAAT VAR’

Sahibi olduğu arazi tapusunun henüz BOTAŞ adına tescillenmediğini ifade eden Zeybek, “Biz, daha onay vermedik. Proje çerçevesinde, yol genişletme çalışmaları yapılması nedeniyle, başka insanların tarlalarını da ikiye bölmüş durumdalar. Kısacası, inşaat çalışmaları her şeye rağmen son hızla devam ediyor” dedi.

BOTAŞ’ın kendi arazisinde çalışmalara başlamasının ardından savcılığa ve jandarmaya dilekçe verdiğini söyleyen Mehmet Zeybek, “5-10 gün içerisinde, paranın bankaya yatırıldığı bize bildirildi. Ama biz, bunu kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Projenin hayata geçmemesi için mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz” dedi.

‘TARLANIN ESKİ HALİNE DÖNMESİ MÜMKÜN DEĞİL’

Dava süreci hakkında da bilgi veren Zeybek, birinci ve ikinci ÇED sürecine ilişkin açılan iki dava ile yeni planlara ilişkin açılan üçüncü davanın devam ettiğini ifade eden Zeybek, mahkemenin bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor sonrası karar vereceğini ifade etti. Açtıkları davada yürütmeyi durdurma ve projenin iptalini talep ettiklerini dile getiren Zeybek, “Proje çerçevesinde, tarlamız kazıldı ve bir çok noktaya beton atıldı. Tarlanın eski haline döndürülmesi mümkün değil” dedi.

Saros FSRU gemi iskelesi projesinin hayata geçirilmesini istemediklerini söyleyen Zeybek, “Mahkeme sürecinin tamamlanmasını beklemiyorlar, Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını dinlemiyorlar. Ama her şeye rağmen umudumuzu hiçbir zaman kaybetmiyoruz. İnsanlar duyarlı olursa, gelecek kuşaklara temiz bir Saros bırakırız. Aksi takdirde, İzmit Körfezi’nden daha kötü duruma gelinir” uyarısında bulundu.

İŞÇİLERİN TATİL HAKKI BETONA GÖMÜLÜYOR

Saros aynı zamanda bölgede yaşayan işçi ve emekçilerin yaz tatillerini ya da hafta sonu izinlerini değerlendirdikleri bir bölge. Uzun kumsalları, pırıl pırıl denizi nedeniyle Saros çevresindeki Erikli, Mecidiye, Sazlıdere gibi yerler; Trakya bölgesindeki işçilerin öncelikli tatih tercihleri arasında yer alıyor.

Özellikle Çorlu ve Çerkezköy’de çalışan işçiler, imara açılmadığı için büyük ve pahalı otellerin bulunmadığı bölgede ağırlıklı olarak köylülerin yaptığı prefabrik yapıları ucuza kiralayabiliyor, çadır tatili planlayabiliyor. Ancak proje tamamlandığında işçilerin tatil hakkı da gasbedilecek.

Yıllardır senelik izninde bir hafta kadar Mecidiye sahilinde konteyner kiralayarak ailesi ile tatil yapan Çorlu’dan Metal İşçisi Burhan “Ben asgari ücretin biraz üzerinde ücretle çalışıyorum. Kıt kanaat geçiniyoruz. Yazın olunca çocuklarda tatil ihtiyacı oluyor. Tatile çok para harcayacak gücümüz yok. Her yaz bir haftaya yakın Saros’ta ucuza konteyner kiralayıp kalıyoruz. Hem bize yakın, hem de yiyeceklerimizi evden götürünce bütçemize uygun oluyor. Bu tatilde biraz olsun nefes alıyoruz” dedi.

İskele yapılırsa bölgeye demirleyecek gemilerin denizi kirleteceğini vurgulayan Burhan, “Denize girilmeyince oranın cazibesi de kalkar. Başka gidecek yer olmadığından bizim tatil yapma şansımızda kalmayacak” diyerek tepkisini ifade etti.

Çorlu’dan Tekstil İşçisi Orhan ise “Yazın arkadaşlar ile bazı hafta sonları çadırımızı alıp Saros’a kaçıyorduk. Bizim için çok iyi oluyordu. Yoğun çalışma temposundan sonra bir gece deniz kıyısında kalmak bizi dinlendiriyordu. Saros, Trakya işçilerinin dinlendiği yer. Bu projeye izin verilmemeli. Bir şey yapmak lazım, ama buradan ne yapabilirim bilmiyorum. Mücadele edenlere destek olmak için elimden geleni yapmaya hazırım” diyor.

Kaynak: Evrensel

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER